Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 38. maddesinde yer alan kaynaklar listesinde açıkça zikredilmemesine rağmen, uluslararası örgütlerin kararları (özellikle Birleşmiş Milletler organlarının kararları) modern uluslararası hukukun gelişiminde ve uygulanmasında hayati bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, 'soft law' (esnek hukuk) kavramı, normatif hiyerarşi ve örgüt kararlarının hukuki bağlayıcılığı uluslararası hukuk doktrininde titizlikle incelenmektedir.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi kararlarının uluslararası hukukun kaynakları hiyerarşisindeki yeri ve hukuki niteliği dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken kesinlikle doğrudur?
- ABM Güvenlik Konseyinin Şart'ın VII. Bölümü kapsamında barışın bozulması veya saldırı eylemi durumlarında aldığı yaptırım kararları, normlar hiyerarşisinde doğrudan 'jus cogens' (emredici kural) niteliği taşır ve bu kararlara aykırı düşen tüm önceden akdedilmiş antlaşmaları başından itibaren (ab initio) batıl hale getirir.
- BM Genel Kurulu kararları kural olarak tavsiye niteliğinde olup doğrudan asli bir şekli hukuk kaynağı teşkil etmeseler de, devletlerin ezici çoğunluğuyla kabul edilen normatif kararlar (örneğin bildirgeler), uluslararası teamül hukukunun manevi unsurunun (opinio juris) varlığını teyit eden güçlü bir hukuki kanıt işlevi görebilir.Answer
- CUluslararası örgütlerin bağlayıcı nitelikteki kararları, UAD Statüsü'nün 38. maddesinde doktrin (öğreti) ve yargı kararları (içtihatlar) ile birlikte hukukun 'yardımcı kaynakları' kategorisinde sarahaten (açıkça) düzenlenmiş ve böylece evrensel bir bağlayıcılığa kavuşturulmuştur.
- DBM Genel Kurulunun bütçenin onaylanması, yeni üyelerin kabulü veya organlara üye seçimi gibi örgütün iç idari işleyişine yönelik aldığı kararlar da 'soft law' (esnek hukuk) kapsamında değerlendirilir ve üye devletler üzerinde hiçbir hukuki bağlayıcılık yaratmaz.
- EGüvenlik Konseyinin veto nedeniyle kilitlendiği kriz durumlarında, BM Genel Kurulunun 'Barış İçin Birleşme' (Uniting for Peace) kararına dayanarak aldığı kuvvet kullanma ve yaptırım yetkilendirmeleri, tıpkı Güvenlik Konseyi kararları gibi tüm üye devletler için hukuken bağlayıcı asli yükümlülükler doğurur.
Answer
BM Genel Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olmakla birlikte teamül hukukunun manevi unsurunu (opinio juris) teyit edebileceğini belirten ifade doğrudur.
Doğru seçenek, uluslararası hukuk doktrinindeki en isabetli tespitlerden birini sunmaktadır. BM Genel Kurulunun bildirgeleri (örneğin 1948 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi veya 1970 Dostça İlişkiler Bildirgesi), kabul edildikleri anda devletleri hukuken bağlayan antlaşmalar (hard law) değildirler. Ancak bu kararlara verilen ezici 'evet' oyları, uluslararası toplumun o konudaki hukuki inancını (opinio juris) yansıtır. Uluslararası Adalet Divanı, Nikaragua davası gibi birçok önemli uyuşmazlıkta, bu tür Genel Kurul kararlarını bir uluslararası teamül hukuku kuralının varlığının kanıtı olarak kabul etmiş ve uygulamıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
BM Organlarının Kararlarının Hukuki Niteliği ve Teamül Hukukuna Etkisi