Bir uluslararası krizin çözüm sürecinde, bir devletin dışişleri bakanı karar alırken şu ifadeyi kullanmıştır:
"Alacağımız bu kararın uluslararası hukuk kurallarına uygunluğu veya evrensel adalet anlayışıyla ne kadar örtüştüğü hukukçuların ve ahlak felsefecilerinin tartışma konusudur. Bir devlet adamı olarak benim odaklanmam gereken yegâne husus, bu politikanın devletimizin sahadaki ulusal gücüne ve stratejik çıkarlarına yapacağı etkidir."
Hans Morgenthau'nun "Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi" temel alındığında, dışişleri bakanının bu yaklaşımı aşağıdakilerden hangisini doğrudan yansıtmaktadır?
- Siyasi alanın, ahlaki veya hukuki değerlendirmelerden bağımsız, kendine has kuralları olan özerk bir alan olmasınıAnswer
- BDevletlerin dış politika davranışlarının, insan doğasından ziyade uluslararası sistemin anarşik yapısı tarafından belirlenmesini
- CKarar alıcıların uluslararası arenada mutlak kazançlardan ziyade göreli kazanç hesaplamaları üzerinden hareket etmesini
- DUluslararası sistemin salt güç mücadelesi yerine ortak norm ve kurallara dayalı bir uluslararası toplum yaratmasını
- EDış politikada devletlerin temel amacının güç maksimizasyonu değil, mevcut güvenliği koruyan savunmacı bir konum olmasını
Answer
Siyasi alanın, ahlaki veya hukuki değerlendirmelerden bağımsız, kendine has kuralları olan özerk bir alan olmasını
Hans Morgenthau'nun Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi'nden altıncısı olan 'siyasi alanın özerkliği', siyasetin ahlak, hukuk veya ekonomi gibi diğer değerlendirme alanlarından bağımsız, kendine özgü bir mantığı ve kuralları olduğunu savunur. Alıntıda bakanın hukuk ve ahlak felsefesini dışarıda bırakarak meseleyi yalnızca 'güç ve çıkar' perspektifinden değerlendirmesi bu özerklik ilkesinin doğrudan bir yansımasıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Siyasi Alanın Özerkliği (Autonomy of the Political Sphere)
Estimated Time:1m 0s