Bir devlet, Uluslararası Adalet Divanı (UAD) Statüsü'nün 36/2. maddesi uyarınca yaptığı bir bildirimle Divan'ın zorunlu yargı yetkisini kabul etmiştir. Ancak bu devlet, başka bir devlet tarafından aleyhine açılan bir dava süreci devam ederken söz konusu 'Seçimlik Şart' bildirimini tek taraflı olarak feshettiğini veya geri çektiğini açıklamıştır.
Buna göre, Divan'ın yargılama yetkisi bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Divan'ın yargı yetkisi uyuşmazlığın Divan'a sunulduğu tarihteki koşullara göre belirlendiğinden, bildirimin sonradan geri çekilmesi Divan'ın yetkisini etkilemez.Answer
- BDivan'ın yargı yetkisi devletlerin rızasına dayandığı için, beyanın geri çekilmesiyle birlikte Divan'ın yargılama yetkisi de kendiliğinden sona erer.
- CSeçimlik Şart beyanının geri çekilmesi durumunda Divan, uyuşmazlığın diğer tarafı olan devletin de rızasını almadan yargılamaya devam edemez.
- DBeyanın geri çekilmesi davanın esastan görülmesini engeller ancak Divan ihtiyati tedbir kararı verme yetkisini korur.
- EBeyanın geri çekilmesi durumunda Divan, davayı durdurarak konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin görüşüne sunmak zorundadır.
Answer
Divan'ın yargı yetkisi davanın açıldığı tarihteki şartlara göre belirlendiği için beyanın sonradan geri çekilmesi yetkiyi etkilemez.
Uluslararası Adalet Divanı'nın içtihatlarında da kabul edildiği üzere, bir uyuşmazlık Divan'a usulüne uygun olarak sunulduğu sırada Divan yetki sahibi ise, davanın taraflarından birinin yargılama devam ederken yetki beyanını geri çekmesi Divan'ın yargı yetkisini sona erdirmez. Bu durum 'perpetuatio fori' (yargı yetkisinin davanın açıldığı andaki duruma göre sabitlenmesi) ilkesinin bir sonucudur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Perpetuatio Fori (Yargı Yetkisinin Devamlılığı)
Estimated Time:1m 30s