Question

Difficulty: HardUluslararası Teâmül (Yapılageliş) Hukuku

Uluslararası teâmül (yapılageliş) hukukunun oluşumu, ispatı ve bağlayıcılığı ile ilgili olarak Uluslararası Adalet Divanı (UAD) içtihatları ve uluslararası hukuk ilkeleri çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Bir uygulamanın genel bir teâmül kuralına dönüşebilmesi için uluslararası toplumdaki tüm devletlerin bu uygulamayı hiçbir sapma olmaksızın mutlak bir aynılıkla tekrarlaması zorunludur.
  2. Devletlerin yerleşik bir kurala aykırı davranışlarını yeni bir kuralın başlangıcı olarak değil de mevcut kuralın bir ihlali veya istisnası olarak savunmaları, o kuralın teâmül niteliğini zayıflatmaz, aksine varlığını teyit eder.Answer
  3. C
    Bölgesel veya yerel bir teâmül kuralının varlığını iddia eden tarafın, bu kuralın uyuşmazlığın diğer tarafı için de bağlayıcı olduğunu ispat etme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
  4. D
    Sürekli itirazcı (persistent objector) statüsü, ilgili teâmül kuralı bir jus cogens (emredici norm) niteliği kazansa dahi, itiraz eden devleti bu kuralın bağlayıcılığından muaf tutar.
  5. E
    Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 38. maddesindeki sıralama gereği, teâmül kuralları normlar hiyerarşisinde antlaşmaların altında yer alır ve bir antlaşma ile çatışma durumunda her zaman geçersiz sayılır.

Answer

Devletlerin bir kurala aykırı davranışlarını o kuralın ihlali veya istisnası olarak savunmalarının kuralın varlığını teyit etmesi
Doğru yanıt, Uluslararası Adalet Divanı'nın Nicaragua Kararı'ndaki (1986) temel tespiti yansıtmaktadır. Divan'a göre, bir kuralın teâmül sayılması için devlet uygulamalarının o kuralla 'mükemmel' bir uyum içinde olması gerekmez. Eğer bir devlet, kurala aykırı bir fiilini 'istisna' veya 'meşru bir gerekçe' ile açıklamaya çalışıyorsa, bu durum devletin aslında o kuralın varlığını ve bağlayıcılığını kabul ettiğini (opinio juris) teyit eder.

Step-by-Step Solution

1
Teâmülün maddi unsuru olan 'devlet uygulaması' analiz edilmelidir.
Uygulamanın genel, istikrarlı ve tutarlı olması gerekir; ancak bu 'mutlak' bir aynılık anlamına gelmez.
Uluslararası hukukta devletlerin bazen kuraldan sapması, kuralın varlığını tek başına ortadan kaldırmaz.
2
İstikrarsız uygulamaların hukuki etkisini değerlendir.
Nicaragua v. ABD davası içtihadına göre, devletlerin aykırı fiillerini mevcut kural içindeki istisnalar olarak gerekçelendirmeleri, o kuralın 'hukuken bağlayıcı' olduğunun (opinio juris) bir kanıtıdır.
Eğer devlet kuralı tanımıyorsa 'istisna' veya 'ihlal' savunması yapmaz; kuralın hiç olmadığını iddia eder.
3
Diğer seçeneklerdeki teknik kısıtlamaları (ispat yükü, jus cogens ilişkisi) kontrol et.
Bölgesel teâmülün ispat yükü davacıdadır ve sürekli itirazcı statüsü emredici kuralları kapsamaz.
Teâmül hukukundaki istisnai durumlar ve normlar hiyerarşisi kurallarını ayırt etmek gerekir.

Key Concept

Nicaragua İçtihadı ve Teâmülün Tutarlılığı

Practice More

Uluslararası teâmül hukukunun 'maddi' (state practice) ve 'manevi' (opinio juris) unsurlarını Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı Davası üzerinden tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question