Namibya sınırları içerisinde gerçekleşen bir olayda, Alman vatandaşı bir mühendisin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan bir yatırımcıya karşı gerçekleştirdiği dolandırıcılık ve kasten yaralama eylemleri sonucunda Türkiye'nin söz konusu yabancı fail üzerinde cezai yargı yetkisi iddiasında bulunması, uluslararası hukukta devletlerin 'kişisellik' (şahsilik) yetkisinin hangi boyutu ile gerekçelendirilir?
- AMülkilik İlkesi
- BAktif Kişisel Yetki İlkesi
- Pasif Kişisel Yetki İlkesiAnswer
- DKoruma İlkesi
- EEvrensellik İlkesi
Answer
Türkiye'nin, vatandaşına karşı işlenen bir suç dolayısıyla yabancı fail üzerinde hak iddia etmesi Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik) ilkesidir.
Senaryoda suçun mağduru bir Türk vatandaşıdır. Uluslararası hukukta bir devletin, kendi vatandaşına karşı yurt dışında işlenen suçlar nedeniyle, suçu işleyen yabancı uyruklu kişi üzerinde yargı yetkisi talep etmesi 'Pasif Kişisel Yetki' (Pasif Şahsilik) ilkesi olarak adlandırılır. Bu ilke, devletin vatandaşına olan koruma yükümlülüğünün bir uzantısıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Pasif Şahsilik İlkesi, devletlerin kendi vatandaşlarını yurt dışında işlenen suçlara karşı koruma ve bu suçları cezalandırma yönündeki egemenlik iddiasını temsil eder.
Practice More
Devletlerin yargı yetkisi konusundaki en temel içtihatlardan biri olan 1927 tarihli Lotus Davası'nın (Fransa v. Türkiye) gerekçelerini ve bu davanın pasif şahsilik ilkesiyle ilişkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s