Question

Difficulty: MediumGüç Dengesi ve İttifak Teorileri

Uluslararası sistemde 'A' devleti, 'B' devletine kıyasla çok daha büyük bir ekonomik kapasiteye ve demografik büyüklüğe sahiptir. Buna karşın, bölgedeki diğer küçük devletlerin, toplam gücü daha düşük olmasına rağmen sınır komşuları olan ve askeri doktrininde sınır ötesi taarruz yeteneklerine (saldırı kapasitesine) öncelik veren 'B' devletine karşı bir ittifak şemsiyesi altında birleştiği görülmüştür. Toplam maddi kapasitesi en yüksek aktör olan 'A' devleti ise uzak bir coğrafyada konumlanması ve dış politikasında statükocu bir tutum sergilemesi nedeniyle bölgesel bir dengeleme reaksiyonunu tetiklememiştir.

Devletlerin ittifak tercihlerinde salt maddi güç kapasitesinden ziyade coğrafi mesafe, taarruz yeteneği ve algılanan niyet gibi değişkenlerin belirleyici olduğunu vurgulayan bu durum, aşağıdaki teorik yaklaşımlardan hangisiyle en iyi açıklanır?

  1. A
    Kenneth Waltz'un, sistemdeki kutupluluğun ve en yüksek maddi gücün zorunlu olarak karşılıklı ittifaklar yaratacağını öngören 'Güç Dengesi' teorisi
  2. B
    John Mearsheimer'ın, tüm büyük güçlerin nihai amacının bölgesel hegemonya olduğunu ve devletlerin sürekli güç maksimizasyonuna yöneldiğini iddia eden 'Saldırgan Realizm' teorisi
  3. C
    Hans Morgenthau'nun, güç mücadelesini sistemin anarşik yapısından ziyade devlet adamlarının doğasındaki tahakküm kurma arzusuyla açıklayan 'Klasik Realizm' yaklaşımı
  4. Stephen Walt tarafından geliştirilen ve devletlerin en güçlü olana değil, en tehlikeli algılanana karşı birleştiğini savunan 'Tehdit Dengesi' teorisiAnswer
  5. E
    Randall Schweller'in, devletlerin güvenlik arayışından çok statükoyu değiştirme ve kazanç elde etme güdüsüyle hareket ettiğini vurgulayan 'Çıkar Dengesi' teorisi

Answer

Stephen Walt tarafından geliştirilen ve devletlerin en güçlü olana değil, en tehlikeli algılanana karşı birleştiğini savunan 'Tehdit Dengesi' teorisi
Doğru seçenek, Stephen Walt'un 'Tehdit Dengesi' yaklaşımını tanımlayan seçenektir. Geleneksel yapısal realizm (özellikle Kenneth Waltz), ittifakların uluslararası sistemdeki en büyük maddi güce karşı oluşturulduğunu iddia eder. Ancak Stephen Walt, 'İttifakların Kökenleri' adlı çalışmasında devletlerin doğrudan güce değil, algıladıkları 'tehdide' karşı dengeleme yaptığını ampirik olarak ortaya koymuştur. Walt'a göre tehdidi oluşturan dört temel unsur vardır: Toplam güç, coğrafi yakınlık, saldırı kapasitesi ve algılanan saldırgan niyetler. Sorudaki vaka analizinde küçük devletlerin, daha uzakta olan ve statükocu niyetler taşıyan dev devlete (A) karşı değil; sınır komşusu olan, taarruz yeteneği barındıran devlete (B) karşı birleşmesi tam olarak Walt'un bu dört değişkenli tehdit algısı modelini doğrulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Senaryodaki ittifak davranışının hedef aktörünü tespit etmek
Devletler, sistemdeki en güçlü aktöre (A devleti) değil, saldırgan yetenekleri ve niyetleri olan komşu aktöre (B devleti) karşı birleşmiştir.
Bu ayrım, ittifakın salt maddi güce mi yoksa farklı değişkenlere mi tepki olarak doğduğunu anlamak için gereklidir.
2
İttifakı tetikleyen değişkenleri belirlemek
Sınır komşuluğu (coğrafi yakınlık), sınır ötesi operasyon yeteneği (saldırı kapasitesi) ve statükocu olmayan tutum (saldırgan niyet).
Teorilerin hangi temel kavramlara dayandığını eşleştirebilmek için senaryodaki kilit kavramların altı çizilmelidir.
3
Bulguları uluslararası ilişkiler teorileriyle eşleştirmek
Salt maddi güç yerine tehdit algısını merkeze alan ve bu algıyı toplam güç, coğrafi yakınlık, saldırı kapasitesi ve niyet değişkenleriyle açıklayan teori Stephen Walt'un Tehdit Dengesi'dir.
Kenneth Waltz'un güç dengesinde odak maddi güçken, Walt bu modeli revize ederek tehdit kavramını öne çıkarmıştır.

Key Concept

Tehdit Dengesi (Balance of Threat) - Stephen Walt
Rate this question