Question

Difficulty: Very hardNeorealizm (Yapısal Realizm) ve Kenneth Waltz

Soğuk Savaş döneminde birbirine taban tabana zıt ideolojik, siyasal ve ekonomik sistemlere sahip olan ABD ve SSCB'nin; nükleer caydırıcılık, ittifak arayışları ve silahlanma yarışında neredeyse simetrik dış politika davranışları sergilemesi, uluslararası ilişkiler disiplinindeki temel tartışma konularından biri olmuştur.

Kenneth Waltz'un yapısal realizm (neorealizm) yaklaşımına göre, içsel yapıları (rejimleri ve ideolojileri) tamamen farklı olan bu iki süper gücün uluslararası politikada benzer davranış kalıpları benimsemek zorunda kalmasının teorik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Uluslararası sistemin anarşik örgütlenme ilkesinin yarattığı 'kendi kendine yardım' (self-help) zorunluluğunun, devletleri hayatta kalabilmek için sistemdeki başarılı aktörleri rekabet ve sosyalleşme mekanizmalarıyla taklit etmeye itmesi.Answer
  2. B
    İnsan doğasındaki doğuştan gelen güç arzusu ve tahakküm kurma güdüsünün, devletin içsel dinamiklerinden veya ideolojisinden bağımsız olarak liderlerin çatışmacı kararlarını belirlemesi.
  3. C
    Uluslararası sistemde güvenliği sağlamanın tek yolunun sürekli olarak askeri kapasiteyi maksimize etmek ve nihai hedef olarak küresel düzeyde mutlak hegemonya kurmaya çalışmak olması.
  4. D
    Her iki devletin karar alma mekanizmalarındaki bürokratik elitlerin, kriz anlarında uluslararası yapının baskılarından ziyade kendi iç politik çıkarlarına göre benzer maliyet-fayda analizleri yapması.
  5. E
    Nükleer silahların yarattığı dehşet dengesinin taraflar arasında zorunlu bir karşılıklı bağımlılık yaratarak, devletlerin göreli kazanç arayışını terk edip mutlak kazançlara yönelmesini sağlaması.

Answer

Uluslararası sistemin anarşik yapısının dayattığı kendi kendine yardım ilkesinin, devletleri rekabet ve sosyalleşme mekanizmaları aracılığıyla başarılı pratikleri taklit etmeye zorlamasını ifade eden seçenektir.
Waltz'un yapısal realizmine (neorealizm) göre, anarşik uluslararası sistemde devletler birinciil olarak hayatta kalma (beka) güdüsüyle hareket eder. Merkezi bir otoritenin olmaması devletleri 'kendi kendine yardım' (self-help) sistemine iter. Bu yapısal baskı, devletlerin iç rejimleri veya ideolojileri ne kadar farklı olursa olsun, onları sistemde işlevsel olarak birbirlerine benzemeye zorlar. Sistem, 'rekabet' ve 'sosyalleşme' mekanizmaları aracılığıyla devletleri ayakta kalabilmek adına en rasyonel ve başarılı pratikleri (silahlanma, caydırıcılık, dengeleme) taklit etmeye mecbur bırakır.

Step-by-Step Solution

1
Kenneth Waltz'un analiz düzeyini ve temel hareket noktasını belirle.
Waltz, devletlerin davranışlarını açıklarken indirgemeci (birey ve devlet temelli) yaklaşımları reddeder ve sistemik (yapısal) düzeye odaklanır.
Ona göre sistemin parçaları (devletler) farklı olsa da, yapının kısıtlamaları benzer davranışlar üretir.
2
Sistemin devletler üzerindeki kısıtlayıcı mekanizmalarını incele.
Uluslararası sistemin anarşik (merkezi otoriteden yoksun) yapısı, devletleri güvenlikleri için 'kendi kendine yardım' (self-help) ilkesine mecbur bırakır.
Kimsenin kimseyi koruma garantisi olmadığı için her devlet kendi başının çaresine bakmak zorundadır.
3
İdeolojik farklılıklara rağmen neden benzer politikalar (silahlanma, ittifak) izlendiğini teorik olarak açıkla.
Waltz, sistemin 'rekabet' ve 'sosyalleşme' mekanizmaları yoluyla devletleri birbirine benzemeye (işlevsel benzerlik) ittiğini savunur.
Hayatta kalmak isteyen devletler, başarılı rakiplerinin pratiklerini taklit etmek zorundadır; aksi takdirde sistemden elenirler.

Key Concept

Neorealizm'de Yapısal Belirleyicilik, İşlevsel Benzerlik ve Sosyalleşme Mekanizmaları
Rate this question