İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşım, uluslararası ilişkiler disiplininde devlet kimliklerinin ve anarşinin verili olmadığını, sosyal etkileşimler sonucunda inşa edildiğini savunarak ana akım teorilere güçlü bir alternatif oluşturmuştur. Ancak zamanla bu teori kendi içinde 'geleneksel' (Alexander Wendt, Peter Katzenstein vb.) ve 'eleştirel' (David Campbell, Richard Ashley vb.) inşacılık olmak üzere iki ana kola ayrılmıştır.
Buna göre, geleneksel inşacılık ile eleştirel inşacılık arasındaki en temel epistemolojik ve yöntemsel ayrım aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- AGeleneksel inşacılığın uluslararası yapıyı failden bağımsız, verili bir maddi bütünlük olarak görmesi; eleştirel inşacılığın ise fail ve yapının karşılıklı inşasını savunması.
- Geleneksel inşacılığın pozitivist epistemolojiyi benimseyerek nedensellik ilişkileri kurmaya çalışması; eleştirel inşacılığın ise pozitivizmi reddederek söylem, dil ve iktidar pratiklerine odaklanması.Answer
- CGeleneksel inşacılığın uluslararası sistemde yalnızca Hobbesçu anarşi kültürünün var olduğunu öne sürmesi; eleştirel inşacılığın ise Lockeçu ve Kantçı kültürlerin de mümkün olduğunu iddia etmesi.
- DGeleneksel inşacılığın uluslararası olayları açıklarken yalnızca birey analiz düzeyini kullanması; eleştirel inşacılığın ise analizlerini bütünüyle uluslararası sistemin yapısına dayandırması.
- EGeleneksel inşacılığın güvenlik konularını tamamen askeri güç dengesiyle açıklaması; eleştirel inşacılığın ise güvenlik meselelerini 'söz eylemi' çerçevesinde güvenlikleştirme süreci olarak ele alması.
Answer
Geleneksel inşacılığın pozitivist epistemolojiyi benimseyerek nedensellik ilişkileri kurmaya çalışması; eleştirel inşacılığın ise pozitivizmi reddederek söylem, dil ve iktidar pratiklerine odaklanması.
İnşacılığın geleneksel ve eleştirel kolları arasındaki en büyük çatlak epistemoloji (bilgi felsefesi) üzerinden ortaya çıkar. Geleneksel inşacılar (Wendt, Katzenstein), ontolojik olarak devlet kimlikleri ve normlar gibi sosyal unsurları merkeze alsalar da bu unsurların etkilerini ölçmek için nedensel hipotezler kurarak pozitivist bilimselliğe sadık kalırlar. Eleştirel inşacılar ise post-yapısalcı düşünceden etkilenerek, nesnel/pozitivist bir bilginin asla iktidar ilişkilerinden bağımsız kurulamayacağını iddia ederler. Onlar için asıl mesele kimliklerin hangi nedensel süreçlerle oluştuğu değil, söylemlerin, dildeki 'ötekileştirme' pratiklerinin ve kimlik inşasının hangi iktidar yapılarına meşruiyet sağladığıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Geleneksel ve Eleştirel İnşacılık Ayrımı