İngiliz Okulu (English School) teorisindeki uluslararası toplum (international society) kavramsallaştırması içerisinde yer alan 'çoğulculuk' ve 'dayanışmacılık' tartışmaları, disiplinin normatif ve ontolojik sınırlarını belirleyen en temel gerilim alanlarından birini oluşturur. Bu tartışma ekseninde, özellikle 'insani müdahale' ve 'insan haklarının korunması' gibi meselelerde bu iki kanadın yaklaşımları keskin bir biçimde ayrılmaktadır.
Buna göre, İngiliz Okulu'nun 'Dayanışmacı' (Solidarist) kanadının, 'Çoğulcu' (Pluralist) yaklaşıma yönelik temel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?
- Egemenliğin, devletlerin uluslararası toplumun bir üyesi olarak üstlendiği sorumluluklardan bağımsız mutlak bir hak olduğu düşüncesine karşı çıkarak; devletler topluluğunun meşruiyetinin bireysel hakların korunmasına dayandığı 'koşullu' bir egemenlik anlayışını savunmasıAnswer
- BUluslararası toplumun aslında hiçbir zaman var olmadığını, devletler arasındaki ilişkilerin sadece güç dengesi ve çıkar çatışması ekseninde şekillenen bir 'uluslararası sistem'den ibaret olduğunu ileri sürmesi
- CUluslararası iş birliğinin ancak benzer rejim tipine sahip demokratik devletler arasında mümkün olabileceğini ve bu birliğin korunması için demokratik olmayan rejimlere müdahale edilmesinin zorunlu olduğunu iddia etmesi
- DÇoğulcuların aksine, uluslararası hukukun birincil kaynağının devletler değil; sivil toplum kuruluşları, bireyler ve çok uluslu şirketler gibi devlet dışı aktörler olması gerektiğini savunması
- EAdaletin sağlanmasının ancak mevcut uluslararası 'düzen'in korunmasıyla mümkün olduğunu ve bu nedenle devletlerin iç işlerine müdahalenin uluslararası toplumu anarşiye sürükleyeceğini iddia etmesi
Answer
Dayanışmacı kanat, egemenliği mutlak bir hak olarak değil, bireysel hakların korunması yükümlülüğüne dayanan 'koşullu' bir statü olarak tanımlayarak çoğulcuların minimalist düzen anlayışını eleştirir.
Doğru cevap olan seçenek, Dayanışmacıların (Solidarist) temel ontolojik değişimini ifade eder. Dayanışmacılar, uluslararası toplumu oluşturan devletlerin sadece kendi aralarındaki barışı korumakla yetinemeyeceklerini, aynı zamanda 'dünya toplumu'nun bir parçası olan bireylerin temel haklarını koruma yükümlülüğüne sahip olduklarını savunurlar. Bu yaklaşıma göre egemenlik, bir devletin kendi halkına karşı işlediği suçlarda bir koruma kalkanı olamaz; meşruiyet ancak ahlaki sorumlulukların yerine getirilmesiyle kazanılan bir statüdür.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İngiliz Okulu'nda Dayanışmacılık (Solidarism) ve Koşullu Egemenlik
Hints
1
Dayanışmacıların 'insani müdahale' konusundaki olumlu tutumlarının arkasındaki 'egemenlik' yorumuna odaklanın.
2
Çoğulcular (Pluralists) 'birlikte var olma' (coexistence) derken, Dayanışmacılar (Solidarists) 'iş birliği ve ortak ahlak' (cooperation) vurgusu yapar.
Practice More
Nicholas Wheeler'ın 'Saving Strangers' adlı eseri üzerinden dayanışmacı insani müdahale meşruiyetini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s