Antonio Gramsci'nin düşüncelerini uluslararası ilişkilere taşıyan Neo-Marksist düşünür Robert Cox'a göre "hegemonya" kavramı, Realizmden ve Ortodoks Marksizmden oldukça farklı bir içeriğe sahiptir.
Buna göre, Neo-Marksist ve Gramsciyen yaklaşımda "hegemonya" kavramının temel ayırıcı özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- Lider devletin üstünlüğünü salt kaba kuvvetle değil; kurumlar, ideoloji ve sivil toplum aracılığıyla diğer aktörlerin 'rızasını' (consent) üreterek sürdürmesiAnswer
- BKüresel üstünlüğün sivil toplum veya ideolojiden bağımsız olarak, yalnızca askeri ve ekonomik kapasite gibi maddi zorlama unsurlarıyla inşa edilmesi
- CKüresel güç ilişkilerinin uluslararası sistemin genel yapısı üzerinden değil, yalnızca bireysel karar alıcıların psikolojik düzeyde incelenmesiyle açıklanması
- DEgemen devletlerin sadece güç mücadelesi verdiği bir sistemden, ortak kural ve değerlere dayalı ahlaki bir uluslararası topluma geçişin hedeflenmesi
- EDevletlerin anarşik yapıda hayatta kalmak için güvenlik ikilemi çerçevesinde sürekli askeri güçlerini maksimize etme çabası olarak tanımlanması
Answer
Neo-Marksist ve Gramsciyen yaklaşımda hegemonyanın temel ayırıcı özelliği, lider devletin üstünlüğünün salt zorlamaya değil, ideoloji ve sivil toplum aracılığıyla rıza üretimine dayanmasıdır.
Gramsciyen yaklaşım, hegemonyayı yalnızca askeri ve ekonomik güce dayanan bir tahakküm olarak görmez. Aksine, egemen sınıfın veya hegemon devletin, kendi çıkarlarını alt sınıflara veya diğer devletlere ideoloji, kültür, değerler ve uluslararası kurumlar aracılığıyla 'evrensel bir çıkar' gibi benimsetmesini, yani kalıcı bir 'rıza' (consent) üretmesini temel alır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Hegemonya (Zor ve Rıza Birleşimi)
Estimated Time:45s