Birleşmiş Milletler () Şartı ve Uluslararası Adalet Divanı () Statüsü uyarınca, devletlerin Divan Statüsü'ne taraf olma durumları ile Divan'ın yargı yetkisinin (jurisdiction) tesisi arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Tüm üyesi devletler Statüsü'ne kendiliğinden (ipso facto) taraftır; ancak bu durum Divan'ın bir uyuşmazlıkta yargı yetkisine sahip olması için tek başına yeterli değildir.Answer
- BDivan Statüsü’ne taraf olan her devlet, diğer bir devlet tarafından kendisine karşı açılan tüm davalarda Divan’ın zorunlu yargı yetkisini peşinen kabul etmiş sayılır.
- Cüyesi olmayan devletlerin uyuşmazlıklarını Divan önüne taşıyabilmesi için öncelikle üyeliğine tam kabul edilmeleri hukuki bir zorunluluktur.
- DSadece Seçimlik Şart’ı (Madde ) imzalayarak zorunlu yargı yetkisini kabul eden devletler Statüsü’nün asil tarafı olarak kabul edilirler.
- EDivan, uyuşmazlık taraflarından birinin Statüye taraf olmaması durumunda, diğer tarafın rızası olsa dahi uyuşmazlığı inceleme yetkisine sahip değildir.
Answer
Birleşmiş Milletler üyesi olan her devletin Divan Statüsü'ne kendiliğinden taraf olduğu ancak uyuşmazlığın çözümü için tarafların rızasının (yargı yetkisi kabulünün) ayrıca gerekli olduğu ifadesi doğrudur.
Doğru yanıt, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) temel işleyiş prensibini yansıtır. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na göre tüm üye devletler Divan Statüsü'ne kendiliğinden taraftır; ancak Divan'ın yargı yetkisi 'rıza' prensibine dayanır. Yani bir devletin Statüye taraf olması, onun her uyuşmazlıkta Divan tarafından yargılanmayı kabul ettiği anlamına gelmez. Yargı yetkisinin kurulabilmesi için devletlerin uyuşmazlık özelinde veya genel olarak (Seçimlik Şart gibi yöntemlerle) Divan'ın yetkisini tanıdıklarını beyan etmeleri gerekir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İhtiyari Yargı Yetkisi ve Statüye Taraf Olma Ayrımı