1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi uyarınca, kabul eden devletin yargı yetkisinden bağışık olan bir diplomatik ajanın "tanıklık yapma" (şahitlik) yükümlülüğü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Diplomatik ajan, kabul eden devletin adli veya idari makamları önünde tanıklık yapmaya zorlanamaz ve tanıklık yapmayı reddetmesi durumunda kendisine herhangi bir yaptırım uygulanamaz.Answer
- BDiplomatik ajan, sadece ceza davalarında tanıklık yapmaktan bağışık olup hukuk ve idare davalarında şahitlik yapmakla yükümlüdür.
- CDiplomatik ajanın tanıklık yapma zorunluluğu, sadece kendi şahsi ticari faaliyetlerinden doğan uyuşmazlıklarda mahkeme kararıyla tesis edilebilir.
- DKabul eden devlette işlenen ağır bir suçun aydınlatılması amacıyla kamu düzeni gereği diplomatik ajanın tanıklığına başvurulması zorunludur.
- EDiplomatik ajan tanıklık yapmayı kabul etse dahi, bu beyanın hukuken geçerli olması için gönderen devletin diplomatik notayla açık feragat bildirimi yapması şarttır.
Answer
Diplomatik ajanların tanıklık yapmaya zorlanamayacağını ve bu reddin bir yaptırıma tabi olmadığını belirten seçenek doğrudur.
1961 Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi'nin 31. maddesinin 2. fıkrasına göre, diplomatik ajanlar kabul eden devletin yargı makamları önünde tanıklık yapmaya mecbur tutulamazlar. Bu hak, diplomatik misyonun bağımsızlığını ve ajanın kişi dokunulmazlığını korumak amacıyla mutlak olarak tanınmıştır. Ajan tanıklık yapmayı reddettiğinde, kabul eden devlet bu durumu ajana karşı bir ceza veya yaptırım gerekçesi olarak kullanamaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Diplomatik Ajanın Tanıklık Bağışıklığı
Hints
1
1961 Viyana Sözleşmesi'nin 31. maddesini ve özellikle tanıklıkla ilgili fıkrasını düşünün.
Practice More
Konsolosluk memurlarının 1963 Viyana Sözleşmesi kapsamındaki tanıklık yükümlülüğünü, diplomatik ajanlarınki ile karşılaştırınız.
Estimated Time:50s