Kenneth Waltz, 'İnsan, Devlet ve Savaş' (Man, the State, and War) adlı eserinde savaşın nedenlerini üç farklı 'imaj' (düzey) üzerinden incelerken; uluslararası sistemin anarşik yapısını savaşın 'izin verici nedeni' (permissive cause) olarak tanımlamıştır. Waltz, daha sonra 'Uluslararası Siyaset Teorisi' eserinde bu yapısal mantığı sistemik bir teoriye dönüştürerek devlet davranışlarının birim düzeyindeki özelliklerden bağımsız olarak sistem tarafından nasıl kısıtlandığını açıklamıştır.
Waltz’ın bu kuramsal çerçevesi temel alındığında; uluslararası sistemdeki tüm devletlerin iç yapılarının demokratikleştiği ve 'barışçıl niyetlere' sahip aktörlere dönüştüğü varsayılan bir senaryoda, sistemik düzeydeki rekabet ve çatışma potansiyelinin seyri hakkında yapılabilecek en isabetli yapısal realist çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?
- Uluslararası sistemin anarşik yapısı ve merkezi otoritenin yokluğu değişmediği sürece, birimlerin niyetlerinden bağımsız olarak güvenlik ikilemi ve göreli kazanç endişesi rekabetçi davranışları zorunlu kılmaya devam eder.Answer
- BBirim düzeyindeki bu köklü değişim, sistemin 'düzenleyici ilkesini' (ordering principle) hiyerarşik bir yapıya dönüştürerek devletlerin işlevsel benzerliğini ortadan kaldırır ve güç dengesi mekanizmasını işlevsiz kılar.
- CDevletlerin niyetleri 'iyicil' ve şeffaf hale geldiği için, anarşi kavramı 'kaos' anlamını yitirir ve uluslararası rejimler üzerinden mutlak kazanç odaklı bir iş birliği kalıcı hale gelir.
- Dİnsan doğasındaki çatışma ve güç tutkusu demokratik kurumlar tarafından dizginlendiği için, realizmin temel ontolojik dayanağı çöker ve devletler arası sistem 'uluslararası topluma' evrilir.
- EDemokratik barışın sağladığı güven ortamı, devletlerin kapasite dağılımına (distribution of capabilities) dayalı hassasiyetlerini sona erdirerek iş bölümü ve uzmanlaşmayı teşvik eder.