Zefirya ve Rodya devletleri, aralarındaki sınır aşan bir su yolunun kullanımı ve doğan zararların tazmini hususunda çıkan uyuşmazlığın çözümü için bir 'tahkimname' (compromis) akdederek geçici (ad hoc) bir hakem heyeti kurmuşlardır. Tahkimnamede, uyuşmazlığın münhasıran 'yürürlükteki uluslararası antlaşmalar ve teâmül hukuku' kurallarına göre çözüleceği açıkça belirtilmiştir. Yargılama aşamasında Zefirya, mevcut hukuk kurallarının katı bir şekilde uygulanmasının kendi ekonomisi üzerinde telafisi imkânsız ve adaletsiz bir yük yaratacağını ileri sürerek, hakem heyetinden kararın 'hakkaniyet ve nisfet' (ex aequo et bono) temelinde verilmesini tek taraflı olarak talep etmiştir. Rodya ise bu talebe şiddetle itiraz etmiş ve sürecin sonunda çıkacak kararı, ulusal parlamentosunda onaylanmadığı sürece tanımayacağını beyan etmiştir.
Buna göre, hakem heyetinin yetkisi ve vereceği kararın hukuki niteliği dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde doğrudur?
- AHakem heyeti, 'hakkaniyet ve nisfet' uluslararası hukukun genel bir ilkesi olduğundan Zefirya'nın talebini kabul etmek zorundadır; zira tahkim yargılamasında hakemler her durumda maddi adaleti sağlamakla yükümlüdür.
- BHakem heyeti, tahkimnameye bağlı kalarak uyuşmazlığı uluslararası hukuka göre çözmelidir; ancak uluslararası tahkim kurumu özünde bir uzlaştırma faaliyeti olduğundan, verilen karar Rodya parlamentosu onaylayana kadar bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğindedir.
- Hakem heyeti, tahkimnamede tarafların bu yönde açık ve ortak bir rızası bulunmadığı için Zefirya'nın 'hakkaniyet ve nisfet' talebini reddetmelidir; sürecin sonunda verilecek olan hakem kararı ise taraflar açısından kesin ve hukuken bağlayıcıdır.Answer
- DUluslararası tahkim temelde kurumsallaşmış bir dostça girişim faaliyeti kabul edildiğinden, heyet uyuşmazlığın esasına yönelik bağlayıcı bir karar tesis etmek yerine her iki tarafı diplomatik müzakereye yönlendiren bir rapor hazırlamalıdır.
- EHakem kararları ancak jus cogens (emredici) kurallara dayandığı ölçüde doğrudan bağlayıcılık kazanacağından, heyet uyuşmazlığı öncelikle bu emredici kurallar çerçevesinde incelemeli ve tahkimnameyi buna göre esnetmelidir.