Normatif teori içerisinde önemli bir yer tutan Adil Savaş Kuramı (Just War Theory), savaşın ahlaki boyutunu 'jus ad bellum' (savaşa girme hakkı) ve 'jus in bello' (savaş sırasındaki adalet) olarak ikiye ayırır. Michael Walzer gibi düşünürlerin de üzerinde durduğu bu ayrım çerçevesinde, aşağıdakilerden hangisi doğrudan 'jus in bello' ilkeleri arasında yer almaktadır?
- Savaş faaliyetleri sırasında sivil halk ile muharipler arasında kesin bir ayrım gözetilmesiAnswer
- BSavaşın uluslararası toplum tarafından tanınmış meşru bir siyasi otorite tarafından ilan edilmesi
- CSavaşa ancak tüm diplomatik ve barışçıl çözüm yolları tükendikten sonra son çare olarak başvurulması
- DSavaş kararının meşru müdafaa gibi ahlaki açıdan haklı bir nedene dayandırılması
- ESavaşın niyetinin sadece başlangıçta belirtilen haklı gerekçeyi gerçekleştirmekle sınırlı kalması
Answer
Savaş faaliyetleri sırasında sivil halk ile muharipler arasında kesin bir ayrım gözetilmesi ilkesi, savaşın yürütülme sürecindeki ahlaki kuralları kapsayan 'jus in bello'nun bir parçasıdır.
Adil Savaş Kuramı'nda 'jus in bello' (savaş içindeki adalet), çatışmaların nasıl yürütüldüğünü denetleyen ahlaki ilkeleri ifade eder. Sivil ve askeri hedefler arasında ayrım yapılması ilkesi (discrimination), savaş sırasında masumların korunmasını hedeflediği için doğrudan bu kategoriye girer.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Adil Savaş Kuramı: Jus ad Bellum vs. Jus in Bello
Practice More
İngiliz Okulu'ndaki 'dayanışmacılık' (solidarizm) ve 'çoğulculuk' (pluralism) ayrımının normatif teoriyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s