"X" Devleti ile "Y" Devleti arasında kıta sahanlığının sınırlandırılması konusunda hukuki bir uyuşmazlık çıkmıştır. Her iki devlet de Birleşmiş Milletler (BM) üyesi olmakla birlikte, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) zorunlu yargı yetkisini kabul ettiklerine dair Statü'nün 36. maddesinin 2. fıkrası (İhtiyari Şart) kapsamında herhangi bir tek taraflı beyanda bulunmamışlardır. Ayrıca aralarında Divan'a başvurmayı öngören yürürlükte bir antlaşma da mevcut değildir. Bu süreçte Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, uyuşmazlığın uluslararası hukuk boyutuyla ilgili Divan'ın hukuki mütalaasını almak istemektedir.
Buna göre, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) yargı ve danışma yetkisi bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi uluslararası hukuk kurallarına uygundur?
- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu uyuşmazlıkla ilgili Divan'dan danışma görüşü talep edebilir; ancak Divan'ın X ve Y devletleri arasındaki davayı esastan görebilmesi için tarafların Divan'ın yetkisini uyuşmazlık sonrası yapacakları bir tahkimname (özel anlaşma) ile kabul etmeleri zorunludur.Answer
- BDevletlerin BM üyesi olmaları UAD Statüsü'ne de taraf olmalarını otomatik olarak sağladığından, uyuşmazlığın çözümü için X Devleti'nin Divan'a tek taraflı başvuruda bulunması, Y Devleti açısından Divan'ın yargı yetkisini zorunlu kılar.
- CX ve Y devletleri, aralarındaki sınır sorununun hukuki niteliğini netleştirmek amacıyla kendi inisiyatifleriyle ortaklaşa hareket ederek UAD'den bağlayıcı olmayan bir danışma görüşü talep edebilirler.
- DUAD, uyuşmazlığın uluslararası barış ve güvenliği tehdit edecek boyuta ulaşması halinde, devletlerin açık rızası bulunmasa dahi emredici kuralların (jus cogens) korunması ilkesi gereğince davaya resen el koyabilir.
- EBirleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun Divan'dan talep edeceği danışma görüşü, X ve Y devletleri hukuken rıza göstermese bile söz konusu devletler üzerinde doğrudan uygulanabilir ve bağlayıcı bir yargı kararı hükmü doğurur.