1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri ışığında; gönderen devlet tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen bir komisyonname (lettre de provision) ile atanan bir konsolosluk şefinin, kabul eden devlet nezdindeki kabul süreci ve buyuruldu (ekzekvatur) belgesiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- Kabul eden devlet, bir konsolosluk şefine buyuruldu vermeyi reddettiği takdirde, bu kararın dayandığı gerekçeleri gönderen devlete bildirmekle yükümlü değildir.Answer
- BKonsolosluk şeflerinin atanabilmesi için, diplomatik temsilcilerde olduğu gibi, komisyonname düzenlenmeden önce kabul eden devletten resmen 'agreman' alınması zorunlu bir ön koşuldur.
- CBaşkonsolos ve konsolos sınıfları dışındaki konsolosluk şefleri (muavin konsolos ve konsolosluk ajanı), görevlerine başlamak için kabul eden devletin devlet başkanına 'güven mektubu' sunmak zorundadır.
- DSözleşmede sayılan dört sınıftan biri olan 'konsolosluk ajanı' için komisyonname düzenlenmesi usulen imkansızdır; bu sınıfın ataması sadece kabul eden devletin tek taraflı buyuruldu belgesiyle tamamlanır.
- EBir konsolosluk şefinin buyuruldu belgesi düzenlenene kadar kabul eden devlet nezdinde hiçbir şekilde görev yapması mümkün değildir; geçici kabul usulü sadece fahri konsoloslar için geçerlidir.
Answer
Kabul eden devletin buyuruldu vermeyi reddettiği durumda gerekçe bildirme yükümlülüğünün bulunmaması
1963 tarihli Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'nin 12. maddesinin 2. fıkrası, buyuruldu (ekzekvatur) belgesi vermeyi reddeden devletin, bu reddin gerekçelerini gönderen devlete bildirmekle yükümlü olmadığını açıkça belirtmektedir. Bu, devletlerin egemenlik haklarının bir yansımasıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Buyuruldu (Ekzekvatur) ve Reddetme Usulü
Practice More
Konsolosluk şeflerinin kıdem sıralamasının (precedence) buyuruldu tarihine göre mi yoksa komisyonname tarihine göre mi belirlendiğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s