Uluslararası hukukta devletin en üst düzey yetkililerini kapsayan dar gruptaki yöneticilerin (troyka) yargı bağışıklıkları, kişisel (ratione personae) ve işlevsel (ratione materiae) olmak üzere iki farklı boyutta değerlendirilmektedir. Acaria Devleti'nin görevdeki Devlet Başkanı hakkında, komşu Berya Devleti'nde sivillere yönelik işlenen bazı ağır suçları finanse ettiği ve yönlendirdiği iddiasıyla Berya ulusal mahkemelerince yakalama emri çıkarılmıştır. Aradan geçen birkaç yılın ardından bu kişinin devlet başkanlığı görevi sona ermiş ve sade bir vatandaş olarak üçüncü bir ülkeye seyahat etmiştir.
Uluslararası Adalet Divanı'nın konuya ilişkin yerleşik içtihatları temel alındığında, söz konusu eski devlet başkanının bağışıklık statüsüne dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- AGörevdeyken sahip olduğu bağışıklık zırhı onu cezai sorumluluktan esastan muaf kıldığından, görev süresi bittikten sonra bile geçmişteki hiçbir fiili nedeniyle yabancı bir mahkemede yargılanması hukuken mümkün değildir.
- Bİnsanlığa karşı suç gibi ağır uluslararası suçlar iddia edildiğinde, normlar hiyerarşisinde en üstte yer alan emredici kurallar (jus cogens) gereği, kişinin görevde olup olmadığına bakılmaksızın kişisel bağışıklığı kendiliğinden düşer.
- Görevde bulunduğu süre boyunca mutlak nitelikteki kişisel bağışıklıktan (ratione personae) yararlandığı için yabancı ulusal mahkemelerde yargılanamaz; ancak görevden ayrıldıktan sonra yalnızca resmi sıfatıyla gerçekleştirdiği işlemler için işlevsel bağışıklığı (ratione materiae) devam eder.Answer
- DBağışıklık hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir ayrıcalık kabul edildiğinden, görev süresi dolduktan sonra yargılanabilmesi için Acaria Devleti'nin değil, bizzat kişinin kendisinin bu haktan açıkça feragat etmesi zorunludur.
- ESuç teşkil ettiği öne sürülen fiiller devlet başkanının resmi yetkilerini açıkça aşması (ultra vires) niteliğinde olduğundan, bu eylemler devlete isnat edilemez ve yetkili kişi görevdeyken dahi işlevsel bağışıklıktan mahrum kalarak doğrudan yargılanır.