Uluslararası sistemde neden her büyük gücün (hegemon adayı) kendisine karşı otomatik olarak bir 'dengeleme' ittifakıyla karşılaşmadığı sorusu, neorealist ittifak teorileri içinde önemli bir tartışma alanıdır. Stephen Walt'ın 'Tehdit Dengesi' (Balance of Threat) teorisine göre bu durumun temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
- Güçlü bir devletin niyetleri diğer aktörler tarafından statükocu ve barışçıl algılanıyorsa, bu güç bir tehdit olarak görülmez ve dengeleme yerine onunla ittifak kurulabilir.Answer
- BRevizyonist amaçlara sahip devletlerin, sistemdeki en güçlü aktörün yanında yer alarak olası bir zaferden ganimet elde etmeyi (vagonlama) hedeflemesi.
- CSistemik anarşinin ve güç dağılımının, niyetlerden bağımsız olarak her koşulda en güçlü aktöre karşı bir dengeleme zorunluluğu doğurması.
- DDevletlerin her zaman mutlak kazançlarını maksimize etmek için sistemdeki en güçlü aktörle kurumsal iş birliği yapma eğiliminde olmaları.
- EÇok kutuplu sistemlerin doğası gereği devletlerin 'sorumluluktan kaçma' (buck-passing) stratejisini dengelemeye her zaman tercih etmesi.
Answer
Güçlü bir devletin niyetleri statükocu algılandığında, diğer devletlerin dengeleme yerine o güçle ittifak kurmayı seçmesidir.
Stephen Walt'ın 'Tehdit Dengesi' teorisi, devletlerin sadece güce değil, tehdide karşı dengeleme yaptıklarını savunur. Bu teoriye göre, bir devlet çok güçlü olsa bile (örneğin Soğuk Savaş sonrası ABD), eğer niyetleri müttefikleri tarafından saldırgan/revizyonist olarak algılanmıyorsa, diğer devletler onu dengelemek yerine onunla ittifak kurmayı (veya tehdit olarak görmemeyi) tercih edebilirler. Bu durum, niyetlerin tehdit algısındaki merkezi rolünü gösterir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Tehdit Dengesi (Balance of Threat) ve Niyet Değişkeni
Practice More
Randall Schweller'ın devlet tipleri (Aslanlar, Kuzular, Çakallar, Kurtlar) ile ittifak tercihleri arasındaki ilişkiyi inceleyen bir soru çözülebilir.
Estimated Time:1m 15s