Uluslararası ilişkiler teorileri üzerine yapılan bir akademik tartışmada bir araştırmacı şu argümanı öne sürmüştür:
'Uluslararası sistemdeki ittifaklar, güç dengesi arayışları ve uluslararası hukuk kuralları; devletlerin soyut bir ulusal çıkar peşinde koşmasının veya anarşik bir yapıda beka (güvenlik) sağlama çabasının bir sonucu değildir. Aksine, uluslararası alanda gördüğümüz tüm bu siyasi ve hukuki yapılar, küresel ölçekte egemen olan sınıfların üretim araçları üzerindeki kontrolünü korumak ve sermaye birikimini güvence altına almak için oluşturdukları ikincil mekanizmalardır.'
Bu araştırmacının argümanı, Klasik Marksist uluslararası ilişkiler yaklaşımının aşağıdaki varsayımlarından hangisine doğrudan dayanmaktadır?
- Uluslararası siyaset ve hukukun, maddi üretim ilişkilerinin oluşturduğu altyapı tarafından belirlenen bir üstyapı kurumu olduğunaAnswer
- BKapitalist dünya ekonomisinde çevre ülkelerin merkez ülkelere kaynak aktarımı yoluyla yapısal olarak bağımlı kılındığına
- CDevletlerin uluslararası işbirliği süreçlerinde mutlak kazançlarından çok, rakiplerinin elde edeceği göreli kazançlara öncelik verdiğine
- DUluslararası hegemonyanın salt maddi güçle değil, sivil toplum örgütleri üzerinden üretilen ideolojik rıza mekanizmalarıyla inşa edildiğine
- EUluslararası sistemdeki Hobbesçu anarşi kültürünün, devletlerin çıkarlarını ve rekabetçi kimliklerini karşılıklı olarak kurguladığına
Answer
Doğru cevap, uluslararası siyaset ve hukukun maddi üretim ilişkilerinin oluşturduğu altyapı tarafından belirlenen bir üstyapı kurumu olduğunu ifade eden seçenektir.
Doğru seçenek, Klasik Marksist teorinin özünü oluşturan 'tarihsel materyalizm' ve 'altyapı-üstyapı' modelini eksiksiz yansıtmaktadır. Parçada geçen 'üretim araçları üzerindeki kontrol ve sermaye birikimi' ifadeleri ekonomik altyapıyı; 'ittifaklar ve uluslararası hukuk kuralları' ise bu altyapının üzerinde yükselen ve ona hizmet eden üstyapıyı açıkça tanımlamaktadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Klasik Marksizm'de Altyapı ve Üstyapı İlişkisi