Question

Difficulty: Very hardUluslararası Teâmül (Yapılageliş) Hukuku

Uluslararası hukukun kaynaklarına ilişkin kurgusal bir vakada; X devleti, Y devletinin kıta sahanlığındaki faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu iddia ederek konuyu uluslararası bir yargı merciine taşımak istemektedir. X devleti iddialarını, uluslararası toplumun genelinin uzun süredir istikrarlı ve yeknesak bir şekilde sürdürdüğü 'devlet uygulaması' (maddi unsur) ile bu uygulamayı hukuki bir zorunluluk inancıyla ('opinio juris' - manevi unsur) benimsediği bir yapılageliş (teâmül) kuralına dayandırmaktadır. Y devleti ise bu kuralın oluşum sürecinin en başından beri uygulamaya açıkça ve tutarlı bir şekilde karşı çıktığını ('sürekli itirazcı' olduğunu) resmi belgelerle kanıtlamaktadır. Ancak zaman içerisinde ilgili teâmül kuralı, uluslararası toplumun bütünü tarafından hiçbir sapmaya izin verilmeyen 'emredici norm' (jus cogens) statüsü kazanmıştır. Ayrıca Y devleti, söz konusu kuralın bir uluslararası mahkeme içtihadıyla henüz tescil edilmediğini belirterek maddi unsurun eksik olduğunu savunmaktadır.

Bu uyuşmazlık ve iddialar bütünüyle değerlendirildiğinde, uluslararası hukukun kaynakları ve yargısal çözüm mekanizmaları bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

  1. Y devleti kuralın oluşum aşamasında 'sürekli itirazcı' statüsüyle başlangıçta bu kuraldan muafiyet kazanmış olsa da, kuralın sonradan jus cogens (emredici norm) karakterine bürünmesiyle birlikte bu muafiyet ortadan kalkar ve kural Y devletini de bağlar.Answer
  2. B
    Y devletinin kuralın mahkeme içtihatlarıyla tescil edilmediği yönündeki savunması haklıdır; çünkü yargı kararları teâmül hukukunun maddi unsurunu oluşturan asli kaynaklardan biridir ve kuralın bağlayıcılığı için ön şarttır.
  3. C
    Bir kuralın jus cogens niteliği kazanabilmesi için mutlaka yazılı bir uluslararası antlaşma metninde yer alması gerektiğinden, salt teâmül yoluyla oluşan kurallar jus cogens olarak kabul edilemez ve Y devletini bağlamaz.
  4. D
    X devletinin iddiaları teâmül kuralları kapsamında yetersiz kalsa bile, uluslararası yargı organı tarafların açık rızası olmaksızın uyuşmazlığı hakkaniyet ve nisfet (ex aequo et bono) ilkesi çerçevesinde resen çözmekle yükümlüdür.
  5. E
    Teâmül kuralı jus cogens niteliğinde olduğu için, Y devleti Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisini tanıdığını önceden beyan etmemiş olsa dahi, Divan'ın bu uyuşmazlığı inceleme konusunda zorunlu yargı yetkisi doğar.

Answer

Y devleti kuralın oluşum aşamasında 'sürekli itirazcı' statüsüyle muafiyet kazanmış olsa dahi, kuralın jus cogens karakteri kazanmasıyla bu muafiyet kalkar ve kural Y devletini de bağlar.
Doğru ifade, Y devletinin kuralın oluşum aşamasındaki 'sürekli itirazcı' (persistent objector) sıfatının kuralın jus cogens karakter kazanmasıyla birlikte hükümsüz hale gelmesini açıklayan ifadedir. Uluslararası yapılageliş (teâmül) hukukunda sürekli itirazcı kuralı devletlere olağan teâmül kurallarından bir kaçış yolu sağlasa da, ilgili norm uluslararası toplumun tümü tarafından kendisinden hiçbir sapmaya izin verilmeyen bir emredici kural (jus cogens) olarak benimsendiğinde istisnai haller tamamen ortadan kalkar ve kural bütün devletleri istisnasız olarak bağlar.

Step-by-Step Solution

1
Teâmül hukukunun unsurlarını ve istisnalarını incele.
Maddi unsur (devlet uygulaması) ve manevi unsurun (opinio juris) birleşmesiyle teâmül oluşur. Kuralın oluşum aşamasında başından beri itiraz eden devletler 'sürekli itirazcı' sayılarak kuraldan muaf olurlar.
Vakanın temel argümanı olan 'sürekli itirazcı' kavramının sınırlarını belirlemek.
2
Emredici norm (jus cogens) kavramının teâmül ve sürekli itirazcı statüsüyle ilişkisini analiz et.
Jus cogens normlar, uluslararası toplumun tümü tarafından kabul edilen ve hiçbir şekilde aksine işlem yapılamayan, kendisinden sapmaya izin verilmeyen üstün kurallardır.
Sürekli itirazcı muafiyetinin, kuralın jus cogens seviyesine çıkması durumunda devam edip etmeyeceğini tespit etmek.
3
Jus cogens normların sürekli itirazcı muafiyetini ortadan kaldırıp kaldırmadığını belirle.
Uluslararası hukuk doktrininde ve uygulamasında, emredici kuralların niteliği gereği istisnaya yer vermediği ve sürekli itirazcı doktrininin jus cogens kurallara karşı ileri sürülemeyeceği kabul edilir.
Uyuşmazlıktaki temel iddiayı doğrulayarak doğru cevaba ulaşmak.
4
Diğer seçeneklerdeki yardımcı kaynak ve yargı yetkisi iddialarını ele.
İçtihatlar asli değil yardımcı kaynaktır. UAD yetkisi ise jus cogens ihlalinde dahi rızaya dayalıdır (Kongo-Ruanda davasında olduğu gibi).
Çeldiricilerin uluslararası hukuk normlarına göre yanlış olduğunu teyit etmek.

Key Concept

Sürekli İtirazcı (Persistent Objector) Doktrini ve Jus Cogens Hiyerarşisi
Rate this question