A Devleti, B Devleti'nin başkentinde bir "Kültür Merkezi" açmak amacıyla özel bir gayrimenkul şirketinden taşınmaz satın almak üzere sözleşme imzalamıştır. Ancak ödeme planına uyulmaması üzerine şirket, B Devleti mahkemelerinde A Devleti aleyhine alacak davası açmıştır. A Devleti, söz konusu taşınmazın kültürel diplomasi faaliyetleri için (kamusal amaç) kullanılacağını ileri sürerek yargı bağışıklığı itirazında bulunmuştur.
Günümüz uluslararası hukukunda kabul gören "sınırlı yargı bağışıklığı" (restrictive immunity) teorisini benimseyen B Devleti mahkemesinin, bu uyuşmazlıkta aşağıdakilerden hangisine dayanarak bağışıklık itirazını reddetmesi ve yargı yetkisini kullanması beklenir?
- Aİşlemin nihai amacının (kültürel diplomasi) kamusal bir nitelik taşıması
- İşlemin niteliği itibarıyla (taşınmaz satım sözleşmesi) bir özel hukuk işlemi (jure gestionis) olmasıAnswer
- CUyuşmazlığın çözümünde sadece emredici kuralların (jus cogens) dikkate alınması zorunluluğu
- DDavacı şirketin B Devleti uyruğunda olması nedeniyle şahsilik ilkesinin işletilmesi
- ESöz konusu işlemin bir egemenlik tasarrufu (acta jure imperii) olarak nitelendirilmesi
Answer
İşlemin niteliği itibarıyla bir özel hukuk işlemi (jure gestionis) olması nedeniyle bağışıklık itirazı reddedilir.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, devletlerin yabancı mahkemelerdeki dokunulmazlığı sadece egemenlik tasarrufları (acta jure imperii) için geçerlidir. Bir taşınmaz satın alma sözleşmesi, niteliği itibarıyla herhangi bir özel hukuk kişisinin gerçekleştirebileceği bir işlemdir (acta jure gestionis). Bu tür işlemlerde devletin kamusal bir amaç (kültürel diplomasi) gütmesi, işlemin özel hukuk niteliğini değiştirmez ve yargı bağışıklığı sağlamaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sınırlı Yargı Bağışıklığı (İşlemin Niteliği vs. Amacı)