Question

Difficulty: HardNeorealizm (Yapısal Realizm) ve Kenneth Waltz

Kenneth Waltz, *Theory of International Politics* (1979) adlı eserinde siyasal yapıları tanımlarken üç temel katmandan oluşan bir formülasyon sunar: Düzenleyici İlke, Birimlerin Karakteri (İşlevsel Farklılaşma) ve Kapasite Dağılımı. Ancak Waltz, uluslararası sistemin yapısını analiz ederken bu bileşenlerden birinin uluslararası düzeyde bir "değişken" olma özelliğini yitirdiğini ve bu nedenle yapısal tanımın dışında bırakılması gerektiğini savunur.

Waltz'un neorealist kuramında uluslararası sistemin yapısını tanımlarken "birimlerin işlevsel farklılaşması" bileşenini dışarıda bırakmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Anarşik yapının devletleri "kendi kendine yardım" (self-help) ilkesi gereği benzer rolleri üstlenmeye ve fonksiyonel olarak benzer birimler (like units) olmaya zorlamasıAnswer
  2. B
    İnsan doğasının bencil ve rasyonel yapısının, sistemin yapısal kısıtlamaları karşısında açıklayıcı bir güce sahip olmaması nedeniyle analiz dışı tutulması
  3. C
    Kapasite dağılımının devletlerin içsel bir özelliği olması ve sistemin yapısını belirlemede sadece birim düzeyinde bir değişken olarak kabul edilmesi
  4. D
    Uluslararası rejimlerin sağladığı mutlak kazanç imkanlarının, devletler arasındaki işlevsel rekabeti ortadan kaldırarak iş birliğini yapısal bir zorunluluk haline getirmesi
  5. E
    Uluslararası sistemin kaotik doğasının, birimler arasında herhangi bir düzenleyici ilkenin veya hiyerarşik bir iş bölümünün kurulmasına izin vermemesi

Answer

Waltz'un uluslararası sistem yapısında işlevsel farklılaşmayı dışarıda bırakmasının nedeni, anarşi altındaki devletlerin "kendi kendine yardım" (self-help) ilkesi gereği güvenlik ve hayatta kalma gibi temel işlevlerde birbirinin benzeri (like units) olmak zorunda kalmasıdır.
Waltz'a göre uluslararası sistemin anarşik yapısı, devletlerin hayatta kalabilmek için birbirlerine güvenemeyecekleri bir ortam yaratır. Bu durum her devletin 'kendi kendine yardım' (self-help) ilkesiyle hareket etmesine ve güvenlikten savunmaya kadar tüm temel devlet işlevlerini bizzat yürütmesine neden olur. Dolayısıyla ulusal sistemdeki uzmanlaşmış kurumların aksine, uluslararası sistemdeki devletler fonksiyonel olarak birbirinin benzeri (like units) haline gelir. Bir sistemde tüm birimler aynı işlevi görüyorsa, 'işlevsel farklılaşma' o sistemi tanımlayan bir değişken olamaz ve yapısal tanımdan düşürülür.

Step-by-Step Solution

1
Kenneth Waltz'un siyasal yapıyı tanımlayan üç bileşeni hatırlanmalıdır.
Bunlar: 1. Düzenleyici İlke (Anarşi/Hiyerarşi), 2. Birimlerin İşlevsel Karakteri, 3. Kapasite Dağılımı.
Teorik çerçevenin unsurlarını belirlemek için gereklidir.
2
Ulusal ve uluslararası sistemler arasındaki yapısal fark analiz edilmelidir.
Ulusal sistemde hiyerarşi vardır ve birimler (kurumlar) uzmanlaşmıştır; uluslararası sistemde ise anarşi vardır.
Yapısal unsurların hangisinin neden farklılaştığını anlamak için karşılaştırma yapılır.
3
Anarşinin birimlerin davranışları ve rolleri üzerindeki etkisi değerlendirilmelidir.
Merkezi otorite olmadığı için her devlet kendi güvenliğini kendisi sağlamalıdır (self-help). Bu durum devletleri 'güvenlik arayışı' temelinde birbirinin benzeri yapar.
Anarşinin devletleri fonksiyonel olarak neden uzmanlaşmaya değil, benzerliğe ittiği açıklanır.
4
Yapısal tanımda hangi unsurun 'değişken' olmaktan çıktığı sonucuna varılmalıdır.
Uluslararası sistemdeki tüm birimler (devletler) işlevsel olarak benzer olduğu için, 'işlevsel farklılaşma' bir yapısal değişken olmaktan çıkar ve tanım dışı kalır.
Waltz'un neorealist yapı tanımındaki sadeleşmenin mantığı kavranır.

Key Concept

Neorealizmde Uluslararası Yapı ve Fonksiyonel Benzerlik (Like Units)
Rate this question