Question

Difficulty: HardUluslararası Teâmül (Yapılageliş) Hukuku

Uluslararası teâmül (yapılageliş) hukukunun kurucu unsurlarından biri olan "devlet uygulaması" (state practice) ile ilgili olarak, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) Nikaragua Davası (1986) kararında vurguladığı, kuralın oluşumu ve istikrarı hakkındaki temel hukuki yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Bir teâmül kuralının doğması için devletlerin söz konusu kurala istisnasız ve mutlak bir uyum sergilemesi zorunludur; kuraldan her türlü sapma, kuralın oluşumunu hukuken engeller.
  2. B
    Devlet uygulaması unsuru sadece devletlerin aktif fiillerinden (actions) oluşur; belirli bir durum karşısında pasif kalma veya çekimserlik (omissions) teâmül hukukunun maddi unsurunu oluşturamaz.
  3. C
    Teâmül kurallarının geçerliliği, bu kuralların normlar hiyerarşisinde jus cogens (emredici kural) niteliğinde olup olmamasına bağlıdır; jus cogens olmayan hiçbir uygulama teâmül oluşturamaz.
  4. D
    Uygulamanın teâmül kuralına dönüşmesi için gereken süre, "eskiden beri süregelme" (immemorial antiquity) kuralı gereği geleneksel olarak en az bir yüzyıl olarak kabul edilir.
  5. Kuralın oluşumu için uygulamaların kural ile mutlak surette uyumlu olması şart değildir; devletlerin kurala aykırı davranışlarını birer kural ihlali olarak savunmaları, kuralın varlığını teyit eder niteliktedir.Answer

Answer

Doğru cevap, teâmül kuralının oluşması için uygulamaların mutlak bir uyum içinde olması gerekmediğini, kurala aykırı davranışların bir ihlal olarak değerlendirilmesinin kuralın varlığını pekiştirdiğini belirten seçenektir.
Uluslararası Adalet Divanı, 1986 tarihli Nikaragua Kararı'nda, bir kuralın teâmül olarak yerleşmesi için devlet uygulamalarının o kural ile mutlak bir uyum (rigorous conformity) içinde olmasının gerekmediğini vurgulamıştır. Divan'a göre, devletlerin genel olarak kurala uygun davranmaları yeterlidir. Eğer bir devlet kurala aykırı davranıyor ve bu davranışını kuraldaki bir istisna veya kuralın ihlali olarak savunuyorsa, bu durum kuralın varlığını ve hukukiliğini zayıflatmak yerine, aksine o kuralın bir hukuk normu olarak toplumca kabul edildiğini teyit eder.

Step-by-Step Solution

1
Teâmül hukukunun maddi unsuru (devlet uygulaması) analiz edilmelidir.
Maddi unsurun "yaygın", "sürekli" ve "istikrarlı" olması gerektiği saptanır.
Teâmülün oluşumu için gereken objektif şartların belirlenmesi gerekir.
2
UAD'nin Nikaragua Kararı (1986) çerçevesindeki yorumu incelenmelidir.
Divan'ın, uygulamanın kural ile "mutlak bir titizlikle" (rigorous conformity) uyumlu olmasını aramadığı görülür.
Uygulamadaki sapmaların kuralın varlığı üzerindeki etkisini anlamak için Divan içtihadına bakılmalıdır.
3
İstisna davranışların hukuki niteliği değerlendirilmelidir.
Bir devletin kurala aykırı davranıp bunu bir istisna veya ihlal olarak gerekçelendirmesi, aslında o kuralın bağlayıcılığını kabul ettiğini gösterir.
Aykırı davranışların yeni bir kural oluşturmak yerine mevcut kuralı teyit etme mantığı kavranmalıdır.

Key Concept

Teâmül hukukunda 'devlet uygulaması' unsurunun esnekliği ve Nikaragua Kararı prensibi.

Practice More

Teâmül hukukunun ispatı konusunda 'Sürekli İtirazcı' (Persistent Objector) doktrininin sınırlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question