Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), faaliyet alanına giren küresel salgın hastalıklarla mücadele kapsamında, devletlerin uluslararası sağlık düzenlemelerinden doğan hukuki yükümlülüklerine ilişkin Uluslararası Adalet Divanı'ndan (UAD) tavsiye görüşü (mütalaa) talep etme kararı almıştır. Eş zamanlı olarak, sınır aşan bu salgından doğrudan zarar gören ve X Devleti'nin uluslararası hukuku ihlal ettiğini iddia eden uluslararası bir sivil toplum kuruluşu (STK), söz konusu devlete karşı tazminat talebiyle Divan'a doğrudan dava açmıştır.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü dikkate alındığında, bu iki hukuki başvurunun Divan önündeki durumu hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AUAD'nin yargı yetkisi BM'ye üye tüm devletler için kendiliğinden zorunlu olduğundan STK'nin açtığı dava X Devleti'nin rızası aranmaksızın kabul edilir; DSÖ'nün mütalaa talebi ise ancak devletlerin İhtiyari Şart (optional clause) beyanında bulunmasıyla mümkündür.
- DSÖ, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından yetkilendirilmiş bir uzmanlık kuruluşu sıfatıyla kendi faaliyet alanına giren konularda tavsiye görüşü isteyebilir; ancak Divan önündeki çekişmeli davalarda sadece devletler taraf olabileceğinden STK'nin açtığı dava ehliyet yokluğundan reddedilir.Answer
- CSTK'ler, insan hakları ihlalleri söz konusu olduğunda uluslararası hukukun mutlak süjeleri olarak Divan'a dava açabilirken; DSÖ'nün tavsiye görüşü talebi yargısal bir işlem olduğundan ancak Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı kararıyla işleme alınabilir.
- DTavsiye görüşü isteme yetkisi münhasıran BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi'ne tanındığından DSÖ'nün talebi usulden reddedilir; STK'nin açtığı dava ise uluslararası suçlarda uygulanan evrensellik ilkesi gereğince Divan tarafından resen görülür.
- EDivan'ın kararları hukuken bağlayıcı bir nitelik taşımadığı ve sadece taraflara yönelik tavsiye niteliğinde olduğu için, gerek DSÖ'nün talebi gerekse STK'nin başvurusu hukuki bir davadan ziyade uluslararası uzlaştırma prosedürü çerçevesinde ele alınır.
Answer
Doğru seçenek, DSÖ'nün uzmanlık kuruluşu olarak kendi faaliyet alanında tavsiye görüşü isteyebileceğini ancak STK'lerin Divan'a dava açamayacağını belirten ifadedir.
Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 34. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Divan önündeki davalarda yalnızca devletler taraf olabilir; bu nedenle bireylerin veya sivil toplum kuruluşlarının dava açma ehliyeti kesinlikle yoktur. Öte yandan, Statü'nün 96. maddesine göre Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi her türlü hukuki mesele hakkında, Genel Kurul tarafından yetkilendirilmiş diğer organlar ve BM uzmanlık kuruluşları (DSÖ gibi) ise kendi faaliyet alanları içinde ortaya çıkan hukuki sorunlar hakkında Divan'dan tavsiye görüşü (mütalaa) isteyebilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
UAD'nin Yargı Yetkisi ve Taraf Olma Ehliyeti
Estimated Time:1m 30s