Sirius Cumhuriyeti ile Vega Devleti arasında yaşanan sınır ihtilafları ve siyasi krizler sonucunda iki ülke arasındaki diplomatik süreçlerde çeşitli tıkanıklıklar meydana gelmiştir. Bu süreçte Sirius Cumhuriyeti, Vega Devleti'ne atamak istediği yeni misyon şefi (büyükelçi) için agreman (uygunluk) talebinde bulunmuş ancak Vega Devleti bu talebi reddetmiştir. Kısa bir süre sonra Vega Devleti, ülkesinde halihazırda görev yapmakta olan Sirius Cumhuriyeti'ne bağlı bir diplomatik ajanı "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan etmiştir. Gerilimin daha da tırmanması üzerine Vega Devleti, Sirius Cumhuriyeti ile olan diplomatik ilişkilerini tamamen kestiğini tüm dünyaya duyurmuştur.
1961 tarihli Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi ve uluslararası hukukun yerleşik kuralları dikkate alındığında, bu olaylar dizisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AVega Devleti'nin Sirius Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkilerini tamamen kesmesi, iki ülke arasındaki konsolosluk ilişkilerinin de kendiliğinden (ipso facto) sona ermesi sonucunu doğurur.
- BDiplomatik ilişkilerin tek taraflı olarak kesilmesi işlemi, Vega Devleti'nin Sirius Cumhuriyeti hükümetini meşru bir uluslararası süje olarak tanımasını da hukuken ve kesin olarak geri aldığı anlamına gelmektedir.
- C'Persona non grata' kararının ardından diplomatik ajanın dokunulmazlığı derhal ortadan kalkar ve bu kişi, iddia edilen fiillerinden ötürü Vega Devleti'nin yerel mahkemelerinde doğrudan yargılanma sürecine tabi tutulur.
- Vega Devleti, hem misyon şefine agreman vermeyi reddederken hem de görevdeki diplomatik ajanı 'istenmeyen kişi' ilan ederken aldığı bu kararların gerekçesini Sirius Cumhuriyeti'ne açıklamakla yükümlü değildir.Answer
- EHakkında 'istenmeyen kişi' kararı alınan diplomatik ajan, krizin derinleşmesini önlemek amacıyla kendi şahsi iradesiyle yargı bağışıklığından feragat ederek süreci yerel makamlar önünde çözme hakkına sahiptir.