A Devleti’nin Tarım ve Orman Bakanlığı, B Devleti’nde yerleşik özel bir şirket ile kendi ülkesindeki tarımsal verimliliği artırmak ve çiftçilere dağıtmak amacıyla büyük miktarda gübre alımı için bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşme şartlarının yerine getirilmediği iddiasıyla B Devleti mahkemelerinde açılan tazminat davasında A Devleti, egemen bir devlet olması hasebiyle yargı bağışıklığına sahip olduğunu savunmuştur. Günümüz uluslararası hukukunda kabul gören sınırlı yargı bağışıklığı ( ) teorisi çerçevesinde, uyuşmazlığın görüldüğü mahkemenin A Devleti’nin bu itirazını değerlendirirken esas alması gereken temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?
- İşlemin niteliği () itibarıyla bir özel hukuk kişisi tarafından da gerçekleştirilebilecek ticari bir tasarruf ( ) olup olmadığıAnswer
- Bİşlemin yapılmasındaki nihai amacın () bir kamu hizmetinin yürütülmesine veya devlet politikasına yönelik olup olmadığı
- CSözleşmenin imzalanması sırasında A Devleti’nin yargı bağışıklığından açıkça ve yazılı olarak feragat edip etmediği
- DUyuşmazlığın görüldüğü B Devleti ile A Devleti arasında yargı bağışıklığına ilişkin ikili bir mütekabiliyet () anlaşması bulunup bulunmadığı
- EUyuşmazlık konusu işlemin A Devleti’nin diplomatik misyon binaları veya arşivleri ile doğrudan ilgili bir tasarruf olup olmadığı
Answer
Mahkemenin, işlemin niteliği itibarıyla bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek ticari bir işlem ( ) olup olmadığını esas alması gerekir.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi, devletin işlemlerini (egemenlik tasarrufları) ve (ticari/özel hukuk tasarrufları) olarak ikiye ayırır. Bu ayrımda modern uluslararası hukukun ve 2004 BM Sözleşmesi gibi metinlerin benimsediği temel ölçüt, işlemin 'niteliği'dir (). Eğer işlem, özel bir hukuk kişisinin de yapabileceği türden bir sözleşme veya ticari faaliyet ise, devlet yargı bağışıklığından yararlanamaz.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Restrictive Immunity)
Estimated Time:1m 30s