Question

Difficulty: HardDevletin Yargı Bağışıklığı Teorileri (Mutlak ve Sınırlı)

Modern uluslararası hukukta devletin yargı bağışıklığının sınırlandırılması sürecinde, bir işlemin "egemenlik tasarrufu" (jurejure imperiiimperii) mi yoksa "özel hukuk tasarrufu" (jurejure gestionisgestionis) mi olduğunun tespitinde kullanılan ölçütler doktrinde ve yargı kararlarında tartışılmaktadır. Sınırlı bağışıklık teorisini benimseyen güncel eğilimler ve 20042004 tarihli "Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi" dikkate alındığında, bir işlemin bağışıklık kapsamında olup olmadığının belirlenmesinde esas alınması gereken temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

  1. İşlemin gerçekleştirilme amacından (kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği) ziyade, işlemin hukuki mahiyetinin (benzer bir işlemin özel kişilerce yapılıp yapılamayacağı) esas alınmasıAnswer
  2. B
    İşlemin devlet tarafından hangi kamu yararı hedefiyle yapıldığının ve devletin o andaki sübjektif niyetinin temel ölçüt kabul edilmesi
  3. C
    Devletin taraf olduğu tüm sözleşmelerin, işlemin konusuna bakılmaksızın egemenlik eşitliği ilkesi gereği mutlak surette bağışıklık kapsamında değerlendirilmesi
  4. D
    Bağışıklığın tanınmasında sadece ilgili devletler arasındaki mütekabiliyet (karşılıklılık) şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tek belirleyici unsur olması
  5. E
    İşlemin yapıldığı yerin (lex loci contractus) veya işlemin sonuç doğurduğu ülkenin egemenlik sınırlarının bağışıklığı tek başına tayin etmesi

Answer

İşlemin mahiyetine (niteliğine) odaklanan yaklaşım doğrudur; çünkü bir işlemin özel bir kişi tarafından da yapılabilecek nitelikte olması (örneğin ticari bir satım sözleşmesi), o işlemin özel hukuk tasarrufu sayılması için yeterlidir.
Sınırlı bağışıklık teorisinde temel ayrım noktası, işlemin niteliğidir. Eğer bir devlet, özel bir kişinin de girebileceği hukuki ilişkilere (ticari sözleşmeler, kira, satım vb.) giriyorsa, bu bir özel hukuk tasarrufu (actaacta jurejure gestionisgestionis) kabul edilir ve yargı bağışıklığından yararlanamaz. İşlemin amacına (örneğin, o malın bir kamu binasında kullanılacak olması) bakılması bağışıklığı çok fazla genişleteceği için modern hukukta ikincil plandadır.

Step-by-Step Solution

1
Bağışıklık teorileri arasındaki farkı belirleyin.
Mutlak bağışıklık her türlü işlemi kapsarken, sınırlı bağışıklık sadece egemenlik tasarruflarını (jurejure imperiiimperii) korur.
Soruda sınırlı bağışıklık teorisinin uygulama kriteri sorulmaktadır.
2
İşlemin tasnifinde kullanılan "Amaç" (PurposePurpose) ve "Mahiyet" (NatureNature) kriterlerini karşılaştırın.
Amaç kriteri devlete geniş bir koruma sağlarken (çünkü her işlem kamu amacı güder), mahiyet kriteri işlemin hukuki biçimine odaklanır.
Modern hukukta bağışıklığın kötüye kullanılmasını önlemek için mahiyet/nitelik kriteri tercih edilir.
3
20042004 tarihli BM Sözleşmesi ve uluslararası içtihatlardaki genel eğilimi analiz edin.
Sözleşme, bir işlemin ticari olup olmadığının belirlenmesinde öncelikle işlemin mahiyetine bakılması gerektiğini, amacın ise ancak taraflar arasında kararlaştırılmışsa veya devletin uygulamasında yerleşikse dikkate alınabileceğini öngörür.
Asıl kural işlemin niteliğidir; amaç istisnai veya tamamlayıcı bir unsurdur.

Key Concept

Sınırlı Yargı Bağışıklığı ve Mahiyet (Nature) Ölçütü

Practice More

Bağışıklıktan feragat (waiver) usullerini ve bu feragatin icra bağışıklığını otomatik olarak kapsayıp kapsamadığını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question