Hans Morgenthau tarafından sistemleştirilen siyasal gerçekçilik teorisinde, ahlaki ilkelerin uluslararası politikada mutlak bir geçerliliğe sahip olmadığı; ancak bu ilkelerin somut siyasal koşullar altında, "ihtiyat" (prudence) süzgecinden geçirilerek uygulanabileceği savunulur. Buna göre, Morgenthau’nun siyasal gerçekçilik anlayışında ahlak ve siyaset arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Siyasal eylemin ahlaki niteliği, soyut ve evrensel ilkelerden ziyade eylemin somut siyasal sonuçlarına göre değerlendirilir.Answer
- BDevletler, evrensel ahlak yasalarına tam uyum sağlamak adına ulusal çıkarlarından feragat etmekle yükümlüdür.
- CSiyaset ve ahlak birbirini tamamen dışlayan alanlardır ve bir devlet adamı kararlarında ahlaki kaygılara asla yer vermez.
- DUluslararası hukuk kuralları, devletlerin dış politikadaki ahlaki sorumluluklarının yegane ve değişmez kaynağıdır.
- EBir ulusun kendi tikel ahlaki değerleri, tüm dünya için geçerli olan evrensel ahlak yasalarıyla özdeş kabul edilmelidir.
Answer
Siyasal eylemin ahlaki niteliği, soyut ve evrensel ilkelerden ziyade eylemin somut siyasal sonuçlarına göre değerlendirilir.
Doğru seçenek, Morgenthau'nun dördüncü ilkesini tam olarak açıklar. Klasik realizmde evrensel ahlaki ilkeler reddedilmez; ancak bu ilkelerin devletlerin eylemlerine 'zaman ve mekan' süzgecinden geçirilmeden doğrudan uygulanamayacağı savunulur. Bu süzgecin adı 'ihtiyat'tır. İhtiyat, siyasal eylemin ahlaki önemini, o eylemin somut dünyadaki olası siyasal sonuçlarıyla (örneğin devletin varlığını koruması) ilişkilendirir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İhtiyat (Prudence) ve Siyasal Ahlak
Hints
1
Morgenthau'nun dördüncü ilkesindeki 'ihtiyat' kavramına odaklanın.
2
Realizmde bir eylemin 'iyi' olup olmadığı, o eylemin niyetinden çok doğurduğu sonuçlarla ilgilidir.
Practice More
Morgenthau'nun 5. ilkesi olan 'tikel ahlaki emeller ile evrensel yasalar arasındaki fark' konusunu inceleyerek realizmin ideoloji eleştirisini derinleştirin.
Estimated Time:1m 15s