Question

Difficulty: MediumBirleşmiş Milletler Çerçevesinde Çözüm

Birleşmiş Milletler (BM) üyesi iki devlet arasında başlayan ve uluslararası barışı açıkça tehdit eden silahlı çatışmalara müdahale amacıyla toplanan Güvenlik Konseyi'nde, daimi üyelerden birinin veto hakkını kullanması nedeniyle herhangi bir karar alınamamıştır. Yaşanan bu tıkanıklık üzerine uyuşmazlık, 1950 tarihli 'Barış İçin Birleşme (Uniting for Peace)' kararı çerçevesinde Genel Kurul'un acil özel oturumuna taşınmıştır.

BM Antlaşması'nın kurumsal yapısı ve organların yetki dağılımı dikkate alındığında, bu uyuşmazlığın çözümü bağlamında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Genel Kurul, barışın tesisi için silahlı güç kullanımını da içerebilecek kolektif önlemleri üye devletlere tavsiye edebilir; ancak Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm kararlarından farklı olarak bu nitelikteki kararlar üye devletler açısından hukuken bağlayıcı değildir.Answer
  2. B
    Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin vetosuyla kilitlendiğinde, Genel Kurul otomatik olarak Antlaşma'nın VII. Bölümü kapsamındaki icrai yetkileri devralır ve üye devletleri bağlayan kesin askeri yaptırım kararları alır.
  3. C
    Güvenlik Konseyi'nin uyuşmazlığın barışçıl çözümü amacıyla Antlaşma'nın VI. Bölümü çerçevesinde önceden aldığı kararlar, tıpkı VII. Bölüm kararları gibi ilgili devletler üzerinde mutlak bir hukuki bağlayıcılığa sahiptir.
  4. D
    Genel Kurul'un Barış İçin Birleşme prosedürü kapsamında uyuşmazlığa müdahil olması, Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisini kendiliğinden zorunlu hale getirerek çatışan tarafları yargısal çözüme mecbur bırakır.
  5. E
    BM Antlaşması uyarınca, Güvenlik Konseyi'nde veto kullanılarak tıkanıklık yaşansa dahi, Genel Kurul uluslararası barışın korunmasına dair silahlı güç kullanımını içeren hiçbir tavsiye kararında bulunamaz.

Answer

Doğru seçenek, Genel Kurul'un Barış İçin Birleşme kararı uyarınca silahlı güç kullanımını da içerecek tavsiyelerde bulunabileceğini ancak bu kararların Güvenlik Konseyi'nin VII. Bölüm kararları gibi hukuken bağlayıcı olmadığını belirten ifadedir.
BM kurumsal yapısında uluslararası barış ve güvenliğin korunmasından birinci derecede sorumlu organ Güvenlik Konseyi'dir (Madde 24). Konsey'in VII. Bölüm kapsamında aldığı yaptırım kararları üye devletler için hukuken bağlayıcıdır (Madde 25). Konsey'in veto nedeniyle kilitlenmesi durumunda Genel Kurul'un 'Barış İçin Birleşme (Uniting for Peace)' kararı gereğince devreye girmesi mümkündür. Ancak Genel Kurul'un bu çerçevede kuvvet kullanmayı da içerecek şekilde alacağı kararlar, Güvenlik Konseyi kararlarından farklı olarak bağlayıcı nitelikte bir emir değil, üye devletlere yönelik bir 'tavsiye' mahiyetindedir.

Step-by-Step Solution

1
Güvenlik Konseyi'nin BM Antlaşması'ndaki yetki türlerini (VI. ve VII. Bölüm) analiz etmek.
Güvenlik Konseyi, VI. Bölüm (Barışçıl Çözüm) kapsamında sadece 'tavsiye' kararları alırken, VII. Bölüm (Barışın Tehdidi, Bozulması ve Saldırı) kapsamında hukuken 'bağlayıcı' yaptırım kararları alabilir.
Organların karar alma mekanizmalarının ve kararların hukuki niteliğinin belirlenmesi uyuşmazlığın çözümü için temel teşkil eder.
2
Genel Kurul'un yetkilerini ve 'Barış İçin Birleşme' (1950) kararının sınırlarını değerlendirmek.
BMGK, veto nedeniyle uluslararası barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremezse, Genel Kurul toplanarak kuvvet kullanmayı da içeren kolektif önlemler alınmasını 'tavsiye' edebilir.
Genel Kurul'un BMGK'nın yerine geçip geçemeyeceğinin ve alacağı kararların bağlayıcılık düzeyinin tespit edilmesi gerekir.
3
Seçeneklerdeki organ-yetki eşleştirmelerini BM Antlaşması normlarına göre doğrulamak.
Genel Kurul'un aldığı kararların hiçbir şekilde BMGK'nın VII. Bölüm kararları gibi bağlayıcı icrai niteliğe dönüşmeyeceği tespit edilerek diğer seçenekler elenir.
Yanlış seçenekler, organların yetki sınırlarını ihlal eden hukuki varsayımlar içermektedir.

Key Concept

BM Organlarının Yetki Dağılımı ve Kararların Bağlayıcılığı
Rate this question