A Devleti'nin bir kamu iktisadi teşebbüsü olan ve tüm yönetimi devlet tarafından atanan "A-Lojistik", B Devleti'nde faaliyet gösteren özel bir tersane ile A Devleti'nin deniz aşırı askeri üslerine ikmal sağlamak amacıyla kullanılacak standart kargo gemilerinin periyodik bakımı ve onarımı için uzun süreli bir hizmet sözleşmesi akdetmiştir. Sözleşmeden doğan bir alacak uyuşmazlığı nedeniyle B Devleti mahkemelerinde açılan davada A Devleti; sözleşmenin konusunun doğrudan askeri operasyonların sürekliliği ve milli savunma ile ilgili olduğunu, bu nedenle "acta jure imperii" kapsamında yargı bağışıklığından yararlanması gerektiğini savunmuştur.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin (restrictive immunity) esas alındığı günümüz uluslararası hukuk pratiği dikkate alındığında, bu uyuşmazlıkta mahkemenin izlemesi gereken hukuki yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
- İşlemin "askeri ikmal" gibi egemen bir amaca (purpose) hizmet etmesi, işlemin bir "gemi bakım sözleşmesi" olan ticari niteliğini (nature) değiştirmeyeceğinden; "nitelik testi" uyarınca A Devleti'nin bağışıklık talebi reddedilmelidir.Answer
- BMilli savunma ve askeri operasyonların desteklenmesi gibi devletin varoluşsal fonksiyonlarıyla ilgili her türlü sözleşme, niteliğine bakılmaksızın "amaç testi" gereği yargı bağışıklığına tabi tutulmalıdır.
- C"A-Lojistik" şirketinin devletten ayrı bir tüzel kişiliğinin olması, işlemin niteliği veya amacından bağımsız olarak, devletin yargı bağışıklığından yararlanmasını hukuken imkansız kılar.
- DBakım onarım hizmetinin B Devleti sınırları içinde gerçekleştirilmesi, uyuşmazlığın bir egemenlik tasarrufu olarak kabul edilmesini sağlar ve bu durum mutlak bağışıklığı devreye sokar.
- EUluslararası teamül hukukuna göre, yabancı bir devletin bir başka devlet mahkemesinde yargılanabilmesi için uyuşmazlık konusu sözleşmede B Devleti hukukunun uygulanacağının açıkça kararlaştırılmış olması zorunludur.