Question

Difficulty: MediumAlexander Wendt ve Anarşinin İnşası

Kenneth Waltz öncülüğündeki neorealizm, anarşinin uluslararası sistemin değişmez bir özelliği olduğunu ve devletleri zorunlu olarak 'kendi başının çaresine bakma' (self-help) politikasına ittiğini savunur. Bu yapısal determinizmi eleştiren Alexander Wendt ise 'Anarşi, devletlerin ondan ne anladığıdır' (Anarchy is what states make of it) teziyle sosyal inşacılığın (konstrüktivizm) en önemli kavramsal çerçevelerinden birini ortaya koymuştur.

Alexander Wendt'in bu temel yaklaşımı dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi inşacı anarşi anlayışını doğru yansıtmaktadır?

  1. A
    Anarşi, uluslararası alanda kalıcı bir barışın sağlanmasını imkânsız kılan, devletler arasındaki mutlak bir kaos ve kargaşa durumudur.
  2. B
    Uluslararası sistemdeki anarşik yapı, temelde karar vericilerin sahip olduğu bencil insan doğasının doğrudan ve değişmez bir yansımasıdır.
  3. 'Kendi başının çaresine bakma' pratiği, anarşinin mantıksal bir sonucu değil, devletlerin tarihsel süreçteki karşılıklı sosyal etkileşimleriyle inşa ettikleri bir durumdur.Answer
  4. D
    Uluslararası anarşi aktörlerin davranışlarından bağımsız, tek yönlü belirleyici bir yapıdır ve devletler bu maddi yapıya edilgen biçimde uyum sağlamak zorundadır.
  5. E
    Anarşinin devletlerin algısına bağlı olması, gücün ve ulusal çıkarların tamamen önemsizleştiği ütopyacı bir dünya devletinin kurulabileceğini kanıtlar.

Answer

'Kendi başının çaresine bakma' pratiğinin, anarşinin mantıksal bir sonucu değil, devletlerin tarihsel süreçteki karşılıklı sosyal etkileşimleriyle inşa ettikleri bir durum olduğunu belirten ifadedir.
Alexander Wendt'in sosyal inşacı teorisinde anarşi, devletlere ne yapmaları gerektiğini kesin olarak dikte eden maddi ve değişmez bir yapı değildir. 'Kendi başının çaresine bakma' (self-help) ilkesi anarşinin doğal veya mantıksal bir sonucu değil, devletlerin birbirleriyle olan tarihsel pratikleri ve sosyal etkileşimleri sonucunda inşa ettikleri bir kurumdur. Wendt, anarşinin doğasının devletlerin birbirlerini algılayış biçimlerine (düşman, rakip veya dost) göre farklı kültürler (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) üretebileceğini savunur. Bu bağlamda anarşik yapı verili değil, aktörlerin eylemleriyle kurulan sosyal bir gerçekliktir.

Step-by-Step Solution

1
Neorealizmin anarşi varsayımını ve Wendt'in buna getirdiği sosyal inşacı eleştiriyi analiz etmek.
Neorealizm anarşiyi değişmez ve aktörleri çıkarlarını maksimize etmeye zorlayan maddi bir yapı olarak görürken, Wendt anarşinin doğasının devletlerin etkileşimleriyle şekillendiğini ortaya koyar.
Wendt'in 'Anarşi devletlerin ondan ne anladığıdır' tezinin merkezinde, anarşik yapının verili olmaması ve devlet ilişkilerini mekanik şekilde belirlememesi yatar.
2
Seçeneklerde, inşacılığın 'fail ve yapının karşılıklı inşası' (co-constitution) ilkesini yansıtan doğru ifadeyi tespit etmek.
Doğru ifade, anarşinin zorunlu olarak 'self-help' yaratmadığını, bunun devletlerin pratikleriyle oluşan sosyal bir yapı olduğunu savunan seçenektir.
Wendt'e göre anarşi kendi başına çatışma yaratmaz; devletler birbirlerine düşmanca davranarak (veya dostane davranarak) farklı anarşi kültürlerini kendileri inşa eder.

Key Concept

Alexander Wendt ve Anarşinin İnşası (Konstrüktivist Anarşi Kültürleri)
Rate this question