Question

Difficulty: HardÇoğulculuk (Plüralizm) ve Dayanışmacılık (Solidarizm) Tartışması

İngiliz Okulu (English School) kuramsal çerçevesinde, uluslararası toplumun 'ahlaki bir topluluk' mu yoksa 'işlevsel bir birliktelik' mi olduğu sorunsalı ekseninde gelişen çoğulculuk (plüralizm) ve dayanışmacılık (solidarizm) tartışması düşünüldüğünde; dayanışmacı yaklaşımı çoğulcu yaklaşımdan ayıran temel ontolojik kabul aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Uluslararası hukukun temel öznelerinin devletlerden ziyade bireyler olduğunu ve devlet egemenliğinin ancak temel insan haklarının korunması şartıyla meşruiyet kazanacağını savunmasıAnswer
  2. B
    Uluslararası düzenin korunması için devletlerin ahlaki ve siyasi çeşitliliğine saygı duyulması gerektiğini ve müdahale yasağının mutlak bir kural olarak kalması gerektiğini vurgulaması
  3. C
    Uluslararası ilişkileri salt güç mücadelesinden ibaret bir 'sistem' olarak görmesi ve iş birliğinin ancak hegemonik bir güç eliyle mümkün olabileceğini ileri sürmesi
  4. D
    Machiavelli geleneğini takip ederek, uluslararası toplumun sadece ortak çıkarlar doğrultusunda hareket eden devletlerin oluşturduğu mekanik bir yapı olduğunu iddia etmesi
  5. E
    Devlet egemenliğini tamamen reddederek, uluslararası toplumu merkezi bir dünya hükümetine doğru evrilmesi gereken geçici bir aşama olarak tanımlaması

Answer

Dayanışmacı yaklaşım, uluslararası hukukun özneleri olarak bireyleri kabul eder ve egemenliği insan haklarının korunması şartına bağlayarak çoğulculuktan ayrılır.
Doğru yanıt olan ifade, dayanışmacı (solidarist) yaklaşımın en temel ayırt edici özelliğini belirtmektedir. Dayanışmacılar, uluslararası toplumu sadece devletlerin bir arada yaşaması için kurallar bütünü olarak değil, bireylerin haklarının korunduğu ahlaki bir yapı olarak görürler. Bu bağlamda, egemenlik 'sorumluluk olarak egemenlik' (sovereignty as responsibility) anlayışına evrilir ve uluslararası hukukun birincil odağı bireyler olur.

Step-by-Step Solution

1
İngiliz Okulu'ndaki temel kavramsal ayrımı analiz etme
Çoğulculuk devletlerin bir arada yaşamasını (order) hedeflerken, dayanışmacılık bireysel adaleti (justice) ve insan haklarını merkeze alır.
Sorunun sorduğu ontolojik farkın temelini bu öncelik değişimi oluşturur.
2
Egemenlik kavramının her iki yaklaşım için anlamını karşılaştırma
Çoğulculukta egemenlik 'müdahale etmeme' kuralıyla korunan mutlak bir değerdir; dayanışmacılıkta ise egemenlik, halkın refahı ve hakları için devlete verilmiş bir 'emanet' (trust) niteliğindedir.
Uluslararası toplumun mahiyetindeki bu değişim, insani müdahale gibi pratiklerin meşruiyet zeminini belirler.
3
Seçenekleri bu kuramsal farklar doğrultusunda değerlendirme
Bireyleri hukukun öznesi yapan ve egemenliği koşullu hale getiren seçeneğin dayanışmacılığın özünü temsil ettiği sonucuna ulaşılır.
Çoğulculuk 'devletler toplumu'na (society of states), dayanışmacılık ise 'dünya toplumu'na (world society) daha yakındır.

Key Concept

Dayanışmacı (Solidarist) Uluslararası Toplum Yaklaşımı

Practice More

Hedley Bull'un 'Anarşik Toplum' eserinde çoğulculuğa yakın dururken, Nicholas Wheeler gibi isimlerin dayanışmacılığı nasıl geliştirdiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question