Birbirine komşu olan üç devlet, aralarındaki sınır aşan nehirlerde seyreden ticari gemilerden on yıllar boyunca karşılıklı olarak herhangi bir geçiş ücreti almamış ve bu yönde istikrarlı bir uygulama geliştirmişlerdir. Ancak bu devletlerin kendi aralarındaki diplomatik yazışmalarda, söz konusu muafiyetin tamamen "iyi komşuluk ilişkileri ve siyasi nezaket" (comitas gentium) çerçevesinde sürdürüldüğü, tarafların bu yönde hukuki bir bağlayıcılık hissetmedikleri açıkça vurgulanmıştır. İlerleyen yıllarda devletlerden birinin geçiş ücreti talep etmeye başlaması üzerine çıkan uyuşmazlıkta, diğer devletler uluslararası teâmül (yapılageliş) hukukunun ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Buna göre, uluslararası yargı organının bu uyuşmazlıkta bağlayıcı bir teâmül kuralının oluşmadığına hükmetmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Aİlgili uygulamanın, uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırılık teşkil etmesi ve hiyerarşik olarak batıl sayılması
- Devlet uygulamasının hukuki bir zorunluluk inancıyla (opinio juris) değil, yalnızca uluslararası nezaket kuralları gereği yerine getirilmiş olmasıAnswer
- CGeliştirilen bu pratiğin, yardımcı kaynak niteliğindeki uluslararası yargı kararları veya doktrin tarafından henüz asli bir kural olarak tasdik edilmemiş olması
- DUyuşmazlık konusu sınır aşan nehrin tamamen ulusal yetki alanına dâhil bir iç su statüsünde kabul edilmesi ve uluslararası hukukun kapsamı dışında kalması
- EGeçiş ücreti muafiyetinin uygulanabilmesi için hakkaniyet ve nisfet kuralı (ex aequo et bono) gereği tarafların özel ve açık rızasının bulunmaması