İngiliz Okulu düşünürleri, uluslararası ilişkiler disiplininde özellikle 1960'larda Amerikan akademisine hâkim olan davranışsalcı ve pozitivist dalgaya sert eleştiriler getirerek 'Klasik Yaklaşım'ı savunmuşlardır. Okulun önde gelen isimlerinden Hedley Bull ve Martin Wight, uluslararası alanın salt mekanik bir etkileşim uzayı olarak formüle edilemeyeceğini ileri sürerek ontolojik bir genişlemeye gitmişlerdir.
Buna göre, İngiliz Okulu'nun benimsediği metodolojik tercih ile temel ontolojik varsayımları (özellikle sistem, toplum ve anarşi kavramlarına bakışı) arasındaki ilişkiyi en doğru şekilde açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
- Uluslararası alanın salt güç dengesine dayalı bir 'sistem' olmaktan çıkıp, ortak değer ve kurallarla örülü bir 'toplum'a dönüşmesinin, pozitivist nicel yöntemlerle değil; diplomatik tarih, hukuk ve felsefeyi merkeze alan Grotiusçu (rasyonalist) bir yaklaşımla anlaşılabileceğinin savunulması.Answer
- BUluslararası sistem ile uluslararası toplumun eşanlamlı yapısal olgular olarak kabul edilmesi ve bu mekanik yapının incelenmesinde yalnızca Machiavellici güç dağılımı ölçümlerinin geçerli bilimsel yöntem sayılması.
- CDevletlerin egemenlik haklarını ve uluslararası düzeni korumaya yönelik çoğulcu (plüralist) pratiklerin tamamen reddedilerek, metodolojik olarak yalnızca evrensel insan haklarını dayatan devrimci (Kantçı) dayanışmacı politikaların analiz birimi olarak görülmesi.
- DMartin Wight'ın üçlü geleneğinde yer alan rasyonalizm yaklaşımının ontolojik olarak dışlanarak, uluslararası düzenin tamamen realist doğa durumu ile açıklanabileceği varsayımına dayanan katı yapısalcı bir metodolojinin benimsenmesi.
- EAnarşinin uluslararası alanda kaçınılmaz bir mutlak düzensizlik ve kaos yarattığı varsayımıyla, İngiliz Okulu'nun metodolojik önceliğini bu kaosu ortadan kaldıracak uluslarüstü (supranasyonel) bir otoritenin istatistiksel modellemelerine vermesi.
Answer
İngiliz Okulu'nun metodolojik tercihini ve ontolojik varsayımlarını en doğru yansıtan ifade; alanın salt bir 'sistem' olmaktan çıkıp 'toplum'a dönüşmesinin pozitivist değil, tarih, hukuk ve felsefeyi merkeze alan Grotiusçu (rasyonalist) bir yaklaşımla anlaşılabileceğini belirten seçenektir.
İngiliz Okulu'nun (özellikle Hedley Bull ve Martin Wight ekseninde) temel argümanı, devletlerin salt bilardo topları gibi çarpışan varlıklar olmadığı, aksine ortak değerler ve kurallar inşa eden bir 'Uluslararası Toplum' yarattıklarıdır. Bu rasyonalist (Grotiusçu) ontolojik kavrayış, doğası gereği ampirik/pozitivist Amerikan davranışsalcılığı ile ölçülemez. Bunun yerine, okulun 'Klasik Yaklaşım' olarak adlandırdığı uluslararası hukuk, diplomatik tarih ve siyaset felsefesi yöntemleriyle incelenmesi gerekir. İlgili seçenek bu metodolojik ve ontolojik bütünselliği eksiksiz yansıtmaktadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İngiliz Okulu'nda Klasik Metodoloji ve Uluslararası Toplum (Grotiusçu Rasyonalizm) İlişkisi