Günümüz uluslararası hukuk uygulamalarında genel kabul gören "sınırlı yargı bağışıklığı" (restrictive immunity) teorisi uyarınca, bir devletin yabancı bir devlet mahkemesinde yargı bağışıklığından yararlanıp yararlanamayacağı hangi temel ayrıma göre belirlenmektedir?
- Yapılan işlemin niteliği (egemenlik tasarrufu veya ticari/özel hukuk işlemi olması)Answer
- BDevletin yabancı ülkedeki tüm faaliyetlerinde mutlak ve istisnasız dokunulmazlığa sahip olması
- Cİşlemin uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) uygun olup olmaması
- Dİşlemi gerçekleştiren devlet görevlisinin diplomatik pasaporta sahip olup olmaması
- Eİlgili uyuşmazlığın tüm insanlığa karşı işlenen bir suç (evrensellik ilkesi) kapsamında olması
Answer
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisine göre belirleyici olan, yapılan işlemin niteliğidir (egemenlik tasarrufu veya ticari işlem ayrımı).
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi, devletlerin uluslararası alanda sadece "egemen" sıfatıyla yaptıkları işlemlerin (acta jure imperii) yargı bağışıklığından yararlanması gerektiğini, özel bir kişi gibi yaptıkları ticari veya özel hukuk işlemlerinin (acta jure gestionis) ise yerel mahkemelerin yargı yetkisine tabi olması gerektiğini savunur. Bu nedenle temel ayrım, işlemin niteliğidir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Jure Imperii - Jure Gestionis Ayrımı)
Hints
1
Devletlerin sadece 'egemen' güçlerini kullandıkları alanlarda mı yoksa 'ticaret yapan bir şirket' gibi davrandıkları alanlarda mı bağışık olmaları gerektiğini düşünün.
2
Uluslararası hukukta 'jure imperii' (egemenlik işlemleri) ve 'jure gestionis' (ticari işlemler) kavramları arasındaki ayrımı anımsayın.
Practice More
Devletin icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları inceleyerek, yargılamadan bağışıklık olsa bile kararın uygulanmasında (haciz vb.) farklı kuralların işlediğini görebilirsiniz.
Estimated Time:45s