Question

Difficulty: Very hardSaldırgan Realizm (Ofansif Realizm)

Uluslararası ilişkiler teorisinde, devletlerin anarşik bir sistemde kendi güvenliklerini nasıl sağlayacakları konusunda yapısal realizm (neorealizm) içinde derin bir ayrım bulunur. Bir yaklaşıma göre, sistem devletleri statükocu olmaya ve yalnızca mevcut güç dengesini korumaya zorlarken; diğer bir yaklaşım, devletlerin niyetleri konusundaki 'radikal belirsizliğin' ve hücum yeteneğinin varlığının, aktörleri sürekli bir güç maksimizasyonu arayışına ittiğini savunur. Bu ikinci yaklaşıma göre, nihai güvenlik ancak hegemonya kurarak sağlanabilir ve rasyonel bir büyük güç, maliyet-fayda analizi uygun olduğunda güç artırma fırsatlarını asla kaçırmamalıdır.

Saldırgan (ofansif) realizm olarak adlandırılan bu ikinci yaklaşımın temel varsayımları ve nedensel mantığı göz önüne alındığında, aşağıdaki stratejik tercihlerden hangisi bu teori tarafından 'beklenmeyen' veya 'sistemik rasyonaliteye aykırı' bir devlet davranışı olarak değerlendirilir?

  1. Küresel bir gücün, rakiplerinde güvenlik ikilemini tetiklememek ve aleyhine bir dengeleyici koalisyonun oluşmasını önlemek amacıyla, maliyeti düşük bir askeri genişleme fırsatından bilinçli olarak feragat etmesiAnswer
  2. B
    Bir bölge hegemonunun, kendi nüfuz alanı dışındaki kritik bir coğrafyada yeni bir hegemonun yükselişini engellemek üzere, o bölgedeki zayıf devletlere askeri destek vererek 'denizaşırı dengeleyici' (offshore balancer) konumuna geçmesi
  3. C
    Bir devletin, dahil olduğu bir serbest ticaret anlaşmasının her iki tarafın da refahını artırmasına (mutlak kazanç) rağmen, rakibinin elde ettiği göreli avantajı uzun vadeli bir beka tehdidi olarak algılayıp işbirliğini sonlandırması
  4. D
    Mevcut uluslararası sistemdeki en güçlü devletin bile diğer aktörlerin gelecekteki niyetlerinden emin olamaması nedeniyle, beka kaygısını dindirmek için sürekli olarak saldırı (hücum) kapasitesini tahkim etmesi
  5. E
    Uluslararası bir kriz durumunda büyük bir gücün, çatışmayı çözmek için uluslararası kurumların bağlayıcılığına güvenmek yerine, sorunu kendi maddi güç kapasitesi ve caydırıcılık unsurları üzerinden çözmeye öncelik vermesi

Answer

Küresel bir gücün, koalisyonları önlemek için güç artırma fırsatından gönüllü olarak feragat etmesi eylemi saldırgan realizm tarafından irrasyonel olarak değerlendirilir.
Doğru eylemi içeren seçenek, devletlerin güç maksimizasyonundan 'bilinçli feragat' etmesini tanımlamaktadır. John Mearsheimer'ın Saldırgan Realizm teorisine göre devletler, niyetler hakkındaki derin belirsizlik nedeniyle her zaman en kötü senaryoya göre hareket etmek zorundadır. Rakiplerde güvenlik ikilemi yaratmamak için güç artırma fırsatını tepmek (statükoculuk), Kenneth Waltz'un Savunmacı Realizmi için rasyonel bir tavır olsa da, Saldırgan Realizm tarafından sistemin yapısal teşviklerini okuyamamak ve kendi güvenliğini tehlikeye atmak (irrasyonel davranış) olarak değerlendirilir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki teorik varsayımları analiz etmek
Metinde açıklanan teorinin, niyet belirsizliği ve güç maksimizasyonu vurgularıyla 'Saldırgan (Ofansif) Realizm' olduğu ve devletlerden sürekli genişleme (hegemonya arayışı) beklediği tespit edilir.
Hangi davranışın teoriye aykırı olduğunu bulmak için öncelikle teorinin normatif beklentilerini (rasyonalite tanımını) netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki devlet davranışlarını Saldırgan Realizmin nedensel mantığı ile test etmek
Güvenlik ikilemini kışkırtmamak için uygun maliyetli güç artırma fırsatından kaçınma davranışının bu teorinin rekabetçi doğasına aykırı olduğu bulunur.
Saldırgan realizm, güç biriktirme fırsatını tepen devletlerin sistem tarafından uzun vadede cezalandırılacağını; statükocu veya kendini sınırlayan politikaların (Waltz'un aksine) beka için ölümcül bir hata olduğunu savunur.

Key Concept

Saldırgan Realizmde Güç Maksimizasyonu ve Niyet Belirsizliği
Estimated Time:1m 30s
Rate this question