Question

Difficulty: MediumUluslararası Yargı Kararları (İçtihatlar)

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), iki devlet arasındaki kıta sahanlığı sınırlandırmasına ilişkin bir davada belirli bir hukuki metodu benimseyerek karar vermiştir. Daha sonra başka bir devlet, kendi komşusuyla yaşadığı benzer bir uyuşmazlıkta bu Divan kararının "bağlayıcı bir emsal (stare decisis)" oluşturduğunu ve doğrudan hukuki bir kural olarak kendi uyuşmazlıklarına da uygulanması gerektiğini iddia etmiştir. UAD Statüsü'nün 38. maddesi ve uluslararası yargı kararlarının niteliği dikkate alındığında, bu devletin iddiasının hukuki geçerliliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Uluslararası yargı kararları hukuk kurallarının belirlenmesinde yardımcı bir kaynaktır ve verilen karar yalnızca davanın tarafları ile o özel uyuşmazlık bakımından bağlayıcıdır.Answer
  2. B
    Divan kararları, uluslararası antlaşmalarla eşit düzeyde asli bir kaynak olup benzer tüm uyuşmazlıklarda diğer devletler için de kesin bağlayıcılığa sahiptir.
  3. C
    Divan kararları uluslararası teamül hukukunu kendiliğinden ilga ettiği için, ortaya çıkan yeni içtihat tüm uluslararası toplum için derhal uyulması zorunlu bir kurala dönüşür.
  4. D
    Tarafların açık rızasına dayanılarak hakkaniyet ve nisfet (ex aequo et bono) çerçevesinde verilmiş olan her Divan kararı, diğer devletler için evrensel hukukun genel ilkesi kabul edilir.
  5. E
    UAD'nin yargı yetkisi tüm Birleşmiş Milletler üyeleri için zorunlu olduğundan, verilen bir karar statü gereği üye olan bütün devletlerin uyuşmazlıklarına doğrudan tatbik edilir.

Answer

Uluslararası yargı kararlarının asli değil yardımcı bir kaynak olduğunu ve kararların yalnızca davanın taraflarını bağladığını ifade eden seçenektir.
UAD Statüsü'nün 38. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, yargı kararları hukuk kurallarının saptanmasında 'yardımcı bir araç' (subsidiary means) niteliğindedir. Ayrıca Statü'nün 59. maddesi, Divan kararlarının sadece uyuşmazlığın tarafları için ve o özel durum bakımından bağlayıcı olduğunu açıkça düzenler. Bu nedenle uluslararası hukukta 'stare decisis' (bağlayıcı emsal) kuralı geçerli değildir. Verilen kararlar yol gösterici olmakla birlikte diğer devletler için bağlayıcı asli bir hukuk normu oluşturmaz.

Step-by-Step Solution

1
UAD Statüsü Madde 38'de sayılan hukuk kaynaklarını ve yargı kararlarının bu hiyerarşideki yerini belirle.
Yargı kararları (içtihatlar) ve doktrin (öğreti), asli kaynaklar (antlaşmalar, teamül, hukukun genel ilkeleri) değil, hukuk kurallarının belirlenmesinde 'yardımcı kaynaklar'dır.
Soruda Divan kararının doğrudan ve bağlayıcı bir kural (asli kaynak) gibi ileri sürülüp sürülemeyeceği sorgulanmaktadır.
2
UAD Statüsü Madde 59 hükmü çerçevesinde 'stare decisis' (bağlayıcı emsal) kuralının uluslararası hukuktaki geçerliliğini değerlendir.
UAD Statüsü'ne göre Divan'ın kararları, yalnızca uyuşmazlığın tarafları için ve o özel dava (olay) bakımından bağlayıcıdır. Başka devletler için doğrudan bir emsal teşkil etmez.
İddia sahibi devletin Divan kararını kendi davasına bağlayıcı bir emsal olarak uygulatmaya çalışmasının hukuki zeminini test etmek için gereklidir.
3
Seçenekleri bu iki temel ilke (yardımcı kaynak olma ve sadece tarafları bağlama) ışığında analiz et.
Kararların yardımcı kaynak niteliğinde olduğunu ve sadece davanın taraflarını bağladığını belirten seçenek doğru hukuki durumu yansıtmaktadır.
Asli kaynak, teamülü ilga etme veya genel rıza gibi yanıltıcı ifadeler içeren diğer seçeneklerin elenmesini sağlar.

Key Concept

Uluslararası yargı kararlarının yardımcı kaynak niteliği ve nispiliği (UAD Statüsü Madde 38 ve 59)
Estimated Time:1m 15s
Rate this question