yaşında kadın hasta; aniden başlayan nefes darlığı, batıcı yan ağrısı ve hemoptizi şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde gün önce geçirilmiş majör abdominal cerrahi öyküsü saptanıyor. Yapılan fizik muayenede; nabız /dk, tansiyon arteriyel mmHg, solunum sayısı /dk ve oksijen satürasyonu olarak ölçülüyor. Yapılan ön değerlendirmede Wells skoru "yüksek klinik olasılık" ( puan) olarak hesaplanan hastada, istenen D-dimer düzeyi ng/mL (Normal: ng/mL) olarak saptanıyor. Bu hastanın takip ve yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?
- AD-dimer sonucu eşik değerin altında olduğu için pulmoner tromboemboli tanısı dışlanmalı ve ayırıcı tanıdaki diğer nedenlere odaklanılmalıdır.
- Wells skoru yüksek olan hastalarda D-dimer'in negatif prediktif değeri düşük olduğundan, sonuca bakılmaksızın pulmoner BT anjiyografi ile ileri inceleme yapılmalıdır.Answer
- CHasta hemodinamik olarak stabil (normotansif) olduğu için kesin tanı konulana kadar düşük molekül ağırlıklı heparin başlanması kontrendikedir.
- DEkokardiyografide sağ ventrikül yüklenme bulguları saptanması durumunda, kan basıncı normal olsa dahi acil sistemik trombolitik tedavi endikasyonu doğar.
- EBu tablo kronikleşir ve WHO Grup 1 pulmoner hipertansiyon gelişirse, vazoreaktivite testinden bağımsız olarak ilk tercih tedavi her zaman yüksek doz kalsiyum kanal blokerleridir.
Answer
Wells skoru yüksek olan hastalarda D-dimer negatif olsa dahi pulmoner BT anjiyografi ile ileri inceleme yapılmalıdır.
Pulmoner emboli şüphesinde Wells skoru yüksek () olan hastalarda D-dimer testinin tanı dışlatıcı değeri yoktur. Bu hastalarda prevalans çok yüksek olduğu için negatif bir D-dimer sonucu klinik olarak anlamlı bir dışlama sağlamaz ve vakit kaybetmeden pulmoner BT anjiyografi gibi kesin tanı yöntemlerine başvurulmalıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Pulmoner Emboli Tanı Algoritmasında Klinik Olasılığın Önemi
Estimated Time:2m 0s