Kanser tedavisinde kullanılan hedefe yönelik ajanlar ve immün kontrol noktası inhibitörleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Anti-PD-1 antikorları (nivolumab, pembrolizumab), aktif T-hücreleri üzerindeki reseptörlere bağlanarak tümör mikroçevresindeki (efektör faz) immün baskılanmayı ortadan kaldırır.Answer
- BMonoklonal antikorlar hücre içine girerek kinaz domainlerini inhibe ederken, küçük molekül inhibitörleri (TKI) sadece hücre dışı ligandlara bağlanarak etki gösterir.
- CPD-L1 ekspresyon düzeyi ölçümü, klinik pratikte CEA veya CA-125 gibi sağlıklı bireylerde rutin kanser taraması amacıyla kullanılan bir biyobelirteçtir.
- Dİmmün kontrol noktası inhibitörlerinin neden olduğu hipofizit ve dermatit gibi tablolar, aslında tümörün kendisinin salgıladığı ektopik hormonlara bağlı klasik paraneoplastik sendromlardır.
- EAnti-PD-1 ve anti-CTLA-4 ajanlar, geniş spektrumlu antibiyotikler gibi doğrudan bakteriyel hücre duvarı sentezini de inhibe ederek tedavi sırasında enfeksiyon riskini azaltır.
Answer
Anti-PD-1 antikorlarının T-hücreleri üzerindeki reseptörlere bağlanarak efektör fazda (tümör mikroçevresinde) immün baskılanmayı kaldırdığı ifadesi doğrudur.
Anti-PD-1 ajanlar (nivolumab ve pembrolizumab), T-hücrelerinin yüzeyindeki PD-1 reseptörüne bağlanarak tümör hücreleri üzerindeki PD-L1/L2 ligandlarıyla etkileşimi engeller. Bu etkileşim normalde T-hücresini inhibe eden bir 'fren' görevi görür; blokaj sayesinde T-hücresi yeniden aktive olur ve bu olay esas olarak tümör dokusunda (efektör faz) gerçekleşir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İmmün kontrol noktası inhibitörlerinin (PD-1/PD-L1) efektör fazda etki göstermesi ve irAE'lerin patofizyolojik mekanizması.
Estimated Time:1m 30s