Ventrikül duvarının histolojik organizasyonu ve uyarının hızla yayılmasından sorumlu olan ileti sistemi elemanları düşünüldüğünde; bu tabakalardaki hücresel yerleşim ve yapısal özellikler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Purkinje lifleri, tipik ventriküler kardiyomiyositlere göre daha geniş çaplıdır, sitoplazmalarında bol miktarda glikojen ve periferik yerleşimli az sayıda miyofibril bulundururlar; ancak bu hücrelerde gelişmiş bir T-tübül sistemi bulunmaz.Answer
- BPurkinje lifleri, kalbin dış yüzeyini örten mezotelyum tabakasının hemen altındaki subepikardiyal bağ dokusu içinde kümelenerek uyarının endokarda doğru ters yönde yayılmasını sağlarlar.
- CKalp kapaklarının temel iskeletini oluşturan ve yoğun Tip II kollajen liflerinden zengin olan 'lamina fibrosa', Purkinje liflerinin kapak dokusu içine sızarak aktif kapak kasılmasını başlattığı ana katmandır.
- DPurkinje hücreleri, uyarının iletimi sırasında ihtiyaç duyulan yüksek ATP üretimi için çok sayıda sıkı paketlenmiş miyofibril ve mitokondri içerirler; bu durum mikroskopta çalışma miyositlerinden daha koyu ve homojen asidofilik boyanmalarına neden olur.
- EAtriyoventriküler kapakların atrium yüzeyinde bulunan proteoglikan zengini 'spongioza' tabakası, ileti sisteminin AV düğümden ventriküllere geçişi sırasında elektriksel izolasyonu sağlayan temel yalıtkan katmandır.
Answer
Purkinje liflerinin kasılabilir miyositlerden daha geniş çaplı olması, bol glikojen ve az miyofibril içermesi ve T-tübül sisteminden yoksun olması doğru olan bilgidir.
Purkinje lifleri, ventriküllerin subendokardiyal tabakasında yer alan, uyarının hızla iletilmesi için modifiye olmuş kardiyomiyositlerdir. Bu hücreler çalışma miyositlerine göre daha büyüktür ve sitoplazmalarında enerji kaynağı olarak bol glikojen depoladıkları için histolojik kesitlerde daha soluk görünürler. En karakteristik özelliklerinden biri, ventriküler çalışma miyositlerinin aksine, gelişmiş bir T-tübül sistemine sahip olmamalarıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Purkinje liflerinin histolojik ayırıcı özellikleri ve subendokardiyal yerleşimi