yaşında bir erkek hasta, sağ diz çevresinde yaklaşık yıldır devam eden, yavaş büyüyen, ağrısız şişlik ve üzerinden zaman zaman iltihaplı akıntı gelen fistül ağızları şikayetiyle başvuruyor. Akıntı örneğinde yapılan incelemede beyaz-sarı renkli, yumuşak kıvamlı granüller saptanıyor. Granüllerin KOH ile ezilerek incelenmesinde çapında hiyalin (şeffaf), septalı hifler ve klamidosporlar izleniyor. Sabouraud dekstroz agarda üretilen kolonilerin mikroskobik incelemesinde, annellidlerden tek tek köken alan, kahverengi renkli, limon şeklinde annellokonidyumlar saptanıyor. Bu tabloya neden olan etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Amfoterisin B'ye karşı intrinsik dirençli olması nedeniyle tedavide genellikle vorikonazol tercih edilir.Answer
- BHistopatolojik incelemede doku içinde 'bakır sikke' (Medlar) cisimciklerinin görülmesi tanı koydurucudur.
- CEtkenin doku formunda hiflerin çevresinde 'asteroid cisimcikleri' (Splendore-Hoeppli fenomeni) görülmesi patognomoniktir.
- DEn önemli ayırıcı laboratuvar özelliği 'de maya, oda ısısında küf fazında üreyen dimorfik bir mantar olmasıdır.
- EHastalık tablosu bir aktinomisetoma örneği olduğu için tedavide yüksek doz Penisilin G tercih edilmelidir.
Answer
Etken olan Scedosporium apiospermum, Amfoterisin B'ye karşı intrinsik direnç gösterir ve tedavisinde vorikonazol tercih edilir.
Scedosporium apiospermum (teleomorfu: Pseudallescheria boydii), eumisetomaların en yaygın etkenlerinden biridir. Kültüründe tipik annellokonidyumlar görülür. Klinik olarak en önemli özelliği, çoğu antifungal ajana ve özellikle Amfoterisin B'ye karşı dirençli olmasıdır. Bu nedenle tedavide vorikonazol ilk seçenek olarak kabul edilir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Scedosporium apiospermum, beyaz granüllü eumisetoma etkenidir ve Amfoterisin B'ye karşı intrinsik dirençlidir.