Question

Difficulty: Very hardGastrointestinal Hormonlar ve Peptitler

Gastrointestinal sistemin regülatör peptidleri; salınım tetikleyicileri, hedef organlardaki özgül reseptör etkileşimleri ve birbirleri üzerindeki geri bildirim (feedback) mekanizmaları ile sindirim sürecini hassas bir şekilde yönetirler. Bu hormonlar ve kontrol mekanizmalarıyla ilgili aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. A
    Antrum lümenindeki pHpH değeri 1.51.5 düzeyine gerilediğinde, D hücrelerinden salınan somatostatin; G hücrelerinden gastrin salınımını hem parakrin hem de endokrin yolla güçlü bir şekilde inhibe eder.
  2. B
    Vagus sinirinin uyarılması, antral G hücrelerinden gastrin salınımını Gastrin Salgılatıcı Peptit (GRP) üzerinden artırırken; aynı zamanda antral D hücrelerini asetilkolin aracılığıyla inhibe ederek gastrin salınımı üzerindeki baskıyı kaldırır.
  3. C
    Gastrinin parietal ve ECL hücreleri üzerinde trofik (büyümeyi uyarıcı) etkisi bulunurken; kolesistokinin (CCK), ekzokrin pankreas dokusunda benzer bir trofik etki göstererek pankreasın büyümesini ve enzim kapasitesini destekler.
  4. GIP (Glikoz bağımlı insülinotropik peptit), duodenum lümenindeki besin içeriğine yanıt olarak K hücrelerinden salınır ve fizyolojik konsantrasyonlarda mide asit salgısını sekretinden daha güçlü şekilde inhibe eden temel enterogastrondur.Answer
  5. E
    İleum ve kolondaki L hücrelerinden salınan Peptit YY (PYY), lümende yağ asitlerinin varlığına yanıt olarak 'ileal fren' mekanizmasını başlatarak mide boşalmasını ve mide asit salgısını yavaşlatır.

Answer

GIP'nin (Glikoz bağımlı insülinotropik peptit) fizyolojik dozlarda mide asit salgısını sekretinden daha güçlü şekilde inhibe ettiği ifadesi yanlıştır; çünkü GIP temel olarak bir inkretindir ve asit üzerindeki inhibitör etkisi sekretin veya CCK kadar baskın değildir.
GIP (Glikoz bağımlı insülinotropik peptit), tarihsel olarak Gastrik İnhibitör Peptit (Gastric Inhibitory Peptide) olarak isimlendirilmiş olsa da, daha sonra yapılan çalışmalar bu hormonun insandaki fizyolojik konsantrasyonlarda mide asit salgısını inhibe etme gücünün oldukça zayıf olduğunu göstermiştir. GIP'nin temel fizyolojik rolü, lümen içeriğine yanıt olarak pankreastan insülin salınımını uyarmak (inkretin etkisi) ve lipid metabolizmasını düzenlemektir. Mide asit salgısını baskılayan en güçlü ve temel enterogastron hormon ise duodenum asiditesine (pH<4.5pH < 4.5) yanıt olarak salınan sekretindir.

Step-by-Step Solution

1
GIP'nin (Glikoz bağımlı insülinotropik peptit) temel fonksiyonunu tanımla.
GIP, duodenum ve jejunumdaki K hücrelerinden salınan, oral glikoza yanıt olarak insülin salgısını artıran bir inkretindir.
Tarihsel olarak Gastrik İnhibitör Peptit denilse de, insülinotropik etkisi daha baskındır.
2
Enterogastron kavramını ve sekretin ile GIP arasındaki farkı karşılaştır.
Sekretin, duodenum asiditesine yanıt olarak salınan ve mide asidini en güçlü şekilde inhibe eden 'gerçek' enterogastrondur.
GIP'nin asit inhibisyonu farmakolojik dozlarda görülürken, sekretin bu işi fizyolojik seviyelerde yapar.
3
Vagal ve hormonal feedback döngülerini analiz et.
Antral somatostatin (D hücreleri) asiditeye bağlı inhibisyonu sağlarken, Vagus bu inhibisyonu asetilkolin ile baskılayarak gastrin (GRP üzerinden) artışını destekler.
Sistemin hem stimülatör (GRP) hem de disinhibitör (ACh via D-cell inhibition) yollarla uyarılması karmaşıktır.

Key Concept

Gastrointestinal hormonların inkretin etkisi (GIP) ile enterogastron etkisi (Sekretin) arasındaki fizyolojik öncelik farkı.

Practice More

İnkretin etkisi bakımından GIP ve GLP-1 arasındaki farkları ve GLP-1'in glukagon üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Rate this question