Bir kadın doğum uzmanı, pelvik organ prolapsusu nedeniyle opere edilen 52 yaşındaki bir hastanın intraoperatif bulgularını değerlendirmektedir. Cerrah, apikal prolapsus tamirinde sacrospinöz ligaman fiksasyonu yerine uterosakral ligaman süspansiyonu tercih etmiştir. Postoperatif dönemde hastada ipsilateral alt ekstremitede hipoestezi ve bacak ağrısı gelişmektedir. Bu komplikasyonun oluşma mekanizması ve anatomik temel düşünüldüğünde, uterosakral ligaman süspansiyonunda hasar görmesi en olası olan yapı hangisidir?
- AN. pudendus (Alcock kanalındaki seyri sırasında)
- BN. obturatorius (foramen obturatoriustan geçişi sırasında)
- CN. ischiadicus (sacrospinöz ligamanın posterior yüzünde seyri sırasında)
- S3 spinal sinir kökü (uterosakral ligamanın sakral ataşman noktasına yakınlığı nedeniyle)Answer
- EN. femoralis (iliopsoas kasının lateral kenarında seyri sırasında)
Answer
S3 spinal sinir kökü, uterosakral ligamanın sakral ataşman noktasına yakınlığı nedeniyle hasar görmüştür.
Uterosakral ligamanlar, apikal vajinanın ve uterusun asılı kalmasını sağlayan DeLancey Seviye 1 destek yapılarıdır. Sakrumun ön yüzüne S2-S4 seviyesinde tutunurlar. Uterosakral ligaman süspansiyonu sırasında bu bölgeye yerleştirilen sütürler S2, S3 veya S4 spinal sinir köklerini tuzaklayabilir ya da hasara uğratabilir. En sık hasar gören kök S3'tür ve klinik olarak ipsilateral bacak ağrısı, hipoestezi ve bazen mesane disfonksiyonu ile kendini gösterir. Bu komplikasyon, uterosakral ligaman süspansiyonunun tanınan nörolojik yan etkisi olup literatürde açıkça tarif edilmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Uterosakral ligamanlar sakrumun ön yüzüne S2-S4 düzeyinde tutunur; bu nedenle uterosakral ligaman süspansiyonu sırasında en çok S3 spinal sinir kökü risk altındadır. Bu komplikasyon, sacrospinöz ligaman fiksasyonunda oluşan N. ischiadicus hasarından farklıdır ve iki prosedürün komplikasyon profillerinin bilinmesi TUS sınavında kritik önem taşır.
Estimated Time:3m 30s