Moleküler Biyoloji

173 questions

Question 141Question

Hücresel transkripsiyon süreçlerini etkileyen inhibitörlerin etki mekanizmaları ve hücre tipine göre gösterdikleri seçicilik tıbbi biyokimyada kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda, bir transkripsiyon inhibitörü olan Aktinomisin D ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: DNA çift sarmalında pürin ve pirimidin bazları (özellikle guanin-sitozin) arasına interkale olarak hem prokaryotik hem de ökaryotik RNA sentezini engeller.

Answer

Aktinomisin D, DNA çift sarmalında baz çiftleri arasına interkale olarak hem prokaryotik hem de ökaryotik RNA sentezini engeller.
Aktinomisin D, DNA sarmalındaki baz çiftleri (özellikle de guanin-sitozin çiftleri) arasına girerek (interkalasyon) DNA kalıbının yapısını bozar. Bu durum, RNA polimeraz enziminin DNA üzerinde ilerlemesini fiziksel olarak engellediği için hem prokaryotik hem de ökaryotik hücrelerde RNA sentezini durdurur. Laboratuvar çalışmalarında ve bazı kanser kemoterapilerinde bu özelliğinden yararlanılır.

Step-by-Step Solution

1
Aktinomisin D'nin hedef molekülünü belirleyin.
İnhibitörün protein yapılı bir polimeraz yerine doğrudan DNA çift sarmalına bağlandığı saptanır.
Aktinomisin D'nin düzlemsel halka yapısı DNA bazları arasına girmeye (interkalasyon) müsaittir.
2
Bağlanma bölgesinin özgüllüğünü ve polimeraz üzerindeki etkisini değerlendirin.
Özellikle G-C zengin bölgelere yerleşerek RNA polimerazın DNA kalıbı üzerinde hareket etmesini engellediği görülür.
Bu fiziksel engel, transkripsiyonun uzama (elongation) evresini durdurur.
3
Hücresel seçiciliği kontrol edin.
Mekanizmanın DNA yapısına dayalı olması nedeniyle hem prokaryotlarda hem de ökaryotlarda etkili olduğu doğrulanır.
Rifampisin (sadece prokaryot) veya α\alpha-amanitin (sadece ökaryot) gibi ajanların aksine Aktinomisin D geniş spektrumludur.

Key Concept

Transkripsiyon İnhibitörleri ve Aktinomisin D Mekanizması
Estimated Time:50s
Question 142Question

DNA yapısında sitozinin deaminasyonu sonucu ortaya çıkan urasil gibi anormal bazların onarılmasında görev alan ve hasarlı baz ile şeker-fosfat omurgası arasındaki NN-glikozidik bağı kopararak Baz Eksizyon Tamiri (BERBER) yolağını başlatan ilk enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: DNA glikozilaz

Answer

DNA glikozilaz, baz eksizyon tamirini başlatan ve NN-glikozidik bağı koparan enzimdir.
DNA glikozilaz enzimi, baz eksizyon tamirinin (BERBER) ilk basamağını katalizler. Bu enzim, DNA üzerindeki anormal veya hasarlı bazları (örneğin sitozin deaminasyonu ile oluşan urasili) spesifik olarak tanır ve baz ile şeker-fosfat omurgası arasındaki NN-glikozidik bağı kopararak 'apürinik' veya 'apirimidinik' (APAP) bir bölge oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Hasarlı bazın tanınması
Sitozin deaminasyonu ile oluşan urasil bazı spesifik bir DNA glikozilaz tarafından saptanır.
Tamir işleminin başlaması için hasarın doğru tanımlanması gerekir.
2
NN-glikozidik bağın koparılması
DNA glikozilaz, urasil bazı ile deoksiriboz şekeri arasındaki bağı kopararak bazı uzaklaştırır.
Baz uzaklaştırıldığında tamirin sonraki aşamaları için serbest bir bölge (APAP bölgesi) oluşur.
3
APAP bölgesinin işlenmesi
APAP endonükleaz ve fosfodiesteraz enzimleri şeker-fosfat omurgasını keserek boşluğu hazırlar.
DNA polimerazın yeni nükleotid ekleyebilmesi için omurganın açılması şarttır.

Key Concept

Baz Eksizyon Tamiri (BERBER) basamakları ve ilk enzim olan DNA glikozilazın görevi.

Hints

1
Soruda bahsedilen mekanizma tek bir bazın hasar görmesiyle ilgilidir (Baz Eksizyon Tamiri).
2
Bu enzim, baz ile şeker arasındaki 'glikozidik' bağı hedef alarak bir 'boşluk' (APAP bölgesi) yaratır.
3
Yolağın isminde de geçen bu enzim, doğrudan DNA üzerindeki 'glikozil' grubunu işleyen 'DNA glikozilaz'dır.

Practice More

Baz eksizyon tamirinde oluşan APAP bölgesinden sonra görev alan enzim sırasını (Endonükleaz -> Polimeraz -> Ligaz) çalışabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 143Question

Sanger (dideoksi) yöntemi ile gerçekleştirilen bir DNADNA dizi analizinde; 3TCGGATCGCCATG53'-T C G G A T C G C C A T G-5' dizisine sahip bir kalıp DNADNA fragmanı ve bu fragmana komplementer olan 5AGCCT35'-A G C C T-3' dizisindeki bir primer kullanılmaktadır. Reaksiyon ortamına dört çeşit dNTPdNTP (dATP,dTTP,dCTP,dGTPdATP, dTTP, dCTP, dGTP) ve yeterli miktarda DNADNA polimerazın yanı sıra, sadece ddGTPddGTP (dideoksiguanozin trifosfat) eklendiği varsayıldığında; primerden itibaren sentezlenen ve zinciri sonlandırılan fragmanların toplam nükleotid uzunlukları aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 7, 9 ve 10

Answer

Sentezlenen fragmanların toplam uzunlukları 7, 9 ve 10 nükleotiddir.
Doğru yanıt olan seçenek, primerin (5 nükleotid) üzerine eklenen nükleotidleri doğru bir şekilde komplementer olarak eşleştirmiş ve ddGTP'nin durduracağı noktaları (7., 9. ve 10. pozisyonlar) doğru hesaplamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Primer ve kalıp dizinin eşleştiği bölgeyi belirleyin.
5 nükleotidlik primer (5AGCCT35'-A G C C T-3'), kalıbın 3TCGGA53'-T C G G A-5' kısmına bağlanır.
Sentezin nereden başladığını ve başlangıçtaki nükleotid sayısını saptamak için gereklidir.
2
Primerden sonra sentezlenecek nükleotidleri kalıp diziye göre (komplementerlik kuralı) sıralayın.
Kalıp dizinin devamı (353' \rightarrow 5' yönünde): T-C-G-C-C-A-T-G. Yeni zincir (535' \rightarrow 3' yönünde): A-G-C-G-G-T-A-C.
Hangi pozisyonlara hangi nükleotidlerin geleceğini belirlemek için.
3
ddGTP'nin hangi pozisyonlarda sentezi durduracağını saptayın.
Yeni zincirde Guanin (G) nükleotidinin sentezlenmesi gereken yerlerde (kalıptaki C'lerin karşısında) ddGTP gelerek sentezi sonlandırır. Bu pozisyonlar yeni sentezlenen kısımdaki 2., 4. ve 5. sıralardır.
Sanger yönteminde dideoksinükleotidler zincir uzamasını durdurur.
4
Toplam fragman uzunluklarını hesaplayın (Primer + Eklenenler).
Primer (5) + 2 = 7; Primer (5) + 4 = 9; Primer (5) + 5 = 10.
Sonuç olarak elde edilen bantların uzunlukları primer dizisini de kapsar.

Key Concept

Sanger dizileme yönteminde zincir sonlanması, dideoksinükleotidlerin (ddNTP) komplementer bazın karşısına gelmesiyle gerçekleşir ve fragman boyutu 'primer + eklenen nükleotidler' toplamıdır.

Hints

1
Sentezin başladığı primer dizisinin 5 nükleotid uzunluğunda olduğunu unutmayın.
2
ddGTP, kalıp zincirdeki hangi bazın (A, T, G, C) karşısına gelirse sentez durur?
3
Primerden sonraki ilk durak, kalıptaki ilk C nükleotidinin olduğu yerdir. Bu nokta toplamda kaçıncı nükleotide denk gelir?

Practice More

Farklı ddNTP'lerin (örneğin ddATP) kullanıldığı durumlar için fragman boyutu hesaplamaları yaparak konuyu pekiştirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 144Question

Hücre proliferasyonunun hızlandığı neoplastik süreçlerde ve embriyonik gelişim sırasında, birçok genin 33' UTR (translasyonu yapılmayan bölge) dizilerinde proksimal poliadenilasyon sinyallerinin tercih edildiği ve buna bağlı olarak alternatif poliadenilasyon (APAAPA) yoluyla daha kısa mRNA izoformlarının sentezlendiği gözlenmektedir. Bu mekanizma sonucunda ilgili genlerin ifadesinin (ekspresyonunun) belirgin şekilde artmasının temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: mRNA'nın 33' UTR bölgesindeki mikroRNA (miRNAmiRNA) bağlanma bölgelerinin kaybı sonucu post-transkripsiyonel yıkımdan ve baskılanmadan kaçması

Answer

mRNA'nın 33' UTR bölgesindeki mikroRNA (miRNAmiRNA) bağlanma bölgelerinin kaybı sonucu post-transkripsiyonel yıkımdan ve baskılanmadan kaçması gen ifadesindeki artışın temel sebebidir.
Gen ifadesinin artmasının temel nedeni, mRNA'nın 33' UTR bölgesinin kısalmasıyla birlikte bu bölgede bulunan mikroRNA (miRNAmiRNA) bağlanma noktalarının kaybedilmesidir. miRNAmiRNA'lar normalde hedef mRNA'larını ya yıkıma uğratır ya da translasyonel olarak baskılarlar. Bu baskılayıcı bölgelerin kaybı, mRNA'nın daha stabil kalmasına ve daha fazla protein üretilmesine olanak tanır. Kanser hücrelerinde bu mekanizma onkogenlerin aşırı ifadesine katkıda bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Alternatif poliadenilasyon (APAAPA) mekanizmasını tanımla.
Genin 33' ucundaki farklı poliadenilasyon sinyallerinin (AAUAAAAAUAAA) kullanımı sonucu farklı uzunlukta 33' UTR bölgelerine sahip mRNA'lar oluşur.
APAAPA sayesinde hücre, mRNA'nın düzenleyici kapasitesini değiştirebilir.
2
Kanser hücreleri ve proliferatif dokulardaki durumu analiz et.
Hızlı bölünen hücrelerde proksimal sinyaller tercih edilerek daha kısa 33' UTR'ler sentezlenir.
Hücrenin hızlı büyüme için gereken proteinlerin miktarını artırması gerekir.
3
33' UTR'deki düzenleyici elemanların (özellikle miRNAmiRNA bağlanma bölgeleri) akıbetini değerlendir.
Kısalan bölge ile birlikte birçok miRNAmiRNA bağlanma bölgesi ve AUAU-zengin element (AREARE) mRNA'dan uzaklaşır.
Bu diziler normalde mRNA yarı ömrünü kısaltan ve translasyonu baskılayan elemanlardır.
4
Gen ifadesindeki artışın mekanizmasını sentezle.
miRNAmiRNA baskısından kurtulan (escape) mRNA daha stabil hale gelir ve translasyon verimi artar.
Yıkım elemanlarının kaybı, mRNA'nın hücrede daha uzun süre kalmasını ve daha çok protein üretilmesini sağlar.

Key Concept

Alternatif poliadenilasyon (APAAPA), mRNA stabilitesini ve translasyon verimini 33' UTR'deki miRNAmiRNA bağlanma bölgelerini elimine ederek düzenleyen kritik bir post-transkripsiyonel kontrol mekanizmasıdır.

Practice More

Alternatif poliadenilasyonun kanser patogenezindeki rolü ve onkogen aktivasyonu ile ilişkisini inceleyen klinik biyokimya çalışmalarını gözden geçirin.
Estimated Time:2m 0s
Question 145Question

Hücre döngüsünün evreleri arasındaki geçişler, siklin bağımlı kinazların (CDKCDK) aktivitesinin yanı sıra, spesifik regülatör proteinlerin proteozomal yıkımı ile tek yönlü olarak kontrol edilir. Bu süreçte iki temel E3E3 ubikitin ligaz kompleksi görev alır: 'Anaphase Promoting Complex/Cyclosome' (APC/CAPC/C) ve 'Skp, Cullin, F-box containing complex' (SCFSCF).

Bu ubikitin ligaz komplekslerinin fonksiyonları ve hücre döngüsü üzerindeki etkileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: SCFSCF kompleksi, G1G_1 fazının sonunda p27p27 (Kip1Kip1) gibi CDKCDK inhibitörlerini ubikitinleyerek hücrenin SS fazına girişini kolaylaştırırken; APC/CCdh1APC/C-Cdh1 kompleksi G1G_1 fazı boyunca SS ve MM fazı siklinlerini düşük seviyede tutar.

Answer

SCFSCF kompleksinin p27p27 yıkımı ile SS fazına girişi sağladığı ve APC/CCdh1APC/C-Cdh1 kompleksinin G1G_1 fazında siklin seviyelerini düşük tuttuğu ifade doğrudur.
SCFSCF kompleksi, özellikle G1G_1 fazının sonunda p27p27 gibi CDKCDK inhibitörlerini ortadan kaldırarak hücrenin SS fazına geçişini tetikler. Aynı zamanda APC/CCdh1APC/C-Cdh1 kompleksi, mitoz sonundan başlayarak G1G_1 fazı boyunca aktiftir ve bu süreçte SS ve MM fazı siklinlerini yıkarak hücrenin erken bir SS fazına girmesini veya mitoza geri dönmesini engeller. Bu iki mekanizmanın koordinasyonu, hücre döngüsünün düzenli ilerlemesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
E3E3 ubikitin ligazların hücre döngüsündeki temel rollerini belirleyin.
SCFSCF ve APC/CAPC/C, proteinlerin proteozomal yıkımı aracılığıyla döngünün tek yönlü ilerlemesini sağlar.
Hücre döngüsünün kontrolü, proteinlerin sentezi kadar yıkımına da bağımlıdır.
2
SCFSCF kompleksinin spesifik substratlarını ve etki zamanını analiz edin.
SCFSCF (özellikle Skp2Skp2 alt birimi ile), G1/SG_1/S geçişinde p27p27 ve p21p21 gibi CDKCDK inhibitörlerini (CKICKI) yıkar.
CKICKI yıkımı, SS-fazı CDKCDK komplekslerinin aktifleşmesi için zorunludur.
3
APC/CAPC/C kompleksinin iki farklı formu olan APC/CCdc20APC/C-Cdc20 ve APC/CCdh1APC/C-Cdh1 arasındaki farkı değerlendirin.
Cdc20Cdc20 formu anafazı başlatırken, Cdh1Cdh1 formu mitoz sonu ve G1G_1 fazında aktiftir.
APC/CAPC/C aktivitesi, farklı ko-aktivatörlerle döngünün farklı evrelerine özgülenir.
4
APC/CCdh1APC/C-Cdh1 kompleksinin G1G_1 fazındaki görevini inceleyin.
APC/CCdh1APC/C-Cdh1, erken G1G_1 fazında SS ve MM fazı siklinlerini (SiklinSiklin AA, BB) yıkarak hücrenin zamansız döngüye girmesini engeller.
Bu mekanizma, hücrenin büyümesi için gerekli olan G1G_1 fazının stabil kalmasını sağlar.
5
Seçenekleri bu mekanizmalar ışığında karşılaştırarak doğruyu saptayın.
SCFSCF'nin p27p27 üzerindeki etkisi ve APC/CCdh1APC/C-Cdh1'in G1G_1 fazındaki baskılayıcı rolü birbiriyle uyumludur.
Bu iki olay, hücre döngüsünün en kritik kontrol noktalarından birini oluşturur.

Key Concept

E3E3 Ubikitin Ligazların (SCFSCF ve APC/CAPC/C) Hücre Döngüsü Regülasyonundaki Rolü
Estimated Time:2m 0s
Question 146Question

Prokaryotik hücrelerde gen ifadesinin düzenlenmesinde önemli bir mekanizma olan atenuasyon (zayıflatma), transkripsiyon ve translasyonun eş zamanlı gerçekleşmesine dayanır. *Escherichia coli* trptrp operonunda, lider mRNAmRNA dizisinde meydana gelen bir mutasyon sonucunda 2. bölge ile 3. bölge arasında baz eşleşmesinin (antiterminatör yapı) gerçekleşemediği saptanmıştır. Buna göre, bu mutasyona sahip bakteri hücresinde ortamdaki triptofan konsantrasyonundan bağımsız olarak aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Show answer & explanation

Answer: 3. bölgenin her zaman 4. bölge ile eşleşerek terminatör halkasını oluşturması ve transkripsiyonun erken sonlanması

Answer

2-3 baz eşleşmesinin gerçekleşememesi durumunda 3. bölgenin her zaman 4. bölge ile eşleşerek terminatör halkasını oluşturması ve transkripsiyonun triptofandan bağımsız olarak erken sonlanması beklenir.
Triptofan operonunda 2. bölge ile 3. bölgenin eşleşmesi 'antiterminatör' görevi görerek 3. bölgenin 4. bölge ile eşleşmesini önler. Eğer bir mutasyon 2-3 eşleşmesini engelliyorsa, 3. bölge her zaman 4. bölge ile eşleşecek ve terminatör yapısı (3-4 halkası) oluşacaktır. Bu durum, ortamdaki triptofan miktarından bağımsız olarak transkripsiyonun yapısal genlere ulaşmadan erkenden sonlanmasına (atenuasyon) yol açar.

Step-by-Step Solution

1
trptrp operonundaki atenuasyon bölgelerini analiz et.
Lider dizide 4 bölge vardır: 1, 2, 3 ve 4. Olası eşleşmeler 1-2 (duraklama), 2-3 (antiterminatör) ve 3-4 (terminatör) şeklindedir.
Mekanizmanın temel yapısal bileşenlerini belirlemek gerekir.
2
Mutasyonun etkisini değerlendir.
2. ve 3. bölgeler eşleşemiyorsa, 2-3 antiterminatör yapısı hiçbir zaman oluşamaz.
Soru kökünde verilen spesifik mutasyonun yapısal sonucunu anlamak kritik adımdır.
3
Eşleşme rekabetini incele.
Normalde triptofan düşükken ribozom 1. bölgede takılır ve 2. bölge serbest kalarak 3 ile eşleşir. Mutasyon nedeniyle 3. bölge serbest kalır ve 4. bölge sentezlendiği an onunla eşleşir.
3. bölgenin 2 ile eşleşememesi, onun 4 ile eşleşme olasılığını zorunlu hale getirir.
4
Transkripsiyonel sonucu belirle.
3-4 eşleşmesi bir 'rho-bağımsız terminatör' yapısıdır ve transkripsiyonun yapısal genlere ulaşmadan sonlanmasına neden olur.
Terminatör yapısının oluşumu transkripsiyonun durmasıyla sonuçlanır.

Key Concept

Triptofan operonunda atenuasyon, mRNAmRNA bölgeleri arasındaki alternatif ikincil yapıların (saç tokası/hairpin) rekabetine dayalı bir transkripsiyonel kontrol mekanizmasıdır.
Question 147Question

Ökaryotik hücrelerde protein sentezinin başlama (inisiyasyon) evresinde, 43S pre-inisiyasyon kompleksinin mRNA üzerindeki 5' başlık (cap) yapısına bağlandıktan sonra uygun başlatıcı AUG kodonunu bulana kadar mRNA boyunca ilerlemesini sağlayan "tarama" (scanning) mekanizması için gerekli olan enerji aşağıdakilerin hangisinden karşılanır?

Show answer & explanation

Answer: ATP hidrolizi

Answer

Ökaryotik translasyonda tarama (scanning) işlemi için gerekli enerji ATP hidrolizinden sağlanır.
Doğru cevap olan seçenek, ökaryotik translasyonun ayırt edici özelliklerinden birini ifade eder. Prokaryotlarda ribozom doğrudan Shine-Dalgarno dizisine bağlanırken, ökaryotlarda 5' uçtan başlayarak AUG kodonuna kadar ilerleme (scanning) gerçekleşir. Bu tarama işlemi sırasında mRNA'daki sekonder yapıların açılması için eIF4A helikazı görev yapar ve bu enzim enerjisini ATP hidrolizinden alır.

Step-by-Step Solution

1
İnisiyasyon kompleksinin mRNA'ya bağlanmasını değerlendir.
43S pre-inisiyasyon kompleksi eIF4F yardımıyla 5' cap yapısına bağlanır.
Sentezin başlayabilmesi için ribozomun mRNA'ya tutunması gerekir.
2
mRNA üzerindeki AUG kodonunun aranması sürecini incele.
Ribozom AUG'ye ulaşmak için mRNA üzerindeki sekonder yapıları (hairpin vb.) çözerek ilerler.
mRNA düz bir şerit değildir; sekonder yapıların açılması helikaz aktivitesi gerektirir.
3
Helikaz aktivitesi için gereken enerji kaynağını belirle.
eIF4A (bir RNA helikazıdır) bu süreçte ATP hidrolizini kullanır.
Ökaryotik translasyonu prokaryotik olandan ayıran temel farklardan biri, tarama işlemi için ATP gereksinimidir.

Key Concept

Ökaryotik translasyon inisiyasyonunda eIF4A helikaz aktivitesi ATP bağımlıdır.
Question 148Question

Hücre içi stres sinyalleri sonucunda mitokondri dış membran geçirgenliğinin (MOMPMOMP) artması, intrinsik apoptotik yolağın tetiklenmesinde anahtar bir olaydır. Bu süreçte mitokondriyal intermembran mesafeden sitozole salınan bazı moleküller, kaspaz aktivasyonunu doğrudan veya dolaylı olarak düzenler.

Buna göre, mitokondriden sitozole salınarak IAP (Inhibitor of Apoptosis Proteins) ailesi üyelerini (örneğin XIAPXIAP) bağlayan ve onların kaspazlar üzerindeki inhibitör etkisini ortadan kaldırarak apoptozu kolaylaştıran molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Smac/DIABLO

Answer

İntrinsik apoptotik yolağın düzenlenmesinde, mitokondriden salınarak IAP'ları (özellikle XIAP) inhibe eden ve böylece kaspazların aktivasyonuna izin veren molekül Smac/DIABLO'dur.
Smac/DIABLO (Second Mitochondria-derived Activator of Caspases), intrinsik yolağın aktivasyonu sırasında mitokondriden sitozole salınır. Sitozolde bulunan XIAPXIAP gibi IAP proteinlerine bağlanarak onları yarışmalı olarak inhibe eder. Bu sayede IAP'lar tarafından baskılanmış olan kaspaz-3, 7 ve 9 serbest kalarak apoptotik kaskadı ilerletir.

Step-by-Step Solution

1
İntrinsik apoptotik yolak tetikleyicilerini belirle.
DNA hasarı veya hücresel stres sinyalleri Bax/BakBax/Bak aktivasyonu ile mitokondri membran geçirgenliğini (MOMPMOMP) artırır.
Apoptozun başlaması için mitokondriyal proteinlerin sitozole çıkması gerekir.
2
Salınan proteinlerin görevlerini ayırt et.
Sitokrom c apoptozom oluşumunu sağlarken, Smac/DIABLO proteini XIAPXIAP gibi kaspaz inhibitörlerini (IAP) etkisiz hale getirir.
Kaspazların tam aktivasyonu için sadece apoptozom oluşumu yetmez, aynı zamanda mevcut IAP engelinin de kaldırılması gerekir.

Key Concept

İntrinsik Apoptoz Regülasyonu ve Smac/DIABLO
Estimated Time:1m 30s
Question 149Question

Hücre döngüsünün denetlenmesinde ve genom bütünlüğünün korunmasında kritik bir rol oynayan p53p53 proteini, stres bulunmayan normal koşullarda oldukça kısa bir yarı ömre sahiptir. Sağlıklı bir hücrede p53p53 düzeylerini bazal seviyede tutmak amacıyla onu tanıyan, ubikuitinleyen ve proteazomal yıkıma yönlendiren temel E3E3 ubikuitin ligaz aktivitesine sahip protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mdm2Mdm2

Answer

Hücrede p53p53 seviyelerini ubikuitinasyon yoluyla düşük tutan temel E3E3 ligaz Mdm2Mdm2 proteinidir.
Doğru cevap olan Mdm2Mdm2, sağlıklı hücrelerde p53p53 proteinine bağlanarak onun transkripsiyonel aktivitesini bloke eder ve onu ubikuitinleyerek proteazomlarda yıkılmasını sağlar. Bu süreç, DNA hasarı durumunda p53p53'ün hızla birikmesini sağlayan hassas bir dengedir.

Step-by-Step Solution

1
p53p53 proteininin normal hücredeki yarı ömrünü değerlendir.
Stres yokluğunda p53p53 sürekli sentezlenir ancak hızla yıkılır.
Genomik stabilite için gereksiz p53p53 aktivasyonu hücreyi gereksiz duraklamaya veya apoptoza sokabilir.
2
Yıkım mekanizmasını ve sorumlu enzimi belirle.
p53p53, Mdm2Mdm2 tarafından ubikuitinlenerek 26S26S proteazomuna yönlendirilir.
Mdm2Mdm2, p53p53 üzerinde E3E3 ubikuitin ligaz aktivitesi gösteren spesifik bir düzenleyicidir.

Key Concept

p53p53 proteininin Mdm2Mdm2 aracılı proteazomal yıkımı, hücre döngüsü kontrolünde anahtar bir düzenleme mekanizmasıdır.
Question 150Question

RNA moleküllerinin, özellikle de tRNA'nın yapısal organizasyonunda standart nükleozidlerin yanı sıra çeşitli post-transkripsiyonel modifikasyonlara uğramış bazlar da yer alır. Bu modifikasyonlar arasında, azotlu bazın riboz şekeriyle yaptığı bağın alışılagelmiş azot (NN) atomu yerine karbon (CC) atomu üzerinden (C5C1C5-C1') kurulmasıyla (C-glikozidik bağ) diğerlerinden ayrılan nükleozid aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Psödouridin

Answer

Psödouridin, urasil bazının karbon atomu (C5C-5) üzerinden riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan ve alışılagelmiş N-glikozidik bağ yerine C-glikozidik bağ içeren modifiye bir nükleoziddir.
Psödouridin, standart nükleozidlerin aksine baz ile riboz şekeri arasında azot-karbon (NCN-C) bağı yerine karbon-karbon (C5C1C5-C1') bağı içeren tek yaygın RNA modifikasyonudur. Bu yapısal özellik ona 'C-glikozidik bağ' tanımını kazandırır.

Step-by-Step Solution

1
Nükleozidlerin temel yapısal bağını hatırla.
Standart nükleozidlerde (adenozin, guanozin, sitidin, uridin) baz ile şeker arasında bir azot (NN) atomu üzerinden glikozidik bağ kurulur.
Bu bağ pürinlerde N9N-9, pirimidinlerde ise N1N-1 atomu ile ribozun C1C-1' atomu arasındadır.
2
tRNA'daki modifiye bazların özelliklerini karşılaştır.
İnozin, dihidrouridin ve ribotimidin gibi bazlar modifiye olsa da bağ yapıları halen azot üzerindendir.
Modifikasyonlar genellikle halkadaki atomların (metilasyon, deaminasyon, hidrojenasyon) değişimiyle ilgilidir.
3
İstisnai olan C-glikozidik bağ yapısını belirle.
Psödouridin (ψ\psi), urasil halkasının dönerek C5C-5 atomu üzerinden ribozun C1C-1' atomuna bağlandığı tek yaygın nükleoziddir.
Bu yapı tRNA'nın üçüncül yapısını stabilize etmede ve katlanmasında kritik rol oynar.

Key Concept

Psödouridin (ψ\psi), nükleik asitlerdeki nadir 'C-glikozidik' bağ yapısının prototipidir.
Question 151Question

Ökaryotik hücrelerde gen ifadesinin transkripsiyonel düzeyde kontrolü, sadece inisiasyon (başlama) aşamasında değil, aynı zamanda RNA polimeraz II’nin promotor yakınında (yaklaşık 20-60 nükleotid sonra) duraksadığı "promoter-proximal pausing" aşamasında da gerçekleşir. Bu duraksama hali, özellikle onkogenler ve ısı şoku proteinleri gibi hızlı yanıt gerektiren genlerin regülasyonunda kritik bir kontrol noktasıdır. RNA polimeraz II'nin bu duraksama halinden kurtularak üretken uzama (productive elongation) fazına geçmesini sağlayan P-TEFb (Pozitif Transkripsiyonel Elongasyon Faktörü b) kompleksinin gerçekleştirdiği temel moleküler modifikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: RNA polimeraz II'nin CTD kuyruğundaki Ser2Ser^2 kalıntılarının ve duraksama faktörlerinin (NELF ve DSIF) fosforillenmesi

Answer

RNA polimeraz II'nin CTD kuyruğundaki Ser2Ser^2 kalıntılarının ve duraksama faktörlerinin (NELF ve DSIF) fosforillenmesi
Doğru yanıt, P-TEFb kompleksinin (CDK9/Siklin T) duraksamayı çözen temel modifikasyonu gerçekleştirdiğini belirtmektedir. Bu kompleks, RNA polimeraz II'nin CTD (C-Terminal Domain) kuyruğundaki Ser2Ser^2 kalıntılarını fosforiller. Aynı zamanda polimerazı durduran NELF (Negative Elongation Factor) birimini fosforilleyerek ayrılmasını sağlar ve DSIF faktörünü aktif uzamayı destekleyen bir forma dönüştürür. Bu, transkripsiyonun aktif uzama fazına geçişi için zorunludur.

Step-by-Step Solution

1
Başlangıç kompleksinin analiz edilmesi
RNA polimeraz II, TFIIH aracılığıyla CTD bölgesindeki Ser5Ser^5 pozisyonunda fosforillenerek transkripsiyonu başlatır.
Transkripsiyonun başlaması ve promotor bölgesinden ayrılma (promoter clearance) için bu modifikasyon gereklidir.
2
Duraksama (Pausing) mekanizmasının belirlenmesi
Transkripsiyon başladıktan kısa süre sonra NELF (Negatif Elongasyon Faktörü) ve DSIF kompleksi RNA polimeraz II'ye bağlanarak polimerazı durdurur.
Hücrenin gen ifadesini çok hızlı bir şekilde artırabilmesi için polimerazın hazırda bekletilmesi stratejik bir avantajdır.
3
P-TEFb etkisinin değerlendirilmesi
P-TEFb kompleksi (CDK9 ve Siklin T) aktive olur ve hem polimerazın CTD kuyruğundaki Ser2Ser^2 kalıntılarını hem de NELF/DSIF faktörlerini fosforiller.
Fosforilasyon sonucunda NELF polimerazdan ayrılır, DSIF ise durdurucu etkisinden kurtulup bir aktivatöre dönüşür.
4
Uzama fazına geçişin doğrulanması
Modifiye edilen RNA polimeraz II, 'productive elongation' fazına girer.
Serin-2 fosforilasyonu ayrıca mRNA işleme (splicing ve poliadenilasyon) faktörlerinin polimeraza tutunması için gereklidir.

Key Concept

Ökaryotik transkripsiyonel kontrolde duraksama (pausing) ve P-TEFb aracılı Serin-2 fosforilasyonu.

Hints

1
Transkripsiyonun 'inisiasyon' ve 'elongasyon' (uzama) aşamalarını birbirinden ayıran CTD fosforilasyon farklarına odaklanın.
2
Duraksamayı sağlayan NELF (Negative Elongation Factor) gibi faktörlerin inaktive edilmesi için hangi kinazın (CDK) görev aldığını hatırlayın.
3
P-TEFb kompleksi içindeki CDK9'un ana hedefi polimerazın kuyruk bölgesindeki Serin-2 kalıntılarıdır.

Practice More

HIV virüsünün Tat proteininin bu P-TEFb mekanizmasını nasıl gasp ederek viral gen ifadesini artırdığını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:3m 0s
Question 152Question

Nükleik asitlerin ikincil ve üçüncül yapılarının stabilitesi, nükleotid birimlerinin konformasyonel esnekliğine bağlıdır. Özellikle pentoz şekerinin halka yapısındaki atomların düzlem dışına çıkmasıyla oluşan 'şeker buruşması' (sugar pucker) durumu, sarmalın genel geometrisini, fosfat grupları arasındaki mesafeyi ve nükleik asidin formunu (A, B veya Z) belirleyen en kritik parametrelerden biridir.

Buna göre, fizyolojik şartlarda ökaryotik hücrelerde en yaygın görülen standart B-DNA formundaki deoksiriboz şekerleri için karakteristik olan halka konformasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: C2C2'-endo konformasyonu

Answer

B-DNA sarmalında deoksiriboz halkası karakteristik olarak C2C2'-endo konformasyonunu tercih eder.
B-DNA formunda deoksiriboz halkası C2C2'-endo konformasyonundadır. Bu yapıda C2C2' atomu halka düzleminin üzerinde yer alır. Bu spesifik buruşma (pucker), nükleotidler arasındaki fosfodiester bağlarının mesafesini optimize ederek B-DNA sarmalına özgü olan 3.4 A˚3.4 \text{ Å} baz çifti yükselişini ve major/minor oluk derinliklerini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Nükleik asitlerde pentoz halkasının düzlemsel olmayan yapısını (şeker buruşması/pucker) analiz et.
Pentoz halkasındaki C2C2' veya C3C3' atomlarının düzlem dışına çıkması, sarmalın geometrik formunu belirler.
Şeker pucker durumu, fosfat grupları arasındaki mesafeyi ve sarmalın yükselişini (rise per base pair) doğrudan etkiler.
2
B-DNA ve A-DNA/RNA formları arasındaki konformasyonel farkları karşılaştır.
B-DNA'da bazlar arası mesafe daha geniştir (3.4 A˚3.4 \text{ Å}), RNA ve A-DNA'da ise daha dardır (2.6 A˚2.6 \text{ Å}).
Bu mesafe farkı, şekerin halka atomlarının hangi yöne büküldüğü ile ilişkilidir.
3
B-DNA'ya özgü spesifik konformasyonu tanımla.
Fizyolojik B-DNA formunda C2C2' atomunun düzlem üzerinde (endo) olduğu konformasyon baskındır.
Bu konformasyon, B-DNA'nın tipik ince ve uzun yapısını destekleyen en kararlı durumdur.

Key Concept

Nükleik asit sarmallarında şeker-fosfat omurgasının geometrisi, pentoz şekerinin C2C2'-endo (B-DNA) veya C3C3'-endo (A-DNA/RNA) konformasyonu tarafından belirlenir.
Estimated Time:1m 30s
Question 153Question

Hücrede gerçekleşen protein sentezi (translasyon) sürecinin uzama (elongasyon) aşamasında; peptidil-tRNAtRNA’nın A bölgesinden P bölgesine taşınmasını ve ribozomun mRNAmRNA üzerinde bir kodon ilerlemesini sağlayan 'translokasyon' basamağında doğrudan kullanılan enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: GTPGTP

Answer

Translasyonun uzama aşamasındaki translokasyon basamağında enerji kaynağı olarak GTPGTP kullanılır.
Protein sentezinin elongasyon (uzama) döngüsünde, ribozomun bir sonraki kodona doğru hareket etmesi (translokasyon) için uzama faktörleri (prokaryotlarda EFGEF-G, ökaryotlarda eEF2eEF-2) görev yapar. Bu faktörler birer GTPGTP azdır ve GTPGTP molekülünü hidroliz ederek elde ettikleri enerjiyi ribozomun yapısal değişimini ve hareketini sağlamak için kullanırlar.

Step-by-Step Solution

1
Protein sentezindeki enerji gerektiren basamakları sınıflandır.
Aminoasit aktivasyonu için ATPATP, başlangıç ve uzama (aminoaçil-tRNAtRNA bağlanması ve translokasyon) basamakları için GTPGTP kullanılır.
Farklı enzimler ve faktörler farklı yüksek enerjili fosfat bağlarını tercih eder.
2
Translokasyon basamağına özgü faktörü ve enerji kaynağını belirle.
Ökaryotlarda eEF2eEF-2 (prokaryotlarda EFGEF-G) faktörü GTPGTP hidroliz ederek ribozomu kaydırır.
Translokasyon, mekanik bir hareket gerektirir ve bu hareket uzama faktörlerinin GTPGTP az aktivitesi ile tetiklenir.

Key Concept

Translasyon Sürecinde Enerji Kullanımı
Estimated Time:45s
Question 154Question

Prokaryotik transkripsiyonun başlatılması sürecinde, çekirdek (corecore) enzime (α2ββω \alpha_2\beta\beta'\omega ) geçici olarak bağlanan ve enzimin promoter bölgesindeki 10-10 (PribnowPribnow kutusu) ve 35-35 dizilerini spesifik olarak tanımasını sağlayarak transkripsiyonun doğru noktadan başlamasını sağlayan faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sigma (σ\sigma) faktörü

Answer

Prokaryotik transkripsiyonda promoter bölgesini tanıyarak transkripsiyonun doğru noktadan başlamasını sağlayan faktör Sigma (σ\sigma) faktörüdür.
Prokaryotik RNA polimeraz çekirdek enzimi, tek başına DNA'ya rastgele bağlanabilir ancak promoter dizilerini tanıyamaz. Sigma (σ\sigma) faktörü, bu çekirdek enzime bağlanarak holoenzimi oluşturur ve enzimin 10-10 (Pribnow kutusu) ile 35-35 bölgelerine yerleşmesini sağlayarak transkripsiyonu başlatır.

Step-by-Step Solution

1
Prokaryotik RNA polimerazın yapısını analiz edin.
RNA polimeraz çekirdek enzimi (α2ββω \alpha_2\beta\beta'\omega ) katalitik aktiviteye sahiptir ancak promoterı spesifik olarak tanıyamaz.
Enzimin DNA üzerindeki herhangi bir bölgeye rastgele bağlanmasını önlemek ve sadece genlerin başlangıç bölgelerini (promoter) seçmesini sağlamak gerekir.
2
Sigma faktörünün fonksiyonunu belirleyin.
Sigma faktörü çekirdek enzime bağlanarak holoenzimi oluşturur ve 10-10 (Pribnow) ile 35-35 dizilerini spesifik olarak tanır.
Transkripsiyonun doğru başlangıç noktasından (initiation) başlaması, bu spesifik tanıma mekanizmasına ve holoenzim oluşumuna bağlıdır.

Key Concept

Sigma (σ\sigma) faktörü, prokaryotik RNA polimerazın promoter özgüllüğünü sağlayan ve transkripsiyonu başlatan alt birimidir.

Practice More

Sigma faktörünün transkripsiyon başladıktan sonra çekirdek enzimden ayrılması ve uzama (elongation) fazına geçiş sürecini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 155Question

Ökaryotik hücrelerde gen ifadesinin post-transkripsiyonel regülasyonunda, demir metabolizması proteinlerinin mRNA'ları üzerindeki "Iron Responsive Element" (IRE) dizileri ve bunlara bağlanan "Iron Regulatory Protein" (IRP) kritik rol oynar. Hücre içi demir konsantrasyonunun düşük olduğu bir durumda, bu sistemin işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Demir eksikliği durumunda IRP, transferrin reseptör mRNA'sının 33' UTR bölgesindeki IRE dizilerine bağlanarak mRNA'nın endonükleolitik yıkımını engeller ve mRNA stabilitesini artırır.

Answer

Demir eksikliği durumunda IRP, transferrin reseptör mRNA'sının 3' UTR bölgesindeki IRE dizilerine bağlanarak mRNA'nın endonükleolitik yıkımını engeller ve mRNA stabilitesini artırır.
Doğru seçenek, demir eksikliği durumunda IRP'nin transferrin reseptörü mRNA'sını stabilize etme mekanizmasını tam olarak açıklar. Demir eksikliğinde aktifleşen IRP, transferrin reseptörü mRNA'sının 3' ucundaki IRE dizilerine bağlanır. Bu bağlanma, mRNA'nın endonükleazlar tarafından tanınıp parçalanmasını engeller (maskeleme etkisi), mRNA'nın yarı ömrünü uzatır ve sonuçta daha fazla reseptör sentezlenmesini sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Hücre içi demir düzeyinin etkisini belirle
Hücre içi demir azaldığında, IRP1 proteinindeki [4Fe4S][4Fe-4S] kümesi çözülür; protein akonitaz aktivitesini kaybeder ve IRE dizilerine yüksek ilgiyle bağlanma yeteneği kazanır.
IRP'nin aktifleşmesi için demir kofaktörünün ortamda az olması gerekir.
2
Transferrin reseptörü mRNA'sındaki IRE konumunu ve etkisini hatırla
Transferrin reseptör mRNA'sında 3' UTR bölgesinde beş adet IRE dizisi bulunur. IRP buraya bağlandığında mRNA'yı RNaz saldırılarından korur.
Amaç, demir eksikliğinde hücreye daha fazla demir alabilmek için reseptör sayısını artırmaktır.
3
Ferritin mRNA'sındaki IRE konumunu ve etkisini hatırla
Ferritin mRNA'sında IRE dizisi 5' UTR bölgesindedir. IRP buraya bağlandığında ribozomun mRNA üzerine yüklenmesini fiziksel olarak engeller.
Demir eksikliğinde demirin depolanması (ferritin sentezi) istenmeyen bir durumdur.
4
Mekanizmaları birleştirerek doğru ifadeyi seç
3' UTR'deki IRP bağlaması mRNA'yı stabilize eder (Transferrin reseptörü için), 5' UTR'deki IRP bağlaması translasyonu inhibe eder (Ferritin için).
Seçenekler arasında transferrin reseptörü mRNA'sının 3' ucundaki stabilite artışı doğru tanımlanmıştır.

Key Concept

Demir metabolizmasının IRE/IRP sistemi üzerinden post-transkripsiyonel regülasyonu.

Practice More

Ferritin ve Transferrin Reseptörü mRNA'larındaki IRE konumlarının farkını ve bunun fizyolojik nedenini tablo üzerinden tekrar edin.
Estimated Time:2m 0s
Question 156Question

Moleküler tanı laboratuvarlarında viral yük tespiti için yaygın olarak kullanılan Real-Time PCR (qPCR) sistemlerinden biri olan TaqMan yönteminde, hedef diziye özgü bir oligonükleotid prob kullanılır. Bu probun 5' ucunda bir floresan raportör (reporter), 3' ucunda ise bu raportörün sinyalini baskılayan bir söndürücü (quencher) molekül bulunur. PCR döngülerinin uzama (extension) fazı sırasında raportör molekülün söndürücüden ayrılarak serbest kalması ve saptanabilir bir floresan sinyali vermesi, DNA polimeraz enziminin belirli bir aktivitesi sonucunda gerçekleşir.

Bu analiz yönteminde, probun hidrolize edilerek raportörün serbest kalmasını ve floresan sinyalinin açığa çıkmasını sağlayan temel enzimatik aktivite aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 535' \rightarrow 3' ekzonükleaz aktivitesi

Answer

TaqMan probu kullanılarak yapılan qPCR analizinde floresan sinyali, Taq DNA polimerazın sahip olduğu 535' \rightarrow 3' ekzonükleaz aktivitesi sayesinde probun hidrolize edilmesiyle açığa çıkar.
Doğru cevap, Taq DNA polimerazın sentez sırasında önüne çıkan engelleri (prob gibi) nükleotid bazında parçalamasını sağlayan 535' \rightarrow 3' ekzonükleaz aktivitesidir. Bu parçalanma sonucunda probun uçlarındaki raportör ve söndürücü moleküller birbirinden ayrılır ve floresan sinyali tespit edilir.

Step-by-Step Solution

1
Probun yapısal analizi
TaqMan probunun 5' ucunda raportör, 3' ucunda söndürücü (quencher) bulunur ve raportörün sinyali söndürücü tarafından baskılanır.
Sinyalin sadece prob parçalandığında saptanabilmesi için raportör ve söndürücünün başlangıçta birbirine yakın olması gerekir.
2
Hibritleşme aşaması
Prob, hedef DNA bölgesine primerler ile birlikte bağlanır.
Spesifik sinyal oluşumu için probun hedef bölgeye tam uyumlu olması şarttır.
3
Uzama ve hidroliz aşaması
Taq polimeraz yeni zinciri sentezlerken proba çarpar ve 535' \rightarrow 3' ekzonükleaz aktivitesini kullanarak probu parçalar.
Polimerazın sentez yolunda duran engeli (probu) ortadan kaldırması sırasında prob nükleotidlerine ayrılır.
4
Sinyal tespiti
Serbest kalan raportör molekül söndürücünün etkisinden kurtulur ve floresan ışık yaymaya başlar.
Raportör ve söndürücü arasındaki mesafenin artması, FRET etkisinin sona ermesini sağlar.

Key Concept

TaqMan qPCR yönteminde sinyal oluşumu, Taq DNA polimerazın sentez sırasında probu parçalayan 535' \rightarrow 3' ekzonükleaz aktivitesine dayanır.
Question 157Question

Ökaryotik hücrelerde gen ifadesinin post-transkripsiyonel regülasyonunda mikroRNA’lar (miRNAmiRNA) önemli bir role sahiptir. miRNAmiRNA biyogenezi süreci, nükleusta başlayıp sitoplazmada tamamlanan bir dizi enzimatik basamaktan oluşur. Nükleusta işlenen ve yaklaşık 7070 nükleotid uzunluğundaki 'pre-miRNAmiRNA' yapısı, sitoplazmaya taşındıktan sonra burada bir RNazRNaz IIIIII tipi enzim tarafından kesilerek olgun miRNAmiRNA dupleksine dönüştürülür.

Buna göre, sitoplazmada pre-miRNAmiRNA'yı keserek yaklaşık 212321-23 baz çifti uzunluğundaki olgun miRNAmiRNA dupleksini oluşturan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dicer

Answer

Pre-miRNA yapısını sitoplazmada keserek olgun miRNA dupleksini oluşturan enzim Dicer'dır.
Dicer enzimi, sitoplazmada bulunan ve pre-miRNA yapısını yaklaşık 21-23 nükleotidlik fonksiyonel miRNA dupleksine dönüştüren özelleşmiş bir endonükleazdır (RNazRNaz IIIIII ailesi). Bu işlem, gen susturulmasının (RNA interferans) başlaması için kritik bir adımdır.

Step-by-Step Solution

1
miRNA biyogenezinin hücresel konumlarını belirlemek.
İşlem nükleusta başlar (pri-miRNA -> pre-miRNA) ve sitoplazmada (pre-miRNA -> olgun miRNA) devam eder.
Enzimlerin görev yerlerini ayırt etmek sorunun çözümü için esastır.
2
Sitoplazmaya taşınan pre-miRNA molekülü üzerinde etkili olan enzimi tanımlamak.
Sitoplazmada RNaz III aktivitesi gösteren Dicer enzimi, pre-miRNA'yı keserek olgun dupleksi oluşturur.
Dicer, miRNA olgunlaşmasının sitoplazmik basamağındaki anahtar enzimdir.

Key Concept

miRNA biyogenezi ve Dicer enziminin sitoplazmik rolü
Estimated Time:1m 0s
Question 158Question

Hücre döngüsünün kontrolünde, özellikle erken G1G_1 fazından geçişte RbRb (RetinoblastomaRetinoblastoma) proteininin fosforilasyon durumu belirleyicidir. RbRb proteininin fosforillenerek E2FE2F transkripsiyon faktörünü serbest bırakması için SiklinSiklin DD ile CDK4CDK4 veya CDK6CDK6 enzimlerinin kompleks oluşturması gerekir. Bu sürecin kontrolünde görev alan ve SiklinSiklin DD - CDK4/6CDK4/6 kompleksini spesifik olarak inhibe ederek hücre döngüsünü durduran protein aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: p16p16 (INK4aINK4a)

Answer

p16p16 (INK4aINK4a) proteini, CDK4CDK4 ve CDK6CDK6 enzimlerine spesifik olarak bağlanarak onların SiklinSiklin DD ile kompleks oluşturmasını ve RbRb proteinini fosforillemesini engeller.
Hücre döngüsü inhibitörlerinden p16p16 (INK4aINK4a), INK4INK4 (Inhibitor of CDK4) ailesinin prototipik üyesidir. Bu aile üyeleri sadece CDK4CDK4 ve CDK6CDK6 enzimlerine bağlanarak bu kinazların SiklinSiklin DD ile aktif kompleksler kurmasını engeller. Bu durum, RbRb proteininin hipofosforile (aktif) kalarak E2FE2F'yi tutmasını ve hücrenin SS fazına geçişinin durdurulmasını sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Hücre döngüsü inhibitör ailelerini (CKICKI) ayırt et.
INK4INK4 ailesi (p15,p16,p18,p19p15, p16, p18, p19) sadece CDK4/6CDK4/6'yı inhibe ederken, CIP/KIPCIP/KIP ailesi (p21,p27,p57p21, p27, p57) daha geniş bir etki alanına sahiptir.
Soruda 'spesifik olarak' CDK4/6CDK4/6 kompleksini hedef alan protein sorulmaktadır.
2
RbRb - E2FE2F yolağındaki kontrol noktasını değerlendir.
Erken G1G_1'de RbRb fosforilasyonunu durduran temel spesifik inhibitör p16p16'dır.
p16p16 mutasyonları veya susturulması, RbRb'nin kontrolsüz fosforilasyonuna ve birçok kanser türünde hücre döngüsünün hızlanmasına yol açar.

Key Concept

Hücre döngüsü kontrolünde INK4INK4 ailesi ve p16p16 proteininin CDK4/6CDK4/6 üzerindeki spesifik inhibitör etkisi.

Practice More

p16'nın epigenetik olarak susturulması veya genetik delesyonu, melanom ve pankreas kanseri gibi malignitelerde sık görülür.
Estimated Time:50s
Question 159Question

Prokaryotik ve ökaryotik hücrelerde gerçekleşen protein sentezi (translasyon) mekanizması, süreçte harcanan enerji kaynakları ve inhibitörlerin etki özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Protein sentezini sonlandıran durdurucu kodonlar (UAAUAA, UAGUAG, UGAUGA), polipeptit zincirine eklenecek son bir amino asidi taşıyan özgül tRNAtRNA’lar tarafından tanınır.

Answer

Durdurucu kodonlar amino asit kodlamaz ve tRNA'lar yerine salınım faktörleri (RF) tarafından tanınır.
Durdurucu kodonlar (UAAUAA, UAGUAG, UGAUGA) herhangi bir amino asit kodlamazlar. Bu kodonlar ribozomun AA bölgesine geldiğinde, tRNA'lar yerine protein yapısındaki salınım faktörleri (prokaryotlarda RF1,RF2RF-1, RF-2, ökaryotlarda eRFeRF) bu kodonları tanır ve polipeptit zincirinin PP bölgesindeki tRNAtRNA’dan ayrılmasını sağlayarak sentezi bitirir.

Step-by-Step Solution

1
Enerji gereksinimlerini değerlendir.
Aktivasyon (2 Pi), A bölgesine bağlanma (1 GTP) ve translokasyon (1 GTP) enerji harcayan basamaklardır.
Protein sentezi yüksek enerji maliyetli bir anabolik süreçtir.
2
Peptid bağı oluşum mekanizmasını incele.
Peptidil transferaz aktivitesi sırasında GTP harcanmaz.
Gereken enerji aktivasyon basamağında tRNA-amino asit arasındaki ester bağında depolanmıştır.
3
Terminasyon (sonlanma) basamağını analiz et.
Durdurucu kodonlar tRNA'lar tarafından tanınmaz.
Normal biyolojik süreçte durdurucu kodonlara karşılık gelen bir tRNA bulunmaz; süreci protein yapısındaki salınım faktörleri sonlandırır.

Key Concept

Translasyon Enerjetiği ve Terminasyon Faktörleri

Alternative Method

Toplam enerji hesabını hatırlamak: Bir proteinin sentezi için gereken toplam enerji 4n4n kuralı ile hesaplanır (n = aa sayısı). Bu hesapta her bir aa için 2 aktivasyon, 1 giriş (entry) ve 1 translokasyon enerjisi temel alınır.
Estimated Time:1m 15s
Question 160Question

Kanser hücreleri, hızlı proliferasyon için gerekli olan biyosentetik öncülleri ve enerjiyi sağlamak amacıyla metabolizmalarını yeniden programlarlar. Bu hücrelerin, ortamda yeterli düzeyde oksijen (O2O_2) bulunmasına rağmen glukozu mitokondride tam okside etmek yerine ağırlıklı olarak laktata dönüştürmesi (aerobik glikoliz) fenomeni aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Warburg etkisi

Answer

Kanser hücrelerinin oksijen varlığında bile aerobik glikolizi tercih etmesi Warburg etkisi olarak tanımlanır.
Warburg etkisi, kanser hücrelerinin karakteristik bir özelliğidir. Normal hücreler oksijen varlığında glukozu tamamen CO2CO_2 ve H2OH_2O'ya kadar okside ederken (303230-32 ATPATP), kanser hücreleri glukozu laktata dönüştürerek (22 ATPATP) hem hızlı enerji sağlar hem de hücre bölünmesi için gerekli olan karbon iskeletlerini korurlar.

Step-by-Step Solution

1
Kanser hücresinin metabolik tercihini analiz etme
Hücrenin O2O_2 varlığına rağmen laktat ürettiği belirlendi.
Kanser hücreleri enerjiden ziyade biyosentetik ara ürünlere ihtiyaç duyarlar.
2
Tanımlanan fenomenin bilimsel adını hatırlama
Warburg etkisi.
Otto Warburg tarafından tanımlanan bu durum, kanser biyokimyasının temel taşlarından biridir.

Key Concept

Warburg Etkisi (Aerobik Glikoliz)

Hints

1
Kanser hücrelerinin 'aerobik glikoliz' yapma eğilimini düşünün.
2
Oksijenin varlığına rağmen glikolizin devam etmesi durumuna verilen özel adı hatırlayın.

Practice More

Kanser hücrelerinde bu süreci tetikleyen HIF-1 alfa regülasyonunu inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 8 / 9Next
Moleküler Biyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin