Gastrointestinal Kanamalar

50 questions

Question 41Question →

Alkolik siroz tanısıyla takip edilen 5555 yaşında erkek hasta, son bir gündür devam eden dışkı renginde koyulaşma (melenamelena) ve bitkinlik şikayetleriyle acil servise müracaat ediyor. Fizik muayenede kan basıncı 105/70105/70 mmHgmmHg, nabız 95/dk95/dk saptanıyor; laboratuvar incelemesinde hemoglobin değeri 8.88.8 g/dLg/dL ölçülüyor. Yapılan üst gastrointestinal endoskopide özofagusta orta büyüklükte (evre 22) varisler izleniyor ancak bu varisler üzerinde aktif kanama veya yüksek riskli bir bulgu (redred signsign gibi) saptanmıyor. Mide antrumunda ise 1.51.5 cmcm çapında, tabanında aktif fışkırır tarzda kanama izlenmeyen ancak belirgin bir damar yapısı (Forrest IIA) seçilen bir ülser odağı saptanıyor. Bu hastanın yönetimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ülser tabanındaki görünür damara yönelik endoskopik tedavi (termal veya mekanik yöntemler) uygulanmalı ve sonrasında yüksek doz IVIV proton pompa inhibitörü tedavisi başlanmalıdır.

Answer

Ülser tabanındaki görünür damara yönelik endoskopik tedavi (termal veya mekanik yöntemler) uygulanmalı ve sonrasında yüksek doz IV proton pompa inhibitörü tedavisi başlanmalıdır.
Üst gastrointestinal kanama ile başvuran sirozlu bir hastada endoskopik olarak kanama kaynağı 'Forrest IIA' (kanama olmayan görünür damar) olarak saptanmışsa, bu lezyon yüksek re-kanama riskine sahip olduğu için endoskopik tedavi (termal koagülasyon, hemoklip veya enjeksiyon tedavisi) uygulanmalıdır. Ardından, asit süpresyonu sağlayarak re-kanama riskini minimalize etmek için yüksek doz IVIV PPI tedavisi idame ettirilmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Endoskopik bulguların sınıflandırılması
Özofagus varislerinin kanama odağı olmadığı, kanama kaynağının Forrest IIA ülser olduğu saptandı.
Tedavi stratejisini belirlemek için gerçek kanama odağının ve re-kanama riskinin tanımlanması gerekir.
2
Forrest IIA yönetimi
Görünür damar yapısı (Forrest IIA) yüksek riskli kabul edilerek endoskopik tedavi (epinefrin enjeksiyonu ile kombine termal veya mekanik tedavi) uygulanmalıdır.
Endoskopik müdahale yapılmayan Forrest IIA lezyonlarında re-kanama riski yaklaşık %43'tür; müdahale ile bu risk %10'un altına iner.
3
Medikal tedavinin düzenlenmesi
Yüksek doz IV PPI (80 mg bolus, ardından 8 mg/saat infüzyon veya günde iki kez 40 mg bolus) başlanmalıdır.
Asit supresyonu pıhtı stabilitesini sağlar ve ülser iyileşmesini hızlandırarak re-kanama riskini azaltır.

Key Concept

Sirozlu hastalarda varis dışı üst GİS kanamalarının (peptik ülser gibi) yönetimi ve Forrest sınıflandırmasına göre tedavi endikasyonları.

Practice More

Forrest IIB (yapışık pıhtı) saptanan bir hastada pıhtının yıkanarak uzaklaştırılması gerekip gerekmediği konusundaki güncel yaklaşımları gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 42Question →

5454 yaşında erkek hasta, acil servise aniden başlayan masif parlak kırmızı rektal kanama (hematokezya) ve baş dönmesi şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, nabız 118118/dakika ve kan basıncı 80/5080/50 mmHgmmHg ölçülüyor. Özgeçmişinde kronik bel ağrısı nedeniyle kontrolsüz naproksen kullanımı öyküsü bulunan hastaya takılan nazogastrik tüpten gelen aspiratın berrak olduğu ancak safra içermediği görülüyor. Sıvı resüsitasyonu ile hemodinamik stabilitesi sağlanan hastaya yapılan üst gastrointestinal sistem (GI˙SGİS) endoskopisinde, duodenum bulbus arka duvarda 1.21.2 cmcm çaplı, tabanında gri-beyaz adheran pıhtı izlenen bir ülser saptanıyor. Bu klinik tablo ve endoskopik bulguya göre en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Forrest IIbIIb olarak evrelenmeli; pıhtı irrigasyonla uzaklaştırılmalı ve altındaki olası damar yapısına yönelik kombine endoskopik tedavi uygulanmalıdır.

Answer

Forrest IIbIIb (adheran pıhtı) olarak evrelenmeli; pıhtı irrigasyonla uzaklaştırılmalı ve altındaki damar yapısına yönelik kombine endoskopik tedavi uygulanmalıdır.
Hastanın masif hematokezya ve şok tablosu ile başvurması, özellikle naproksen (NSAİİ) kullanımı öyküsüyle birleştiğinde, üst GİS (genellikle duodenum ülseri) kaynaklı bir kanama olasılığını güçlü bir şekilde destekler. Nazogastrik aspiratın safrasız olması, pilorun proksimalindeki içeriğin örneklenmediğini gösterir ve üst GİS odağını dışlamaz. Endoskopide saptanan adheran pıhtı Forrest IIb olarak sınıflandırılır ve güncel endoskopik kılavuzlar bu pıhtının irrigasyon veya snare yardımıyla uzaklaştırılarak altındaki damar yapısının (Forrest IIa) veya sızıntı kanamanın (Forrest Ib) mutlaka tedavi edilmesini (epinefrin enjeksiyonu + termal/mekanik yöntem gibi kombine tedavi) önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik durumu ve başvuru semptomu arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Hematokezya (parlak kırmızı rektal kanama) ile birlikte şok tablosu (118118/dk nabız, 80/5080/50 mmHgmmHg KB) varlığı, yaklaşık %10−1510-15 oranında hızlı üst GİS kanamasını (briskbrisk bleedbleed) düşündürür.
Üst GİS kaynaklı kanamalar bağırsak pasajından çok hızlı geçtiğinde melena yerine hematokezya olarak prezente olabilir.
2
Nazogastrik aspirat bulgularını yorumla.
Aspiratın berrak olması ancak safra içermemesi (non-bilious), pilorun kapalı olduğu bir duodenum ülseri kanamasını dışlamaz.
Üst GİS odağını tam olarak dışlamak için aspiratta safra görülmelidir.
3
Endoskopik bulguyu Forrest sınıflamasına göre evrele ve tedavi stratejisini belirle.
Ülser tabanındaki gri-beyaz adheran pıhtı Forrest IIbIIb olarak sınıflandırılır. Bu evrede pıhtının irrigasyonla/mekanik olarak uzaklaştırılması ve altındaki lezyona (görünür damar veya sızıntı kanama) tedavi uygulanması önerilir.
Adheran pıhtı, yüksek nüks riski taşır ve altındaki riskli stigmataların tedavi edilmesi kanama kontrolü için kritiktir.

Key Concept

Hemodinamik instabilitesi olan hematokezyalı hastalarda üst GİS odağının dışlanması ve Forrest IIb lezyonların yönetimi.
Estimated Time:2m 0s
Question 43Question →

5454 yaşında erkek hasta, bilinen alkolik siroz ve özofagus varisleri öyküsüyle acil servise masif hematemez ve baş dönmesi şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde konfüzyon saptanıyor; kan basıncı 85/5085/50 mmHg, nabız 125125/dakika, batında asit ve splenomegali mevcut. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin değeri 7.27.2 g/dL olarak ölçülüyor.

Bu hastanın acil servisteki ilk basamak yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Portal ven basıncını düşürerek aktif kanamayı durdurmak amacıyla oral propranolol tedavisine başlanması uygundur.

Answer

Portal ven basıncını düşürerek aktif kanamayı durdurmak amacıyla oral propranolol tedavisine başlanması seçeneği yanlıştır.
Propranolol ve nadolol gibi non-selektif beta blokerler, portal ven basıncını düşürerek varis kanamasını önlemek amacıyla (profilaksi) kullanılır. Ancak aktif kanaması olan, hemodinamik olarak anstabil veya şoktaki bir hastada bu ilaçların kullanılması kan basıncını daha da düşüreceği ve taşikardiyi baskılayarak hastanın şoku kompanse etmesini engelleyeceği için tehlikelidir ve kontrendikedir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın hemodinamik durumunu değerlendir ve restriktif resüsitasyon uygula.
Kan basıncı ve doku perfüzyonu, portal basıncı aşırı artırmayacak şekilde (Hb: 77-88 g/dL) stabilize edilir.
Aşırı sıvı yüklemesi 'rebound' portal hipertansiyona ve kanamanın şiddetlenmesine yol açabilir.
2
Farmakolojik tedaviye (vazoaktif ilaç + antibiyotik) başla.
Terlipressin/Somatostatin splanchnic vazokonstriksiyon sağlar; Seftriakson enfeksiyonu önler.
Bu kombinasyon endoskopi öncesinde kanama kontrolünü kolaylaştırır ve mortaliteyi düşürür.
3
Endoskopik müdahale gerçekleştir.
Varisler tanımlanır ve band ligasyonu yapılarak hemostaz sağlanır.
Aktif varis kanamasında altın standart tedavi endoskopik band ligasyonudur.
4
Akut dönem sonrası profilaksi planla.
Kanama durdurulduktan ve hasta stabilize edildikten sonra (genellikle 3-5 gün sonra) beta bloker başlanabilir.
Beta blokerler akut kanamada değil, uzun dönemli portal basınç kontrolünde etkilidir.

Key Concept

Akut Varis Kanaması Yönetimi ve Beta Bloker Kullanım Zamanlaması

Practice More

Varis dışı üst GİS kanamalarında kullanılan Forrest sınıflamasını ve IIa (görünen damar) ile IIb (yapışık pıhtı) arasındaki yönetim farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 44Question →

7575 yaşında erkek hasta, son 66 ay içerisinde üç kez tekrarlayan melena ve halsizlik şikayetleri ile başvurmuştur. Hastanın özgeçmişinde ciddi aort darlığı tanısı mevcut olup kapak replasmanı planlandığı öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk bulunmuş, oskültasyonda aort odağında 3/63/6 şiddetinde sistolik ejeksiyon üfürümü saptanmıştır. Yapılan laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 8.28.2 g/dLg/dL, MCVMCV 7474 fLfL ve serum ferritini 1010 ng/mLng/mL (N: 20−20020-200) olarak ölçülmüştür. Hastaya yapılan özofagogastroduodenoskopi ve kolonoskopide aktif kanama odağı izlenmemiştir. Bu hastada tekrarlayan gastrointestinal kanamalardan sorumlu olması en muhtemel patoloji aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anjiyodisplazi

Answer

Anjiyodisplazi, aort darlığı ile birlikte görülen Heyde Sendromu'nun en muhtemel kanama nedenidir.
Doğru yanıt olan anjiyodisplazi, yaşlılarda saptanamayan (obscure) gastrointestinal kanamaların en sık nedenlerinden biridir. Aort darlığı olan hastalarda bu lezyonların daha sık görülmesi ve kanaması 'Heyde Sendromu' olarak bilinir. Bu durum, daralmış kapaktan geçerken parçalanan von Willebrand faktör multimerlerinin eksikliğine bağlı gelişen bir hemostaz kusurudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin sentezlenmesi
Yaşlı bir hastada, ciddi aort darlığı varlığında tekrarlayan melena ve demir eksikliği anemisi saptanmıştır.
Vakadaki anahtar ipuçları olan aort darlığı üfürümü ve gastrointestinal kanama birlikteliği spesifik bir sendroma işaret eder.
2
Heyde Sendromu tanısının konulması
Aort darlığı + Gastrointestinal anjiyodisplazi + Edinilmiş von Willebrand Faktör eksikliği (Tip 2A) üçlüsü tanımlanmıştır.
Daralmış aort kapağından geçen yüksek shear stresin, von Willebrand faktör multimerlerini parçalaması sonucu anjiyodisplazilerden kanama eğilimi artar.
3
Endoskopik bulguların değerlendirilmesi
Standart endoskopide kanama odağı saptanamaması anjiyodisplazilerin sıklıkla ince bağırsakta yerleşebilmesi ile uyumludur.
Anjiyodisplaziler küçük, yüzeyel ve aralıklı kanayan lezyonlar oldukları için rutin incelemelerde gözden kaçabilirler.

Key Concept

Heyde Sendromu
Estimated Time:1m 30s
Question 45Question →

72 yaşında kadın hasta, kronik osteoartrit nedeniyle son 1 aydır düzenli ketoprofen kullanımı sonrası hematemez ve melena şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan üst gastrointestinal endoskopide antrumda 1.5 cm çaplı bir peptik ülser saptanıyor. Bu hastada saptanan endoskopik bulgular ve beklenen klinik seyir ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ülser tabanında pigmente düz nokta (Forrest IIc) saptanırsa, endoskopik tedaviye gerek yoktur ve düşük riskli bir bulgu olduğu için oral PPI tedavisi ile poliklinik takibi uygundur.

Answer

Ülser tabanında pigmente düz nokta (Forrest IIc) saptanırsa, endoskopik tedaviye gerek yoktur ve düşük riskli bir bulgu olduğu için oral PPI tedavisi ile poliklinik takibi uygundur.
Forrest IIc (pigmente düz nokta) ve Forrest III (temiz taban) düşük riskli stigmata olarak sınıflandırılır. Bu bulguların varlığında spontan yeniden kanama riski çok düşüktür (%5 ve altı). Güncel kılavuzlar (ESGE/ASGE) bu hastalara endoskopik tedavi yapılmamasını, oral PPI tedavisinin yeterli olduğunu ve ek risk faktörü yoksa hastaların ayaktan izlenebileceğini belirtir.

Step-by-Step Solution

1
Endoskopik bulgunun Forrest sınıflamasına göre değerlendirilmesi
Bulgular Forrest Ia (fışkırır), Ib (sızıntı), IIa (görünür damar), IIb (pıhtı), IIc (nokta) veya III (temiz) olarak evrelenir.
Yeniden kanama riskini belirleyen en önemli faktör endoskopik stigmata varlığıdır.
2
Lezyonun risk kategorisinin belirlenmesi
Forrest I ve IIa yüksek riskli; IIb orta riskli; IIc ve III düşük riskli kabul edilir.
Yüksek riskli lezyonlar endoskopik müdahale gerektirirken, düşük riskli lezyonlarda farmakolojik tedavi yeterlidir.
3
Tedavi ve takip planının oluşturulması
Forrest IIc/III saptanan ve hemodinamik olarak stabil olan hastalar oral PPI ile taburcu edilebilir.
Bu lezyonların spontan iyileşme oranı yüksektir ve yeniden kanama riski %5'in altındadır.

Key Concept

Peptik ülser kanamalarında Forrest sınıflamasına göre risk analizi ve yönetim stratejileri.

Practice More

Varis dışı üst GİS kanamalarında Blatchford ve Rockall skorlama sistemlerini tekrar edin.
Estimated Time:1m 30s
Question 46Question →

6868 yaşında erkek hasta, yaklaşık 22 saat önce olan ve kendiliğinden duran, yarım çay bardağı kadar parlak kırmızı renkli hematemez şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde batın orta hattında eski bir operasyon skarı izleniyor; arteriyel kan basıncı 110/70110/70 mmHg, nabız 8888/dk olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 11.211.2 g/dL bulunuyor. Özgeçmişinde 55 yıl önce rüptüre abdominal aort anevrizması (AAAAAA) nedeniyle sentetik greft interpozisyonu yapıldığı öğreniliyor. Yapılan acil üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; özofagus ve mide normal izlenirken, duodenumun üçüncü kıtasında (distalinde) mukoza bütünlüğü bozulmuş, üzerinde pıhtı bulunan ülsere bir lezyon (şüpheli Forrest IIbForrest\ IIb) izleniyor; aktif kanama saptanmıyor. Bu klinik tabloda en olası tanı ve bir sonraki en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Aortoenterik fistül; acil kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) ve cerrahi konsültasyonu

Answer

En olası tanı aortoenterik fistüldür; yönetimde ise acil kontrastlı bilgisayarlı tomografi ve cerrahi konsültasyonu önceliklidir.
Aortoenterik fistül (AEF) tanısı, aort cerrahisi (özellikle abdominal aort anevrizma onarımı) geçirmiş ve duodenum distalinde kanamalı lezyonu olan hastalarda birincil tanıdır. 'Haberci kanama' (herald bleed), masif rüptürden önce görülen, geçici olarak duran minör hematemez veya melena tablosudur. Duodenumun üçüncü kıtası greft ile en yakın komşuluğa sahip bölgedir ve AEF'nin en sık görüldüğü yerdir. Yönetimde acil BT anjiyografi ve cerrahi konsültasyonu hayat kurtarıcıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın özgeçmişindeki aort cerrahisi (AAA greft onarımı) ve başvuru semptomu arasındaki ilişkiyi kurmak.
Aort cerrahisi geçiren hastalarda, operasyondan yıllar sonra bile greftin bağırsak ansına (en sık duodenumun 3. kıtası) erozyonu sonucu fistül gelişebilir.
Primer aortoenterik fistüller nadir olsa da, greft sonrası sekonder fistüller hayatı tehdit eden önemli bir komplikasyondur.
2
Hematemezin niteliğini ve miktarını değerlendirmek.
Hastadaki 'az miktardaki' kanama, aortoenterik fistülün klasik 'haberci kanaması' (herald bleed) paternine uymaktadır.
Haberci kanama, tam rüptür ve masif fatal kanama öncesinde görülen, geçici olarak duran öncül kanamadır.
3
Endoskopik bulguları lokalizasyon ile sentezlemek.
Duodenumun distalinde (3. kıta) görülen ülsere lezyon veya pıhtı, bu bölgenin greft ile komşuluğu nedeniyle fistülü işaret eder.
Standart peptik ülserler genellikle bulbus veya post-bulber bölgededir; distal duodenum tutulumu vasküler bir patolojiyi düşündürmelidir.
4
Tanısal doğrulamayı planlamak.
Kontrastlı BT anjiyografi, greft çevresinde hava, sıvı veya sızıntıyı göstererek tanıyı destekleyebilir.
Endoskopi genellikle kanama odağını tam belirleyemez veya pıhtıyı yanlış yorumlayabilir; BT anjiyo tanıda altın standarttır.
5
Acil cerrahi müdahale hazırlığı yapmak.
Gecikmeksizin cerrahi konsültasyonu ve gerekirse acil eksplorasyon planlanmalıdır.
Aortoenterik fistüller, tam rüptür durumunda dakikalar içinde ölüme yol açan cerrahi acillerdir.

Key Concept

Aortoenterik fistüller, abdominal aort cerrahisi öyküsü olan hastalarda 'haberci kanama' (herald bleed) tablosuyla başvurabilen ve yüksek mortaliteye sahip olan nadir fakat kritik bir gastrointestinal kanama nedenidir.

Practice More

Aortoenterik fistül şüphesinde endoskopinin sensitivitesinin düşük olabileceğini ve tanının cerrahi veya radyolojik (BT anjiyo) olarak teyit edilmesi gerektiğini unutmayınız.
Estimated Time:3m 0s
Question 47Question →

5252 yaşında erkek hasta, ani gelişen halsizlik ve siyah renkli, kötü kokulu dışkılama (melenamelena) şikayetiyle acil servise başvuruyor. Yapılan nazogastrik tüp aspirasyonunda "kahve telvesi" görünümünde materyal saptanıyor. Stabilizasyon sonrası uygulanan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde duodenum bulbus posterior duvarda 1.51.5 cmcm çapında, üzerinde aktif kanama izlenmeyen ancak mukozadan dışarı çıkıntı yapan bir damar (visiblevisible vesselvessel) bulunan ülser saptanıyor. Bu hastanın Forrest sınıflamasına göre evresi ve re-kanama riskini azaltmak için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Forrest IIa - Lezyona endoskopik tedavi (enjeksiyon + termal veya mekanik yöntem) uygulanmalıdır.

Answer

Ülser tabanında görünür damar saptanması Forrest IIa olarak sınıflandırılır ve bu hastalarda re-kanama riski yaklaşık %50 olduğu için endoskopik tedavi uygulanmalıdır.
Endoskopik olarak saptanan aktif kanama olmayan ancak çıkıntı yapan damar bulgusu Forrest IIa olarak adlandırılır. Bu evre, tedavi edilmediği takdirde yaklaşık %50 oranında re-kanama riski taşır. Güncel kılavuzlar, Forrest Ia, Ib ve IIa (bazen IIb) bulgularına sahip hastalarda adrenalin enjeksiyonu ile birlikte termal (prob) veya mekanik (klips) yöntemlerden en az birinin kombine edilmesini önermektedir.

Step-by-Step Solution

1
Endoskopik bulgunun tanımlanması
Aktif kanama olmayan ancak görünür damar stigmata olarak belirlendi.
Forrest sınıflaması yapmak için ülser tabanındaki en yüksek riskli bulgu saptanmalıdır.
2
Forrest evresinin belirlenmesi
Görünür damar (visible vessel) = Forrest IIa.
Doğru evreleme, hastanın prognozunu ve tedavi gerekliliğini belirler.
3
Yönetim stratejisinin planlanması
Forrest IIa yüksek riskli bir bulgudur, endoskopik tedavi (kombine yöntem) ve yatış gereklidir.
Forrest IIa lezyonlarda tedavi uygulanmazsa re-kanama riski yaklaşık %50'dir.

Key Concept

Peptik ülser kanamalarında Forrest sınıflaması, re-kanama riskini ve endoskopik tedavi gerekliliğini belirleyen en temel araçtır.

Practice More

Forrest IIb (yapışık pıhtı) saptanan hastalarda pıhtının irrige edilip kaldırılması ve altındaki stigmata göre tedavi uygulanması (clot removal) stratejisini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 48Question →

Primer biliyer kolanjit (PBC) tanısı ile ursodeoksikolik asit tedavisi almakta olan 58 yaşında kadın hasta, 2 gündür devam eden melena şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede skleralar ikterik, karaciğer kot kavsini 2 cm geçiyor, dalak palpabl saptanıyor. Vitalleri stabil olan hastaya (TA: 110/70 mmHg, Nabız: 88/dk) yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde; özofagusta varis saptanmıyor ancak mide antrumunda 15 mm çapında, tabanında kanamayan görünür damar (visible vessel) bulunan bir ülser (Forrest IIa) izleniyor. Bu hasta için kanama kontrolü ve tekrar kanamanın önlenmesi açısından en uygun tedavi yaklaşımı hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Endoskopik kombine tedavi (enjeksiyon + termal/mekanik) ve yüksek doz intravenöz PPI

Answer

Endoskopik kombine tedavi (enjeksiyon + termal/mekanik) ve yüksek doz intravenöz PPI
Hastada saptanan 'kanamayan görünür damar' (visible vessel), Forrest IIa sınıflamasına uyar. Bu lezyonlar yüksek tekrar kanama riskine (%40-50) sahiptir. Güncel kılavuzlar, Forrest Ia, Ib ve IIa lezyonları için 'dual' (ikili) endoskopik tedaviyi (örneğin adrenalin enjeksiyonu + koter/klips) ve sonrasında 72 saat yüksek doz intravenöz PPI infüzyonunu önermektedir. Sadece PPI tedavisi bu risk grubunda yetersiz kalır.

Step-by-Step Solution

1
Kanama kaynağını ve risk düzeyini belirle
Peptik Ülser, Forrest IIa (Görünür Damar)
Endoskopide 'kanamayan görünür damar' saptanması Forrest IIa ile uyumludur ve yüksek tekrar kanama riski (%50) taşır.
2
Eşlik eden hastalık durumunu değerlendir
Primer Biliyer Kolanjit (Kronik Karaciğer Hastalığı)
Hasta sirotik zeminde olabilir ancak kanama kaynağı varis değil, ülserdir. Varis protokolü (oktreotid/terlipressin) uygulanmamalıdır.
3
Uygun tedavi modalitesini seç
Endoskopik Tedavi + İV PPI
Forrest Ia, Ib ve IIa lezyonlarında sadece medikal tedavi yetersizdir; mutlaka endoskopik tedavi (tercihen kombine yöntemler) uygulanmalıdır.

Key Concept

Forrest Sınıflaması ve Peptik Ülser Yönetimi

Hints

1
Hastanın kronik karaciğer hastalığı olması, kanamanın kesinlikle varis kaynaklı olduğu anlamına gelmez; endoskopi bulgusuna odaklanın.
2
Endoskopide 'görünür damar' (visible vessel) saptanması Forrest IIa demektir. Bu bulgu yüksek tekrar kanama riski taşır.
3
Yüksek riskli ülserlerde (Forrest Ia, Ib, IIa) sadece ilaç tedavisi yetersizdir; mekanik veya termal bir müdahale gerekir.
Estimated Time:1m 30s
Question 49Question →

3232 yaşında erkek hasta, alkol alımı sonrası gelişen şiddetli ve tekrarlayan kusmaların ardından parlak kırmızı renkte kan kusma şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 120/80120/80 mmHgmmHg, nabız 84/dakika84/dakika olarak saptanıyor. Yapılan endoskopide gastroözofageal bileşke distalinde, aktif kanama göstermeyen, yüzeyel lineer mukozal bir yırtık izleniyor. Bu hasta için en uygun klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Destekleyici tedavi ve izlem

Answer

Destekleyici tedavi ve izlem
Mallory-Weiss sendromunda, hasta hemodinamik olarak stabilse ve endoskopide aktif bir kanama odağı saptanmamışsa, lezyonların büyük çoğunluğu kendiliğinden iyileştiği için destekleyici tedavi (sıvı desteği, asit süpresyonu) ve klinik gözlem en uygun yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu ve anamnezi değerlendirme
Alkol alımı, zorlamalı kusma ve ardından gelişen hematemez Mallory-Weiss sendromu için klasiktir.
Tipik klinik hikaye tanının ilk basamağını oluşturur.
2
Hemodinamik stabiliteyi kontrol etme
Hastanın kan basıncı (120/80120/80 mmHgmmHg) ve nabzı (84/dakika84/dakika) normal sınırlardadır.
Yönetim stratejisi hastanın hemodinamik durumuna göre belirlenir.
3
Endoskopik bulgulara göre tedavi kararını verme
Aktif kanama saptanmayan yüzeyel yırtıklar %8080-9090 oranında kendiliğinden iyileşir.
Gereksiz invaziv girişimlerden kaçınmak için kanamanın aktifliği sorgulanmalıdır.

Key Concept

Mallory-Weiss Sendromu Yönetimi
Estimated Time:1m 0s
Question 50Question →

6262 yaşında kadın hasta, osteoartrit nedeniyle uzun süreli diklofenak kullanımı sonrası ani gelişen hematemez ve halsizlik şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 95/6095/60 mmHg, nabız 105105/dk olarak ölçülüyor. Yapılan üst gastrointestinal sistem endoskopisinde mide korpusunda 1.51.5 cm çapında bir ülser ve ülser tabanından sızıntı şeklinde (oozingoozing) aktif kanama saptanıyor. Bu hasta için en olası Forrest evresi ve beklenen yaklaşık yeniden kanama (re−bleedingre-bleeding) riski aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Forrest Ib - %30\%30

Answer

Ülser tabanından sızıntı şeklinde aktif kanama izlenen bu tablo Forrest Ib olarak sınıflandırılır ve beklenen yeniden kanama riski yaklaşık %30\%30 düzeyindedir.
Doğru cevap olan 'Forrest Ib - %30' seçeneği, endoskopide tarif edilen 'sızıntı şeklinde kanama' bulgusuyla tam örtüşmektedir. Forrest sınıflamasında aktif kanama bulguları tip 1 olarak adlandırılır. Tip 1a fışkırır tarzda (spurting) kanamayı, Tip 1b ise sızıntı şeklinde (oozing) kanamayı ifade eder. Forrest Ib evresinde endoskopik tedavi uygulanmadığı takdirde yeniden kanama riski yaklaşık %30-50 arasındadır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verileri analiz et.
NSAİİ kullanımı öyküsü olan hastada hematemez ve hemodinamik instabilite (95/6095/60 mmHg) üst GİS kanamayı düşündürür.
Peptik ülser kanamaları NSAİİ kullanan yaşlı hastalarda en sık üst GİS kanama nedenidir.
2
Endoskopik bulguyu Forrest sınıflamasına göre değerlendir.
Sızıntı şeklinde (oozingoozing) aktif kanama = Forrest Ib.
Aktif kanamalar fışkıran (Ia) ve sızan (Ib) olarak ikiye ayrılır.
3
Prognostik riski belirle.
Forrest Ib evresinde yeniden kanama riski %17−50\%17-50 arasındadır (ortalama %30\%30).
Forrest evresi, hastanın endoskopik tedaviye ihtiyacı olup olmadığını ve mortalite riskini belirler.

Key Concept

Forrest sınıflaması, peptic ülser kanamalarında hem kanamanın şiddetini hem de yeniden kanama riskini belirlemede kullanılan en önemli prognostik araçtır.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 3 / 3
Gastrointestinal Kanamalar Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin