Hipertansiyon

50 questions

Question 21Question →

42 yaşında kadın hasta, yaklaşık bir yıldır Valsartan 160160 mg/gün, Amlodipin 1010 mg/gün ve Hidroklortiyazid 2525 mg/gün kullanmasına rağmen dirençli kan basıncı yüksekliği şikayetiyle başvuruyor. Hastanın ev ölçümlerinde sistolik kan basıncı değerlerinin 160160 mmHg'nin üzerinde olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 174/106174/106 mmHg, nabız 8282/dakika ritmik olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde elde edilen bulgular aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralığı
Sodyum (Na+Na^+)145mEq/L145 mEq/L135−145mEq/L135-145 mEq/L
Potasyum (K+K^+)2.9mEq/L2.9 mEq/L3.5−5.0mEq/L3.5-5.0 mEq/L
Kreatinin0.8mg/dL0.8 mg/dL0.6−1.1mg/dL0.6-1.1 mg/dL
Glukoz92mg/dL92 mg/dL70−105mg/dL70-105 mg/dL

Bu hastada tanıya yönelik bir sonraki en uygun adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı ölçümü

Answer

Dirençli hipertansiyon ve hipokalemisi olan bu hastada primer aldosteronizm taraması için plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi oranı ölçümü yapılmalıdır.
Hastada dirençli hipertansiyon (ACE inhibitörü, Kalsiyum kanal blokeri ve Diüretik kombinasyonuna rağmen yüksek kan basıncı) ve hipokalemi mevcuttur. Bu tablo primer aldosteronizm için tipiktir. ESC/ESH kılavuzlarına göre, bu gruptaki hastalarda tarama testi olarak plazma aldosteron konsantrasyonunun plazma renin aktivitesine (veya renin konsantrasyonuna) oranı (ARR) kullanılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Dirençli hipertansiyon (3 farklı grup antihipertansife rağmen kontrolsüz kan basıncı) ve spontan hipokalemi.
Sekonder hipertansiyon nedenleri, özellikle primer aldosteronizm için yüksek klinik şüphe oluşur.
2
Tarama testi seçimi
Plazma aldosteron / plazma renin aktivitesi (ARR) oranı.
Primer aldosteronizm taramasında altın standart ilk basamak testidir.
3
Ayırıcı tanı analizi
Konfirmasyon testleri ve görüntüleme sonraki adımlardır.
Tarama pozitifliği sonrası oral sodyum yükleme veya kaptopril supresyon gibi testlerle tanı kesinleştirilir, ardından BT ile lokalizasyon yapılır.

Key Concept

Dirençli hipertansiyon ve hipokalemi varlığında sekonder nedenlerden Primer Aldosteronizm (Conn Sendromu) için plazma aldosteron/renin oranı ile tarama yapılmalıdır.

Practice More

Primer aldosteronizm taraması öncesinde beta blokerlerin ve diüretiklerin test sonuçlarını nasıl etkileyebileceğini gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 22Question →

74 yaşında erkek hasta, 20 yıldır kontrolsüz hipertansiyon, tip 2 diyabet ve yaygın aterosklerotik hastalık (koroner arter hastalığı, periferik arter hastalığı) öyküsüyle izlenmektedir. Hasta son 4 ayda, belirgin bir tetikleyici faktör olmaksızın, ani başlayan şiddetli nefes darlığı ve ortopne atakları nedeniyle üç kez acil servise başvurmuştur. Yapılan incelemelerde sol ventrikül sistolik fonksiyonlarının korunduğu (EF: %55) ve kardiyak biyobelirteçlerin normal olduğu saptanmıştır. Fizik muayenede kan basıncı 210/115210/115 mmHg, akciğerlerde bilateral raller ve batın muayenesinde epigastrik bölgede sistolik-diyastolik üfürüm duyulmaktadır.

Hastanın laboratuvar değerlerindeki değişim aşağıda sunulmuştur:

ParametreTedavi ÖncesiTedavi Sonrası (2. Hafta)
Serum Kreatinin (mg/dL)1,41,42,32,3
Kan Basıncı (mmHg)210/115210/115185/100185/100

İki hafta önce tedaviye perindopril eklendiği bilindiğine göre, bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bilateral renal arter stenozu

Answer

Bilateral renal arter stenozu
Bilateral renal arter stenozu olan hastalarda, renal perfüzyon basıncı düşüktür ve GFR'nin devamlılığı anjiyotensin II'nin efferent arteriyol üzerindeki daraltıcı etkisine bağımlıdır. ACE inhibitörleri veya ARB'ler bu etkiyi ortadan kaldırarak efferent vazodilatasyona ve intraglomerüler basınç düşüşüne neden olur, bu da kreatinin düzeyinde belirgin artışla sonuçlanır. Ayrıca, bu hastalarda görülen tekrarlayan, ani başlayan pulmoner ödem atakları (Pickering sendromu), sistemik direncin artışı ve sodyum retansiyonu ile karakterizedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik triadın değerlendirilmesi
Dirençli hipertansiyon, korunmuş ejeksiyon fraksiyonuna rağmen tekrarlayan 'flash' pulmoner ödem (Pickering sendromu) ve yaygın ateroskleroz varlığı saptandı.
Pickering sendromu, bilateral renal arter stenozu veya tek böbrekli hastada renal arter stenozunun tipik bir sunum şeklidir.
2
Fizik muayene bulgusunun yorumlanması
Epigastrik bölgede duyulan sistolik-diyastolik üfürüm, renal arterlerdeki yüksek dereceli stenozu destekler.
Vasküler üfürümler, aterosklerotik renovasküler hastalığın önemli bir fizik muayene ipucudur.
3
Laboratuvar değişikliğinin analizi
ACE inhibitörü (perindopril) kullanımı sonrası serum kreatinin değerinde %30\%30'dan fazla (1,4→2,31,4 \rightarrow 2,3 mg/dL) artış saptandı.
Bilateral stenozda glomerüler filtrasyon hızı (GFR), anjiyotensin II aracılı efferent arteriyol vazokonstriksiyonuna bağımlıdır; RAAS blokajı bu mekanizmayı bozarak GFR'yi düşürür.
4
Tanısal sentez
Tüm bulgular bilateral renal arter stenozu (Pickering sendromu) tanısında birleşmektedir.
Klinik, muayene ve farmakolojik yanıtın birleşimi tanıyı doğrular.

Key Concept

Pickering Sendromu ve RAAS İnhibitörlerinin Renovasküler Hipertansiyondaki Etkisi
Question 23Question →

62 yaşında kadın hasta, polikliniğe baş ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde 12 yıldır Tip 2 Diabetes Mellitus ve sık tekrarlayan gut artriti öyküsü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede kan basıncı 155/95 mmHg, kalp hızı 76/dk ve ritmik saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kreatinin 1.0 mg/dL, potasyum 4.5 mEq/L, ürik asit 8.5 mg/dL olarak bulunuyor. Hastaya hipertansiyon tanısıyla kombinasyon tedavisi başlanması planlanıyor.

Komorbid durumları göz önüne alındığında, bu hasta için en uygun antihipertansif ilaç kombinasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Losartan ve Amlodipin

Answer

Losartan ve Amlodipin kombinasyonu
Hastada Tip 2 DM ve Gut hastalığı bulunmaktadır. Hipertansiyon tedavisinde diyabetik hastalarda RAAS blokerleri (ACEi veya ARB) önceliklidir. Ancak eşlik eden Gut hastalığı nedeniyle diüretiklerden (özellikle tiyazidlerden) kaçınılması gerekir, çünkü bu ilaçlar hiperürisemi yaparak gut ataklarını tetikleyebilir. Losartan, moleküler yapısı sayesinde ürat taşıyıcısı 1'i (URAT1) inhibe ederek ürikozürik etki gösteren tek ARB molekülüdür, bu nedenle gut hastalarında özellikle tercih edilir. Amlodipin (Kalsiyum Kanal Blokeri) ise metabolik açıdan nötrdür ve gut riskini artırmaz. Bu nedenle Losartan + Amlodipin en uygun kombinasyondur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın komorbiditelerini ve risk faktörlerini belirle.
Tip 2 Diyabet ve Gut hastalığı mevcut. Kan basıncı Grade 2 hipertansiyon seviyesinde (155/95 mmHg).
Tedavi seçiminde eşlik eden hastalıklar kontrendikasyonları ve tercihleri belirler.
2
Diyabetik hastalarda tercih edilen ilaç gruplarını hatırla.
Renoprotektif etkileri nedeniyle ACE inhibitörleri veya ARB'ler ilk tercihtir.
Diyabetik nefropati progresyonunu yavaşlatmak için RAAS blokajı önemlidir.
3
Gut hastalığında kaçınılması gereken ilaçları değerlendir.
Tiyazid ve kıvrım diüretikleri ürik asit düzeyini artırarak gut atağını tetikleyebilir.
Hidroklorotiyazid, indapamid ve furosemid gibi diüretikler hiperürisemi yapar.
4
Gut hastaları için avantajlı olan ARB'yi seç.
Losartan, diğer ARB'lerden farklı olarak ürikozürik (ürik asit atılımını artıran) etkiye sahiptir.
Bu özellik Losartan'ı gutlu hipertansif hastalarda ideal bir seçenek yapar.
5
En uygun kombinasyonu belirle.
RAAS blokeri (tercihen Losartan) + Kalsiyum Kanal Blokeri (Amlodipin).
Metabolik yan etkisi olmayan ve gut için güvenli olan en güçlü kombinasyondur.

Key Concept

Gut hastalığı olan hipertansif hastalarda diüretiklerden kaçınılmalı, ürikozürik etkisi nedeniyle Losartan ve metabolik nötr etkileri nedeniyle Kalsiyum Kanal Blokerleri tercih edilmelidir.

Hints

1
Hastanın gut öyküsü, ürik asit düzeyini artıran ilaçlardan kaçınmanızı gerektirir.
2
Antihipertansif sınıflarından diüretikler (tiyazidler ve kıvrım diüretikleri) ürik asit atılımını azaltır.
3
Seçenekler arasında hem diyabet için koruyucu olan hem de ürik asidi düşürücü (ürikozürik) özelliği bulunan spesifik bir ARB molekülü içeren şıkkı arayın.
Estimated Time:1m 0s
Question 24Question →

55 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon ve dirençli hipokalemi nedeniyle yapılan tetkikler sonucunda bilateral sürrenal hiperplaziye bağlı primer hiperaldosteronizm tanısı almıştır. Hastaya spironolakton 5050 mg/gün tedavisi başlanmış; tedavinin 3. ayında kan basıncı 128/82128/82 mmHg, serum potasyumu ise 4.44.4 mEq/L (normal) olarak kontrol altına alınmıştır. Ancak hasta, son bir aydır her iki meme bölgesinde ağrılı şişlik ve libido kaybı şikayetleri ile başvurmuştur. Fizik muayenede bilateral jinekomasti saptanmıştır. Bu hastada tedavi planı ile ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spironolakton kesilmeli ve selektif bir mineralokortikoid reseptör antagonisti olan eplerenon tedavisine geçilmelidir.

Answer

Spironolakton kesilmeli ve selektif bir mineralokortikoid reseptör antagonisti olan eplerenon tedavisine geçilmelidir.
Bilateral sürrenal hiperplazi kaynaklı primer hiperaldosteronizm vakalarında temel tedavi mineralokortikoid reseptör antagonizmasıdır. Spironolakton etkili bir ajan olmasına rağmen, steroid reseptörlerine non-selektif bağlanması nedeniyle erkeklerde jinekomasti ve libido kaybı gibi ciddi yan etkilere yol açabilir. Bu durumda, mineralokortikoid reseptörüne daha yüksek selektivite gösteren ve androjenik yan etkileri minimal olan eplerenon tedavisine geçmek en uygun klinik yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik Durum Analizi
Hasta bilateral sürrenal hiperplaziye bağlı primer hiperaldosteronizm (PA) hastasıdır.
Bilateral tutulumda tedavi cerrahi değil, mineralokortikoid reseptör antagonisti (MRA) ile medikal izlemdir.
2
Yan Etki Değerlendirmesi
Spironolakton kullanımına bağlı jinekomasti ve libido kaybı saptanmıştır.
Spironolakton non-selektif bir MRA olup progesteron reseptörlerini agonize ederken androjen reseptörlerini antagonize eder; bu da jinekomastiye yol açar.
3
Alternatif Tedavi Seçimi
Selektif bir MRA olan eplerenon tercih edilmelidir.
Eplerenon mineralokortikoid reseptörlerine selektiftir ve androjenik yan etkileri (jinekomasti, empotans) spironolaktona göre çok daha nadirdir.

Key Concept

Primer hiperaldosteronizmde medikal tedavi ve ilaç yan etkileri yönetimi
Question 25Question →

46 yaşında erkek hasta, aralıklı baş ağrısı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde özellik saptanmıyor. Fizik muayenede kan basıncı 152/96 mmHg, nabız 78/dk ritmik ve Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 32 kg/m² (obez) olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde açlık plazma glukozu 114 mg/dL, HbA1c %6.1 ve trigliserid düzeyi 220 mg/dL saptanıyor. Eşlik eden bilinen bir kardiyovasküler hastalığı bulunmayan bu hastada; metabolik profili olumsuz etkilemesi ve yeni diyabet gelişim riskini artırması nedeniyle, başlangıç tedavisinde tercih edilmesi önerilmeyen antihipertansif ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beta blokerler

Answer

Seçeneklerde belirtilen Beta blokerler, metabolik yan etkileri nedeniyle bu hastada en az tercih edilmesi gereken gruptur.
ESC/ESH Hipertansiyon Kılavuzlarına göre; beta blokerler (özellikle vazodilatör olmayanlar), insülin duyarlılığını azaltmaları, kilo alımına eğilim yaratmaları ve lipid profili üzerindeki olumsuz etkileri (trigliserid yüksekliği, HDL düşüklüğü) nedeniyle metabolik sendromu olan veya diyabet gelişim riski yüksek hastalarda ilk tercih olarak önerilmez. Bu hastada obezite, bozulmuş açlık glukozu ve hipertrigliseridemi mevcuttur; dolayısıyla iskemik kalp hastalığı veya kalp yetersizliği gibi 'zorunlu (compelling)' bir endikasyon olmadıkça beta blokerlerden kaçınılmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik profilini analiz et
Obezite (VKİ 32), bozulmuş açlık glukozu (114 mg/dL), yüksek trigliserid ve hipertansiyon bulguları 'Metabolik Sendrom' tablosunu işaret etmektedir.
İlaç seçimini yaparken eşlik eden komorbiditeler ve metabolik durum göz önüne alınmalıdır.
2
Antihipertansif ilaç gruplarının metabolik etkilerini değerlendir
RAAS blokerleri (ACEI/ARB) ve Kalsiyum Kanal Blokerleri metabolik olarak nötr veya olumludur. Beta blokerler (özellikle eski kuşak) ise insülin direncini artırabilir, kilo alımına neden olabilir ve dislipidemiyi kötüleştirebilir.
Hipertansiyon kılavuzlarına (ESC/ESH) göre ilaç yan etki profilleri karşılaştırılmalıdır.
3
Kılavuz önerilerine göre kontrendikasyon veya kaçınılması gereken durumu belirle
Zorunlu bir endikasyon (kalp yetersizliği, geçirilmiş MI, atriyal fibrilasyon vb.) olmadıkça, metabolik sendromlu veya diyabet riski yüksek hastalarda beta blokerler (özellikle diüretiklerle kombinasyonu) başlangıç tedavisi olarak önerilmez.
Doğru ilacı seçmek kadar, hastaya zarar verebilecek veya komorbiditeyi kötüleştirecek ilaçtan kaçınmak da önemlidir.

Key Concept

Metabolik sendromlu hipertansif hastalarda, diyabetojenik etkileri nedeniyle beta blokerlerin (zorunlu kardiyak endikasyon yoksa) ilk basamakta tercih edilmemesi.

Hints

1
Hastada obezite, kan şekeri sınırda yüksekliği ve trigliserid yüksekliği var; bu durum 'Metabolik Sendrom' olarak adlandırılır.
2
Bazı antihipertansif ilaçlar kan şekerini yükseltebilir ve kilo alımını kolaylaştırabilir.
3
Sempatik sistemi baskılayan bu ilaç grubu, pankreasın insülin salınımını ve periferik dokunun insüline yanıtını olumsuz etkileyebilir.
Estimated Time:1m 0s
Question 26Question →

6262 yaşında erkek hasta, dirençli hipertansiyon nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Özgeçmişinde uzun süreli sigara kullanımı, koroner arter hastalığı ve alt ekstremite kladikasyosu öyküsü mevcut. Fizik muayenesinde kan basıncı 175/100175/100 mmHg ölçülüyor ve her iki renal arter trasesinde sistolik üfürüm saptanıyor. Hastanın bazal serum kreatinin düzeyi 1.31.3 mg/dL iken, tedaviye **Lisinopril 2020 mg/gün** eklenmesinden iki hafta sonra yapılan kontrolde kreatinin düzeyinin 2.22.2 mg/dL, potasyumun ise 5.45.4 mEq/L olduğu görülüyor. Bu hasta için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Lisinopril kesilmeli, tedaviye kalsiyum kanal blokeri ile devam edilmelidir.

Answer

Lisinopril kesilmeli ve tedaviye güvenli bir alternatif olan kalsiyum kanal blokeri ile devam edilmelidir.
Bilateral renal arter stenozu olan hastalarda glomerüler filtrasyon basıncı, anjiyotensin II tarafından sağlanan efferent arteriyol vazokonstriksiyonuna bağımlıdır. Bir ACE inhibitörü olan lisinopril kullanıldığında bu konstriksiyon ortadan kalkar ve GFR hızla düşer. Kreatinin düzeyinde bazal değerin %30\%30'undan fazla artış saptanması (bu vaka için %69\%69), ilacın kesilmesi gerektiğini ve altta yatan bir bilateral stenoz veya renal hipoperfüzyon durumu olduğunu gösterir. Kalsiyum kanal blokerleri bu hemodinamik mekanizmadan bağımsız oldukları için bu hastalarda güvenle kullanılabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kreatinin artış oranını hesapla.
Bazal 1.31.3 mg/dL'den 2.22.2 mg/dL'ye çıkış, yaklaşık %69\%69 oranında bir artışa tekabül eder.
ACE inhibitörü veya ARB başlanan hastalarda kreatinin artışının %30\%30 eşiğini geçip geçmediği, renal arter stenozu gibi durumların tespiti için kritiktir.
2
Klinik ipuçlarını değerlendir.
Yaygın ateroskleroz (KAH, PAD, sigara) ve abdominal sistolik üfürüm, bilateral renal arter stenozunu düşündürür.
Bilateral renal arter stenozunda böbrek perfüzyon basıncı düşüktür ve GFR'nin korunması anjiyotensin II aracılı efferent arteriyol konstriksiyonuna bağımlıdır.
3
Tedavi kararını belirle.
ACE inhibitörünü derhal kes ve kalsiyum kanal blokeri gibi renal hemodinamiyi bozmayan bir ajana geç.
ACE inhibitörü efferent vazodilatasyon yaparak bu kritik basıncı düşürür ve bilateral darlık varlığında GFR'nin çökmesine (akut böbrek hasarı) neden olur.

Key Concept

Bilateral Renal Arter Stenozunda ACE İnhibitörü Kullanımı ve Akut Böbrek Hasarı Yönetimi
Estimated Time:2m 0s
Question 27Question →

7272 yaşında kadın hasta, baş ağrısı ve halsizlik şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 172/76172/76 mmHg, nabız 7878/dakika düzenli saptanıyor. Özgeçmişinde 22 yıl önce geçirilmiş sol femur boynu kırığı nedeniyle opere olduğu ve osteoporoz tanısıyla kalsiyum ve D vitamini replasmanı aldığı öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin 0.90.9 mg/dL, sodyum 138138 mEq/L ve potasyum 4.24.2 mEq/L olarak saptanıyor. Bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İndapamid

Answer

İndapamid, yaşlılardaki izole sistolik hipertansiyon tedavisinde ilk tercihlerden biridir ve idrarla kalsiyum atılımını azaltarak osteoporozda kemik mineral dansitesini korumaya yardımcı olur.
Doğru seçenek olan ilaç bir tiyazid benzeri diüretiktir. 7272 yaşındaki bu hastada saptanan 172/76172/76 mmHg değeri 'İzole Sistolik Hipertansiyon' (İSH) olarak tanımlanır. Güncel kılavuzlara göre yaşlılardaki İSH tedavisinde tiyazid grubu diüretikler ve kalsiyum kanal blokerleri ilk tercih edilecek ilaçlardır. Bu hastada ayrıca osteoporoz ve kırık öyküsü bulunduğu için, distal tübülde sodyum-klor pompasını inhibe ederek kalsiyumun geri emilimini artıran (hipokalsiüri yapan) tiyazid grubu ilaçlar, kemik mineral dansitesini korumaya yardımcı oldukları için en uygun seçenektir.

Step-by-Step Solution

1
Kan basıncı paternini analiz et
SBP≥140SBP \geq 140 ve DBP<90DBP < 90 mmHg (İzole Sistolik Hipertansiyon)
Yaşlılarda en sık görülen hipertansiyon formudur ve arteriyel kompliyans azalmasına bağlıdır.
2
Eşlik eden hastalıkları (komorbiditeleri) değerlendir
Osteoporoz ve femur kırığı öyküsü mevcut
Tedavi seçiminde ilacın bu duruma etkisi (kalsiyum dengesi) kritiktir.
3
İlaç gruplarının kalsiyum üzerine etkilerini karşılaştır
Tiyazidler kalsiyum atılımını azaltır, Loop diüretikleri (Furosemid) artırır
Distal tübülde sodyum-klor kanalını bloke eden tiyazidler, kalsiyum geri emilimini dolaylı olarak artırır.
4
En uygun tedaviyi belirle
İndapamid (Tiyazid benzeri diüretik)
Kılavuzlara göre izole sistolik HT'de diüretikler (tiyazid/tiyazid benzeri) veya kalsiyum kanal blokerleri önerilir; ancak osteoporoz varlığı tiyazidleri ön plana çıkarır.

Key Concept

Tiyazid grubu diüretiklerin kalsiyum tutucu etkisi ve izole sistolik hipertansiyon tedavisi.
Estimated Time:1m 30s
Question 28Question →

Yaygın aterosklerotik damar hastalığı öyküsü olan 6262 yaşındaki erkek hasta, son üç ayda üç kez tekrarlayan, ani başlangıçlı şiddetli nefes darlığı ve ortopne şikayetiyle acil servise başvuruyor. Ataklar sırasında kan basıncı 210/115210/115 mmHg saptanıyor ve akciğer bazallerinde yaygın raller duyuluyor. Fizik muayenesinde abdominal bölgede sistolik-diyastolik üfürüm duyulan hastanın laboratuvar incelemesinde kreatinin değeri 1.31.3 mg/dL olarak saptanıyor. Bu hastanın hipertansiyon tedavisinde aşağıdakilerden hangisinin kullanımı, intraglomerüler basıncı düşürerek akut böbrek hasarına yol açma riski nedeniyle kontrendikedir?

Show answer & explanation

Answer: Ramipril

Answer

Bilateral renal arter darlığında efferent arteriyol tonusunu düşürerek akut böbrek hasarına neden olan Ramipril kullanımı kontrendikedir.
Ramipril bir ACE inhibitörüdür. Bilateral renal arter darlığı olan hastalarda böbrek filtrasyonu (GFR), efferent arteriyolün anjiyotensin II etkisiyle kasılması sayesinde korunur. ACE inhibitörü verildiğinde bu mekanizma bozulur, intraglomerüler basınç düşer ve hasta hızla akut böbrek yetmezliğine girer. Bu klinik tablo (tekrarlayan akciğer ödemi + abdominal üfürüm + ateroskleroz) tipik bir bilateral renal arter darlığı (Pickering Sendromu) sunumudur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Tekrarlayan ani pulmoner ödem (flash pulmonary edema) ve abdominal üfürüm varlığı, bilateral renal arter darlığını (Pickering Sendromu) düşündürür.
Aterosklerotik hastalarda kontrolsüz hipertansiyon ve açıklanamayan kalp yetersizliği atakları sekonder hipertansiyon nedenlerini akla getirmelidir.
2
Renal hemodinaminin değerlendirilmesi
Bilateral renal arter darlığında renal perfüzyon basıncı düşüktür ve GFR, efferent arteriyoldeki anjiyotensin II bağımlı vazokonstriksiyon ile korunur.
Böbrek, düşük perfüzyon basıncına rağmen filtrasyonu sürdürebilmek için efferent yolu daraltmak zorundadır.
3
İlaç mekanizmasının eşleştirilmesi
ACE inhibitörü (Ramipril) kullanımı bu vazokonstriksiyonu bloke eder, intraglomerüler basıncı düşürür ve filtrasyonu durdurur.
Efferent arteriyolde genişleme olması, darlık nedeniyle zaten düşük olan perfüzyonun filtrasyon basıncı oluşturamamasına yol açar.

Key Concept

Bilateral renal arter darlığında (veya soliter böbrekte darlık varlığında) ACE inhibitörleri ve ARB'ler intraglomerüler basıncı düşürerek akut böbrek hasarına yol açtıkları için mutlak kontrendikedir.
Question 29Question →

5252 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü amacıyla polikliniğe başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde son iki yıl içerisinde üç kez akut gut artriti atağı geçirdiği ve kolşisin tedavisi aldığı öğreniliyor. Yapılan fizik muayenesinde vücut kitle indeksi 2828 kg/m2kg/m^2, kan basıncı ise 155/95155/95 mmHg saptanıyor. Bu hastada hipertansiyon tedavisi planlanırken, aşağıdaki ilaç gruplarından hangisinin kullanımı metabolik yan etkileri nedeniyle en az uygundur?

Show answer & explanation

Answer: Tiyazid diüretikler

Answer

Tiyazid diüretikler, böbreklerden ürik asit atılımını azaltarak hiperürisemiye neden oldukları için gut öyküsü olan hastalarda en az uygun olan seçenektir.
Tiyazid grubu diüretikler (örneğin hidroklorotiyazid), böbrek tübüllerinde ürik asit ile aynı taşıyıcıyı kullanarak yarışmalı olarak atılımı engellerler. Bu durum plazma ürik asit seviyelerinde artışa ve duyarlı bireylerde gut ataklarının tetiklenmesine neden olur. Bu nedenle aktif gutu veya sık atak öyküsü olan hipertansif hastalarda ilk seçenek olarak tercih edilmemelidirler.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın komorbid durumunu belirle.
Hasta hipertansiyon hastasıdır ve tekrarlayan gut atakları (hiperürisemi ilişkili) öyküsüne sahiptir.
Antihipertansif ilaç seçimi hastanın ek hastalıklarına göre optimize edilmelidir.
2
İlaç gruplarının ürik asit üzerindeki etkilerini değerlendir.
Tiyazid ve tiyazid benzeri diüretikler ürik asit atılımını azaltır; Losartan gibi bazı ARB'ler ise atılımı artırır.
Diüretiklerin proksimal tübülde ürik asit geri emilimini artırıcı etkisi gut riskini yükseltir.
3
En az uygun seçeneği belirle.
Tiyazid diüretikler hastanın gut ataklarını sıklaştırabileceği için kaçınılmalıdır.
Klinik kılavuzlar gut hastalarında diüretik kullanımında dikkatli olunmasını önermektedir.

Key Concept

Hipertansiyon tedavisinde eşlik eden gut varlığında tiyazid diüretiklerden kaçınılmalı, ürikosürik etkisi nedeniyle mümkünse Losartan tercih edilmelidir.

Hints

1
Hastanın gut öyküsü olduğunu ve bazı diüretiklerin ürik asit seviyesini artırdığını hatırlayın.
2
Hangi antihipertansif ilaç grubu böbreklerden sodyum ve su atarken ürik asidi vücutta tutar?

Practice More

Hipertansiyon ve Diabetes Mellitus birlikteliğinde ilk tercih edilmesi gereken ilaç grubunu tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:45s
Question 30Question →

65 yaşında erkek hasta, iskemik kardiyomiyopatiye bağlı kalp yetersizliği (LVEF %35) ve hipertansiyon tanılarıyla takip edilmektedir. Mevcut tedavisinde maksimum tolere edilen dozlarda Ramipril ve Karvedilol bulunmaktadır. Poliklinik kontrolünde hastanın aktif yakınması yoktur; fizik muayenede akciğer sesleri doğal, pretibial ödem (-), kan basıncı 152/94 mmHg ve kalp hızı 68/dk olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin 1.1 mg/dL, potasyum 4.4 mEq/L bulunuyor.

Bu aşamada hastanın kan basıncı regülasyonunu sağlamak ve uzun dönem sağkalımı artırmak için tedaviye eklenmesi en uygun ilaç hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spironolakton

Answer

Spironolakton (Mineralokortikoid Reseptör Antagonisti)
Hastada HFrEF (EF %35) ve kontrolsüz hipertansiyon mevcuttur. ACE inhibitörü ve Beta bloker tedavisine rağmen kan basıncı yüksektir. Bu hasta grubunda (HFrEF), potasyum düzeyi uygunsa (<5.0 mEq/L) ve ciddi böbrek yetersizliği yoksa (Kreatinin <2.5 mg/dL erkeklerde), tedaviye Mineralokortikoid Reseptör Antagonisti (Spironolakton veya Eplerenon) eklenmesi hem kan basıncı kontrolüne yardımcı olur hem de RALES, EPHESUS gibi dönüm noktası çalışmaların gösterdiği üzere mortaliteyi ve morbiditeyi anlamlı derecede azaltır. Bu nedenle en uygun seçenek Spironolaktondur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik profilini belirle
Düşük EF'li Kalp Yetersizliği (HFrEF) + Kontrolsüz Hipertansiyon + Normokalemi (K: 4.4) + Normal Böbrek Fonksiyonu
Tedavi seçiminde komorbiditeler (KY) ve kontrendikasyonlar (Hiperkalemi, ABY) belirleyicidir.
2
Kılavuzlara göre HFrEF tedavisinde mortaliteyi azaltan ajanları hatırla
ACE inhibitörleri / ARNI, Beta blokerler, Mineralokortikoid Reseptör Antagonistleri (MRA) ve SGLT2 inhibitörleri.
Soru spesifik olarak 'sağkalımı artırmayı' (mortalite faydası) hedeflemektedir.
3
Seçenekleri bu hedefe göre ele
Spironolakton (MRA) mortaliteyi azaltır. Diltiazem kontrendikedir. Furosemid sadece semptomatiktir. Doksazosin kötüleşmeye neden olabilir.
ACEi ve Beta bloker kullanan, potasyumu <5.0 mEq/L ve GFR >30 olan hastalarda MRA eklenmesi sınıf 1 endikasyondur.

Key Concept

HFrEF ve Hipertansiyon birlikteliğinde, hem kan basıncını düşüren hem de mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış olan Mineralokortikoid Reseptör Antagonistleri (Spironolakton/Eplerenon) tedavinin temel taşlarından biridir.

Hints

1
Seçeneklerden hangisi kalp yetersizliği kılavuzlarında 'Dört Temel İlaç' (The Four Pillars) arasında yer alır?
2
Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde negatif inotrop etkili kalsiyum kanal blokerlerinden kaçınılmalıdır.

Practice More

Hiperkalemi (K > 5.5 mEq/L) durumunda HFrEF tedavisinde Spironolakton yerine hangi ajanın tercih edilebileceğini veya dozun nasıl ayarlanacağını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 31Question →

56 yaşında erkek hasta, Tip 2 diyabet ve Evre 3a kronik böbrek hastalığı tanılarıyla izlenmektedir. Mevcut tedavisi; ramipril 10 mg/gün, amlodipin 10 mg/gün ve klortalidon 25 mg/gün şeklindedir. Hastanın poliklinik muayenesinde kan basıncı 162/98162/98 mmHg saptanmış olup, evdeki düzenli kan basıncı takiplerinin ortalaması 156/94156/94 mmHg olarak bildirilmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde serum potasyumu 4.44.4 mEq/L, kreatinin 1.51.5 mg/dL (eGFR: 4646 ml/dk/1.73m21.73m^2) ve ürik asit 8.28.2 mg/dL saptanmıştır. Bu hastada kan basıncı kontrolünü sağlamak amacıyla, güncel kılavuzlar (ESC/ESH) ve klinik çalışma verileri doğrultusunda tedaviye eklenmesi gereken en uygun bir sonraki farmakolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spironolakton

Answer

Dirençli hipertansiyon tanısı konulan bu hastada, potasyum ve eGFR değerleri uygun olduğu için tedaviye eklenmesi gereken en uygun dördüncü basamak ajan spironolaktondur.
Dirençli hipertansiyon; bir RAAS inhibitörü, bir kalsiyum kanal blokeri ve bir diüretiğin optimal dozda kullanılmasına rağmen kan basıncının kontrol altına alınamaması durumudur. PATHWAY-2 çalışması, bu hastalarda dördüncü basamakta en etkili ajanın spironolakton (25−5025-50 mg/gün) olduğunu göstermiştir. Hastanın potasyum düzeyinin 5.05.0 mEq/L'nin altında ve eGFR değerinin 3030 ml/dk'nın üzerinde olması, spironolakton kullanımı için güvenli bir pencere sunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Dirençli hipertansiyon tanısının doğrulanması
Hasta, bir diüretik dahil olmak üzere üç farklı sınıftan ilacı (optimal dozda) kullanmasına rağmen hedef kan basıncına (<130/80< 130/80 mmHg) ulaşamamıştır.
Dirençli HT tanımı, tedaviye direncin objektif olarak saptanmasını gerektirir.
2
Dördüncü basamak ilaç seçimi için laboratuvar parametrelerinin değerlendirilmesi
Hastanın potasyumu 4.44.4 mEq/L (<5.0< 5.0) ve eGFR değeri 4646 ml/dk (>30> 30) olarak saptanmıştır.
Mineralokortikoid reseptör antagonistleri (MRA) için güvenli başlangıç sınırları kontrol edilmelidir.
3
En uygun ajanın belirlenmesi
PATHWAY-2 çalışması ve ESC/ESH kılavuzlarına göre, dördüncü basamakta düşük doz spironolakton eklenmesi en etkili yaklaşımdır.
MRA'lar, dirençli hipertansiyonun patofizyolojisindeki sodyum retansiyonuna karşı en güçlü kanıta sahip ajanlardır.

Key Concept

Dirençli hipertansiyonda dördüncü basamak tedavi algoritması ve MRA kullanımı.
Estimated Time:2m 0s
Question 32Question →

6868 yaşında kadın hasta, polikliniğe baş ağrısı ve halsizlik şikayeti ile başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 164/92164/92 mmHg saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde postmenopozal osteoporoz ve son 22 yılda üç kez tekrarlayan kalsiyum oksalat taşı öyküsü mevcuttur. Laboratuvar incelemesinde Kreatinin 0.90.9 mg/dL, Potasyum 4.14.1 mEq/L, Kalsiyum 9.59.5 mg/dL ve albüminüri saptanmamıştır. Bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Enalapril + Hidroklorotiyazid

Answer

En uygun yaklaşım, Evre 22 hipertansiyon nedeniyle ikili kombinasyon (ACE inhibitörü + Tiyazid diüretik) olan enalapril ve hidroklorotiyazid başlanmasıdır.
Doğru seçenek olan enalapril ve hidroklorotiyazid kombinasyonu, hastanın Evre 22 hipertansiyonu için kılavuzlara uygun ikili tedavi sağlarken; hidroklorotiyazid bileşeni sayesinde idrar kalsiyumunu düşürerek nefrolitiyazis ve osteoporoz yönetimine ek katkı sunar.

Step-by-Step Solution

1
Hipertansiyon evresinin belirlenmesi
Kan basıncı 164/92164/92 mmHg olan hasta Evre 22 (Grade 2) hipertansiyon olarak sınıflandırılır.
Sistolik 160−179160-179 mmHg veya diyastolik 100−109100-109 mmHg aralığı Evre 22 olarak kabul edilir.
2
Tedavi stratejisinin seçilmesi
Başlangıçta ikili kombinasyon tedavisi gereklidir.
Kılavuzlar, Evre 11 düşük riskli hastalar ve çok yaşlı/kırılgan hastalar dışındaki herkese ikili kombinasyon (ACEi/ARB + KKB veya Diüretik) önerir.
3
Eşlik eden hastalıklara göre ilaç grubunun belirlenmesi
Tiyazid grubu diüretikler (Hidroklorotiyazid, Klortalidon, İndapamid) tercih edilmelidir.
Tiyazidler distal tübülde kalsiyum reabsorbsiyonunu artırarak kalsiyüriyi azaltır; bu da kalsiyum taşlarını önler ve kemik mineral kaybını yavaşlatır.

Key Concept

Hipertansiyon tedavisinde komorbiditelere göre ilaç seçimi (Tiyazidlerin kalsiyum metabolizması üzerine etkisi)
Question 33Question →

5555 yaşında kadın hasta, polikliniğe rutin kontrol amacıyla başvuruyor. Hastanın özgeçmişinde 1010 yıldır esansiyel hipertansiyon öyküsü bulunmaktadır. Hasta; **lisinopril 2020 mg, amlodipin 1010 mg ve klortalidon 2525 mg** dozlarını içeren üçlü antihipertansif tedaviyi düzenli kullanmaktadır. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 155/98155/98 mmHg ölçülmektedir. Laboratuvar tetkiklerinde; serum potasyumu 3.83.8 mEq/L, kreatinin 0.80.8 mg/dL (tahmini GFR>60GFR > 60 ml/dk/1.731.73 m2m^2) saptanmaktadır.

Tuz kısıtlamasına ve ilaç uyumuna dikkat ettiği teyit edilen bu hastada, dirençli hipertansiyon yönetimi için tedaviye eklenmesi önerilen ilk ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Spironolakton

Answer

Dirençli hipertansiyon yönetiminde spironolakton eklenmesi en uygun adımdır.
Dirençli hipertansiyon, birisi diüretik olmak üzere üç farklı sınıftan ilacın optimal dozda kullanılmasına rağmen kan basıncı hedeflerine ulaşılamaması durumudur. Bu durumda, mineralokortikoid reseptör antagonisti olan spironolaktonun eklenmesi, patofizyolojideki gizli sodyum retansiyonunu dengeleyerek en güçlü kan basıncı düşüşünü sağlar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun tanımlanması
Hastanın üçlü maksimal doz tedaviye rağmen kan basıncının >140/90>140/90 mmHg olması 'dirençli hipertansiyon' olarak tanımlanır.
Tedavi algoritmasında bir sonraki basamağa geçmek için dirençli hipertansiyon tanısının doğrulanması gerekir.
2
Kontrendikasyon kontrolü
Serum potasyumunun <4.5<4.5 mEq/L ve GFR'nin >45>45 ml/dk olduğu teyit edildi.
Mineralokortikoid reseptör antagonistleri (MRA) hiperkalemi riskini artırdığı için bu parametreler kritik öneme sahiptir.
3
İlaç seçimi
Tedaviye düşük doz (12.5−5012.5-50 mg) spironolakton eklendi.
PATHWAY-2 çalışması ve güncel ESC/ESH kılavuzları, dirençli hipertansiyonda spironolaktonun en etkili dördüncü ajan olduğunu göstermektedir.

Key Concept

Dirençli hipertansiyon tanımı ve dördüncü basamak tedavi seçimi
Question 34Question →

5252 yaşında kadın hasta, polikliniğe kan basıncı yüksekliği nedeniyle başvuruyor. Hastanın ev takiplerinde kan basıncı ortalaması 155/95155/95 mmHg olarak saptanıyor. Özgeçmişinde orta şiddette bronşiyal astım öyküsü olan hastaya antihipertansif tedavi başlanması planlanıyor. Bu hastada, hava yollarında daralmaya (bronkokonstriksiyon) neden olabileceği için kullanılması uygun olmayan ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beta blokerler

Answer

Beta blokerler grubu ilaçlar, bronşiyal düz kaslardaki beta-2 reseptörlerini bloke ederek bronkokonstriksiyona yol açabileceği için astım hastalarında kontrendikedir.
Beta blokerler, sempatik sinir sisteminin beta reseptörlerini bloke eder. Özellikle non-selektif beta blokerler (ve yüksek dozlarda kardiyoselektif olanlar), bronşiyal düz kaslardaki beta-2 reseptörlerini etkileyerek daralmaya (bronkokonstriksiyon) yol açar ve astım atağını tetikleyebilir. Bu nedenle astım hastalarında kullanımları uygun değildir.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik durumunu ve ek hastalıklarını değerlendir.
Hasta hipertansiyon ve eşlik eden bronşiyal astım tanısına sahiptir.
Antihipertansif tedavi seçiminde hastanın ek hastalıkları (komorbiditeler) kritik rol oynar.
2
İlaç gruplarının bronşiyal sistem üzerindeki etkilerini analiz et.
Beta blokerler, sempatik sistemin beta-2 reseptörlerini bloke ederek bronkospazmı tetikler.
Astım, hava yolu aşırı duyarlılığı ile giden bir tablo olduğu için bronkokonstriktör ilaçlar risklidir.
3
Kontrendike olan ilaç grubunu belirle.
Beta bloker kullanımı bu hasta için uygun değildir.
ADE inhibitörleri öksürük yapabilir ancak bronkospazm yapmaz; ARB ve Kalsiyum kanal blokerleri ise astımda güvenlidir.

Key Concept

Bronşiyal astımlı hastalarda beta blokerlerin kontrendikasyonu.
Estimated Time:45s
Question 35Question →

24 yaşında kadın hasta, bir yıldır devam eden ve üçlü antihipertansif tedaviye (ACE inhibitörü, kalsiyum kanal blokeri ve tiyazid diüretik) rağmen kontrol altına alınamayan kan basıncı yüksekliği (185/110185/110 mmHg) ve belirgin halsizlik şikayetiyle başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde her iki renal arter trasesinde üfürüm saptanmıyor ve cushingoid bulgular izlenmiyor. Laboratuvar tetkiklerinde; serum potasyumu 2.72.7 mEq/L, plazma renin aktivitesi 1818 ng/mL/saat (N: 0.5−30.5-3), plazma aldosteron düzeyi 4545 ng/dL (N: 3−163-16) olarak saptanıyor. Yapılan kontrastlı abdominal BT incelemesinde bilateral renal arterler normal kalibrede izlenirken, sol böbrek korteksinde 1.21.2 cm çapında hipovasküler solid bir kitle saptanıyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Jukstaglomerüler hücreli tümör (Reninoma)

Answer

Hipertansiyon, hipokalemi ve yüksek renin/aldosteron düzeyleri ile karakterize sekonder hiperaldosteronizm tablosunda, renal arterlerin normal olması ve böbrekte kortikal kitle saptanması durumunda en olası tanı jukstaglomerüler hücreli tümördür (Reninoma).
Vakada dirençli hipertansiyon ile birlikte seyreden hipokalemi, mineralokortikoid etkisini düşündürür. Plazma renin aktivitesi ve aldosteronun her ikisinin de yüksek olması sekonder hiperaldosteronizm tanısını koydurur. Sekonder nedenler arasında renal arter stenozu (FMD veya ateroskleroz) en sık görülse de görüntülemede arterlerin normal olması bu tanıyı eler. Böbrekte kortikal yerleşimli kitle ile birlikte bu tabloyu açıklayan en spesifik tanı, otonom renin salgılayan jukstaglomerüler hücreli tümördür.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Dirençli hipertansiyon + Hipokalemi
Vakadaki temel klinik ipuçlarını belirlemek.
2
RAAS (Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi) profilinin değerlendirilmesi
Sekonder Hiperaldosteronizm (Yüksek Renin, Yüksek Aldosteron)
Primer ve sekonder nedenleri birbirinden ayırmak.
3
Görüntüleme bulgularının yorumlanması
Normal renal arterler ve renal kortikal kitle
Renovasküler hipertansiyonu dışlamak ve spesifik bir kitle varlığını teyit etmek.
4
Tanıların sentezlenmesi
Jukstaglomerüler hücreli tümör (Reninoma)
Otonom olarak renin salgılayan bu nadir tümör, sunulan tüm bulguları açıklar.

Key Concept

Sekonder hiperaldosteronizm yapan nedenler arasında hipertansiyona eşlik eden yüksek renin/aldosteron düzeyleri ve normal renal arter yapısı görüldüğünde renin salgılayan tümörler (reninoma) akla gelmelidir.

Practice More

Primer hiperaldosteronizm taramasında kullanılan aldosteron/renin oranının hangi durumlarda yalancı negatiflik veya pozitiflik verebileceğini gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 36Question →

65 yaşında erkek hasta, evre 3 kronik böbrek hastalığı (GFR:38GFR: 38 mL/dk/1.73m21.73m^2) ve hipertansiyon tanılarıyla izlenmektedir. Proteinürisi (1.21.2 g/gün) saptanan hastaya antihipertansif tedaviye ek olarak ACE inhibitörü başlanıyor. Tedavi öncesi laboratuvar değerleri kreatinin 1.71.7 mg/dL, potasyum 4.64.6 mEq/L'dir. Tedavinin 2. haftasındaki kontrolde hastanın kan basıncı 135/80135/80 mmHg, kreatinin 2.12.1 mg/dL ve potasyum 5.25.2 mEq/L olarak saptanıyor. Bu hastada antihipertansif tedavi yönetimiyle ilgili en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevcut tedaviye aynı dozda devam edilmelidir

Answer

Mevcut tedaviye aynı dozda devam edilmelidir
ACE inhibitörleri ve ARB'ler, eferent arteriolde vazodilatasyon yaparak intraglomerüler basıncı düşürürler. Bu durum, özellikle proteinüri varlığında böbrek koruyucu bir etkidir. Bu hemodinamik değişikliğe bağlı olarak serum kreatinin değerinde %30'a kadar artış (veya GFR'de %25'e kadar düşüş) normal kabul edilir ve tedavinin devamını gerektirir. Hastadaki %23.5'lik artış bu sınırlar içindedir. Ayrıca potasyum düzeyi 5.5 mEq/L altında olduğu için tedavi güvenlidir.

Step-by-Step Solution

1
Kreatinin artış oranını hesapla
Artış oranı ((2.1−1.7)/1.7)×100=%23.5((2.1 - 1.7) / 1.7) \times 100 = \%23.5
ACEi/ARB sonrası kreatinindeki değişim yüzdesine göre karar verilir.
2
Artış oranını eşik değerle karşılaştır
 ⁣%23.5< ⁣%30\!\%23.5 < \!\%30
%30'a kadar olan artışlar intrarenal hemodinamik yanıt (eferent arteriol vazodilatasyonu) olarak kabul edilir.
3
Potasyum değerini eşik değerle karşılaştır
5.2<5.55.2 < 5.5 mEq/L
Serum potasyum düzeyi 5.5 mEq/L'nin altında kaldığı sürece ilaç kesilmesine gerek yoktur.

Key Concept

ACE inhibitörü/ARB izleminde kabul edilebilir kreatinin ve potasyum artış sınırları
Estimated Time:2m 0s
Question 37Question →

42 yaşında kadın hasta, sistemik skleroz (skleroderma) tanısıyla romatoloji polikliniği tarafından izlenmektedir. Son iki gündür giderek artan şiddetli baş ağrısı, görme bulanıklığı ve idrar miktarında azalma şikayetleri ile acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 215/125215/125 mmHg, nabız 9292/dakika saptanıyor. Fundoskopik muayenede yaygın retinal hemoraji ve eksudalar izleniyor. Laboratuvar değerleri aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Serum Kreatinin2.82.8 mg/dL0.6−1.10.6 - 1.1 mg/dL
Serum Kreatinin (2 gün önce)0.90.9 mg/dL0.6−1.10.6 - 1.1 mg/dL
Hemoglobin9.59.5 g/dL12−1612 - 16 g/dL
Platelet95.00095.000 /mm³150.000−450.000150.000 - 450.000
LDH840840 U/L100−250100 - 250 U/L
İdrar Tetkiki1+1+ Protein, 2+2+ EritrositNegatif

Periferik yaymada şistositler görülüyor. Bu klinik tablo ile başvuran hastada en uygun ilk basamak antihipertansif tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kaptopril

Answer

Skleroderma böbrek krizinde en uygun ilk basamak tedavi kısa etkili bir ACE inhibitörü olan Kaptopril'dir.
Doğru seçenek olan Kaptopril kullanımı, skleroderma böbrek krizinin temel tedavisi olarak kabul edilir. Bu tablo, böbrek damarlarındaki vaskülopatiye bağlı gelişen şiddetli iskemi ve buna ikincil oluşan masif renin deşarjı ile karakterizedir. ACE inhibitörleri, bu renin-anjiyotensin-aldosteron sistemi (RAAS) aktivasyonunu doğrudan bloke ederek damar direncini düşürür ve renal perfüzyonu stabilize eder. Serum kreatinin değerindeki belirgin artış normalde ACE inhibitörü kullanımı için bir çekince oluşturabilse de, bu özel klinik durumda ilacın kesilmesi değil, aksine başlanması endikedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu tanımla
Sistemik skleroz öyküsü olan hastada ani gelişen şiddetli hipertansiyon, akut böbrek hasarı ve mikroanjiyopatik hemolitik anemi (şistositler, düşük platelet, yüksek LDH) birlikteliği 'Skleroderma Böbrek Krizi' (SRC) tanısını koydurur.
SRC, sistemik sklerozun en korkulan renal komplikasyonudur.
2
Patofizyolojiyi analiz et
Renal vaskülopati sonucu gelişen renal iskemi, jukstaglomerüler aparattan aşırı miktarda renin salınmasına ve şiddetli vazokonstriksiyona yol açar.
Tedavinin bu spesifik yolu (RAAS) hedeflemesi gerekir.
3
Tedavi seçeneğini belirle
ACE inhibitörleri (özellikle titrasyon kolaylığı için kısa etkili olan kaptopril), serum kreatinin düzeyi yüksek olsa dahi ilk tercih edilmelidir.
ACE inhibitörleri bu tabloda mortaliteyi anlamlı derecede azaltan ve renal sağkalımı artıran tek ilaç grubudur.

Key Concept

Skleroderma böbrek krizinde ACE inhibitörlerinin (özellikle Kaptopril) hayat kurtarıcı rolü.

Practice More

Böbrek krizinde ACE inhibitörlerine yanıt alınamayan vakalarda diyaliz endikasyonlarını ve renal prognozu gözden geçirebilirsiniz.

Alternative Method

Hastada ACE inhibitörlerine rağmen kan basıncı kontrol altına alınamazsa, tedaviye kalsiyum kanal blokerleri (özellikle dihidropiridin grubu) eklenebilir.
Estimated Time:2m 0s
Question 38Question →

62 yaşında erkek hasta, rutin kontrolleri sırasında değerlendiriliyor. Özgeçmişinde 12 yıldır Tip 2 Diabetes Mellitus ve son 3 yıldır hipertansiyon öyküsü bulunuyor. Fizik muayenede kan basıncı 158/94 mmHg, kalp hızı 78/dk ve ritmik olarak ölçülüyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatinin düzeyi 1.6 mg/dL, potasyum 4.6 mEq/L ve spot idrarda albümin/kreatinin oranı 450 mg/g (makroalbüminüri) olarak saptanıyor. Hastanın mevcut medikal tedavisinde sadece metformin bulunuyor.

Güncel hipertansiyon kılavuzlarına göre, bu hastada kan basıncı kontrolünü sağlamak ve renal hasarın ilerlemesini yavaşlatmak amacıyla öncelikli olarak tercih edilmesi gereken antihipertansif ilaç grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Angiotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri

Answer

Angiotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri
Soruda verilen hasta, hipertansiyon ile birlikte Tip 2 diyabet ve proteinürili (makroalbüminüri) kronik böbrek hastalığına sahiptir. Güncel kılavuzlara (ESC/ESH, ACC/AHA) göre, bu hasta grubunda eferent arteriyol vazodilatasyonu yaparak intraglomerüler basıncı düşüren ve proteinüriyi azaltan Renin-Anjiyotensin Sistemi (RAS) blokerleri (ACE inhibitörleri veya ARB'ler) tedavide ilk seçenektir. Bu ilaçlar diyabetik nefropatinin ilerlemesini yavaşlatır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik profilini ve komorbiditelerini analiz et
Hasta hipertansif, diyabetik ve kronik böbrek hastalığı (KBY) mevcut; ayrıca belirgin proteinürisi (makroalbüminüri) var.
İlaç seçimini belirleyen ana faktörler eşlik eden hastalıklardır.
2
Kılavuzlara göre diyabet ve proteinürili KBY varlığında endike ilaç grubunu belirle
Renin-Anjiyotensin Sistemi (RAS) blokerleri (ACE inhibitörleri veya ARB'ler) ilk tercihtir.
Bu ilaçlar intraglomerüler basıncı düşürerek proteinüriyi azaltır ve böbrek fonksiyon kaybını yavaşlatır (renoprotektif etki).
3
Seçenekler arasından uygun grubu seç
ACE inhibitörleri bu hasta için en uygun başlangıç tedavisidir.
Diğer seçenekler (Beta bloker, KKB, Diüretik) kan basıncını düşürse de renoprotektif etkinlikleri RAS blokerleri kadar güçlü değildir.

Key Concept

Diyabetik nefropati ve proteinürili kronik böbrek hastalığı olan hipertansif hastalarda, antiproteinürik ve renoprotektif etkileri nedeniyle ACE inhibitörleri veya ARB'ler ilk seçenek antihipertansiflerdir.

Practice More

Hipertansiyon ve hiperkalemisi olan KBY hastasında ilaç seçimi sorusu çözülebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 39Question →

4848 yaşında erkek hasta, rutin sağlık kontrolü sırasında saptanan kan basıncı yüksekliği nedeniyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde kan basıncı 158/96158/96 mmHg olarak ölçülüyor. Bir hafta sonraki kontrolde de kan basıncı 154/94154/94 mmHg saptanan hastanın kalp hızı dakikada 7676 vuru ve ritmik bulunuyor. Özgeçmişinde son bir yıl içerisinde iki kez akut artrit (gut atağı) öyküsü mevcut olan hastanın laboratuvar tetkiklerinde; serum ürik asit: 8.58.5 mg/dL, kreatinin: 0.90.9 mg/dL ve potasyum: 4.14.1 mEq/L olarak saptanıyor. Güncel kılavuzlar (ESC/ESH) dikkate alındığında, bu hasta için en uygun başlangıç antihipertansif tedavi stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: ACE inhibitörü + Kalsiyum kanal blokeri

Answer

ACE inhibitörü ve kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu, gut öyküsü olan bu hasta için en uygun başlangıç tedavisidir.
Güncel ESC/ESH hipertansiyon kılavuzlarına göre, tedaviye çoğu hastada ACE inhibitörü veya ARB ile kalsiyum kanal blokeri veya diüretik kombinasyonu şeklinde ikili tedaviyle başlanması önerilir. Ancak hastanın gut öyküsü ve yüksek ürik asit düzeyleri göz önüne alındığında, diüretiklerden kaçınılması gerekir. ACE inhibitörü ve kalsiyum kanal blokeri kombinasyonu bu hastada hem kan basıncı kontrolü sağlar hem de gut açısından risk oluşturmaz. Ayrıca kalsiyum kanal blokerleri ve bazı ARB'lerin (özellikle losartan) ürikosürik etkileri olabileceği bilinmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kan basıncı evrelemesinin yapılması
Hastanın kan basıncı 154−158/94−96154-158/94-96 mmHg olup Evre 1-2 hipertansiyon sınıfına girmektedir.
Tedavi stratejisini belirlemek için hipertansiyonun derecesi belirlenmelidir.
2
Başlangıç tedavi tipinin seçilmesi
Güncel ESC/ESH kılavuzlarına göre, çoğu hastada başlangıç tedavisi ikili kombinasyon (ACEi/ARB + KKB/Diüretik) olmalıdır.
Kombinasyon tedavisi hedef değerlere ulaşma hızını ve başarı oranını artırır.
3
Komorbidite (Gut) analizi ile ilaç seçimi
Gut öyküsü ve hiperürisemisi olan hastada tiyazid diüretikler rölatif kontrendikedir. ACEi ve KKB grubu ilaçlar gut hastalarında güvenle kullanılabilir.
Ürik asit metabolizmasını bozmayan ve mortalite/morbidite faydası kanıtlanmış ilaçlar tercih edilmelidir.

Key Concept

Hipertansiyon yönetiminde gut gibi komorbid durumlarda ilaç seçimi ve başlangıç kombinasyon tedavisi prensipleri.
Question 40Question →

4242 yaşında kadın hasta, iş yerindeki sağlık taramasında kan basıncının 155/95155/95 mmHg saptanması üzerine polikliniğe başvuruyor. Hastanın evde bir hafta boyunca yaptığı ölçümlerin ortalaması 126/78126/78 mmHg olarak saptanıyor. Fizik muayenede ek patolojik bulgu saptanmayan ve hedef organ hasarı bulunmayan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Beyaz önlük hipertansiyonu

Answer

Ofis ölçümleri yüksek (≥140/90(\geq 140/90 mmHg )) iken ev ölçümleri normal (<135/85(< 135/85 mmHg )) olan hastada en olası tanı Beyaz önlük hipertansiyonudur.
Kılavuzlara göre, ofis ölçümlerinin hipertansiyon sınırında (≥140/90(\geq 140/90 mmHg )) olması ancak ev ölçümlerinin normal (<135/85(< 135/85 mmHg )) saptanması 'Beyaz önlük hipertansiyonu' tanısını koydurur. Bu hastada ofis değeri 155/95155/95, ev değeri 126/78126/78 olduğu için bu tanıya tam uymaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Ofis kan basıncı değerlerini değerlendir.
155/95155/95 mmHg değeri Evre 11 hipertansiyon sınırındadır.
Tanı sürecini başlatmak için ilk ölçümün değerlendirilmesi gerekir.
2
Ev ölçümlerini (HBPM) değerlendir.
126/78126/78 mmHg değeri ev ölçümü için normal kabul edilen 135/85135/85 mmHg sınırının altındadır.
Hipertansiyon tanısının doğrulanması için ofis dışı ölçümler gereklidir.
3
Ofis ve ev ölçümlerini karşılaştırarak tanı koy.
Ofis yüksek, ev normal ise tanı Beyaz önlük hipertansiyonudur.
ESC/ESH kılavuzlarına göre bu patern beyaz önlük fenomenini tanımlar.

Key Concept

Ofis kan basıncı ≥140/90\geq 140/90 mmHg iken ev kan basıncı (HBPM) ortalamasının <135/85< 135/85 mmHg olması 'Beyaz Önlük Hipertansiyonu' olarak tanımlanır.
Estimated Time:45s
PreviousPage 2 / 3Next
Hipertansiyon Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 2 | Examkin