Sjögren Sendromu ve Karma Bağ Dokusu Hastalığı

50 questions

Question 41Question →

Primer Sjögren Sendromu tanısıyla takip edilen 45 yaşındaki kadın hasta, bacaklarında yeni gelişen palpabl purpura ve artan halsizlik şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemelerinde C4 düzeyinin düşük olduğu, monoklonal gamopati ve tip II miks kriyoglobülinemi varlığı saptanıyor. Bu klinik ve laboratuvar bulguları, hastada aşağıdaki durumlardan hangisinin gelişme riskinin belirgin olarak arttığını gösterir?

Show answer & explanation

Answer: B hücreli lenfoma

Answer

B hücreli lenfoma
Doğru cevap B hücreli lenfomadır. Primer Sjögren Sendromu hastalarında genel popülasyona göre lenfoma gelişme riski 15-20 kat artmıştır (özellikle MALT lenfoma). Bu riski en çok artıran ve önceden haber veren belirteçler şunlardır: Palpabl purpura (kutanöz vaskülit), düşük C4 düzeyleri (hipokomplementemi), tip II miks kriyoglobülinemi, persistan parotis büyümesi ve monoklonal gamopati. Soruda verilen tablo tam olarak bu 'yüksek riskli' hasta profilini tarif etmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz et
Hasta Primer Sjögren Sendromu tanılı ve palpabl purpura (vaskülit bulgusu), C4 düşüklüğü, kriyoglobülinemi gibi spesifik 'kötü prognoz' işaretleri taşıyor.
Bu bulgular hastalığın sadece ekzokrin bezlerle sınırlı kalmayıp sistemik ve lenfoproliferatif bir sürece evrildiğini düşündürmelidir.
2
Risk faktörlerini eşleştir
Sjögren sendromunda C4 düşüklüğü, tekrarlayan purpura ve miks kriyoglobülinemi, lenfoma gelişimi için kanıtlanmış en güçlü risk faktörleridir.
Kronik B hücresi aktivasyonu ve immün kompleks oluşumu, malign transformasyon riskini artırır.
3
Doğru tanıyı belirle
Bu tablo, özellikle MALT tipi B hücreli lenfoma gelişme riskinin belirgin şekilde arttığını gösterir.
Diğer seçenekler (RTA, PBK, İAH) hastalıkla ilişkili olsa da, verilen spesifik vaskülitik ve serolojik profil doğrudan malignite riskine işaret eder.

Key Concept

Sjögren sendromunda lenfoma gelişimi için risk faktörleri: C4 düşüklüğü, kriyoglobülinemi, purpura ve parotis büyümesi.

Hints

1
Sjögren sendromunda bez dışı tutulumlar arasında en korkulan ve mortalitesi en yüksek olan komplikasyonu düşünün.
2
C4 düşüklüğü ve kriyoglobülinemi, bağışıklık sisteminin (özellikle B hücrelerinin) kontrolsüz çoğalmaya başladığının işaretleridir.
3
Bu hastalar tükürük bezlerinde (MALT) veya lenf düğümlerinde gelişebilecek bir kan kanseri türüne yatkındır.

Practice More

Sjögren sendromunda görülen distal renal tübüler asidoz ve hipokalemi ilişkisini inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 42Question →

Otuz dört yaşında kadın hasta; soğukta ellerde renk değişikliği (beyazlaşma ve morarma), el parmaklarında şişlik ve kollarını yukarı kaldırmada zorluk şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde el parmaklarında yaygın ödem, sklerodaktili ve proksimal kaslarda hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA: 1/25601/2560 (granüler patern) ve Anti-U1 RNP antikoru yüksek titreli pozitif saptanıyor. Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı konulan bu hastada, seyir sırasında aşağıdaki klinik bulgulardan hangisinin gelişmesi en az beklenir?

Show answer & explanation

Answer: Şiddetli merkezi sinir sistemi tutulumu (psikoz, konvülziyon)

Answer

Şiddetli merkezi sinir sistemi tutulumu (psikoz, konvülziyon) MCTD seyrinde en az beklenen bulgudur.
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), klinik olarak SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit/Dermatomiyozit bulgularının bir kombinasyonudur. Bu tabloda yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği tanı koydurucudur. MCTD seyrinde pulmoner hipertansiyon, özofagus tutulumu, Raynaud fenomeni ve trigeminal nevralji gibi bulgular sık görülürken; SLE'den farklı olarak şiddetli proliferatif glomerülonefrit ve şiddetli merkezi sinir sistemi (psikoz, nöbet) tutulumu beklenmez.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et.
Raynaud fenomeni, el ödemi (puffy hand), sklerodaktili ve miyozit (proksimal güçsüzlük) varlığı 'overlap' sendromuna işaret eder.
MCTD; SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının kesiştiği bir tablodur.
2
Laboratuvar bulgusunu değerlendir.
Yüksek titreli Anti-U1 RNP pozitifliği tanıyı netleştirir.
Anti-U1 RNP, MCTD tanısı için zorunlu ve en karakteristik antikordur.
3
Hastalığın seyrinde beklenen ve beklenmeyen organ tutulumlarını ayırt et.
MCTD, SLE'ye benzer semptomlar gösterse de ciddi renal ve MSS tutulumunun nadir olmasıyla ondan ayrılır.
MCTD'nin prognozunu belirleyen temel faktörler pulmoner hipertansiyon ve akciğer fibrozisidir; santral tutulum tipik değildir.

Key Concept

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) Klinik Seyri ve Organ Tutulumu
Question 43Question →

Sjögren sendromu tanısında klinik bulgulara eşlik eden ve tanı kriterleri içerisinde yer alan en karakteristik otoantikor çifti aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anti−RoAnti-Ro (SS−ASS-A) ve Anti−LaAnti-La (SS−BSS-B)

Answer

Anti−RoAnti-Ro (SS−ASS-A) ve Anti−LaAnti-La (SS−BSS-B) antikorlarının birlikteliği Sjögren sendromu için en karakteristik serolojik bulgudur.
Sjögren sendromunun sınıflandırma kriterlerinde yer alan en önemli serolojik bulgu Anti−RoAnti-Ro (SS−ASS-A) pozitifliğidir. Genellikle Anti−LaAnti-La (SS−BSS-B) ile birlikte bulunur ve bu ikili tanısal özgüllüğü artırır.

Step-by-Step Solution

1
Tanı kriterlerini gözden geçir.
Sjögren sendromu tanısında serolojik testler önemli bir yer tutar.
Kesin tanı için objektif kuruluk testleri veya biyopsi ile birlikte serolojik pozitiflik gereklidir.
2
Spesifik antikorları belirle.
Anti−RoAnti-Ro (SS−ASS-A) ve Anti−LaAnti-La (SS−BSS-B) antikorları saptanır.
Bu antikorlar ekzokrin bez hasarı ile seyreden Sjögren sendromunda en yüksek özgüllüğe sahip belirteçlerdir.

Key Concept

Sjögren sendromu serolojik tanı belirteçleri
Question 44Question →

3838 yaşında kadın hasta; el parmaklarında şişlik (puffy hand), Raynaud fenomeni, eklem ağrıları ve merdiven çıkarken zorlanma (proksimal kas güçsüzlüğü) şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde ANA granüler patern (1/12801/1280) ve yüksek titreli Anti-U1 RNP antikor pozitifliği saptanıyor. Anti-dsDNA ve Anti-Sm antikorları negatif bulunan hasta için en olası tanı Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) olarak belirleniyor. Bu hastalık ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Bu hastada görülen özofagus dismotilitesi ve parmaklardaki cilt bulguları, hastalığın 'sistemik lupus eritematozus' bileşeni içerisinde değerlendirilir.

Answer

Özofagus dismotilitesi ve cilt bulgularının (puffy hand) sistemik lupus eritematozus bileşeni olduğunu belirten ifade yanlıştır; bu bulgular hastalığın sistemik skleroz bileşenini temsil eder.
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), tanım gereği Sistemik Lupus Eritematozus (SLE), Sistemik Skleroz (SSc) ve Polimiyozit (PM) klinik özelliklerinin birleşimidir. Hastada görülen özofagus dismotilitesi, Raynaud fenomeni ve 'puffy hand' (şiş el) gibi bulgular Sistemik Skleroz bileşenini temsil eder. SLE bileşeni daha çok artrit, serozit, lökopeni ve döküntü gibi bulgularla kendini gösterir. Dolayısıyla özofagus ve cilt bulgularını SLE ile ilişkilendiren ifade hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et
Puffy hand, Raynaud, proksimal kas güçsüzlüğü ve yüksek titreli Anti-U1 RNP varlığı saptandı.
Bu kombinasyon tipik olarak Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nı (MCTD) işaret eder.
2
MCTD'nin bileşenlerini hatırla
MCTD; SLE, Sistemik Skleroz (SSc) ve Polimiyozit (PM) özelliklerinin birleşimidir.
Hangi bulgunun hangi 'ata' hastalıktan geldiğini bilmek ayırıcı tanı ve prognoz takibi için kritiktir.
3
Bulguları bileşenlerle eşleştir
Artrit/lökopeni (SLE), Raynaud/özofagus/sklerodaktili (SSc), kas güçsüzlüğü (PM).
Özofagus ve tipik el bulgularının SSc bileşeni olduğu bilgisiyle yanlış ifade saptanır.

Key Concept

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD); SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit özelliklerinin yüksek titreli Anti-U1 RNP antikorları eşliğinde görüldüğü bir overlap sendromudur.
Estimated Time:1m 30s
Question 45Question →

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısında aşağıdaki otoantikorlardan hangisinin yüksek titrede pozitifliği, tanı için karakteristik ve zorunlu bir kriterdir?

Show answer & explanation

Answer: Anti-U1 RNP

Answer

Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı için karakteristik ve zorunlu olan otoantikor Anti-U1 RNP'dir.
Anti-U1 RNP antikoru, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) için tanımlayıcı bir özelliktir. Sharp tanı kriterlerine göre, yüksek titrede (genellikle >1:1600) Anti-U1 RNP pozitifliği, SLE veya skleroderma gibi diğer spesifik antikorların yokluğu ile birlikte MCTD tanısını koydurur.

Step-by-Step Solution

1
Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nın (MCTD) tanımını hatırla.
MCTD; SLE, sistemik skleroz ve polimiyozit özelliklerinin bir arada görüldüğü bir örtüşme (overlap) sendromudur.
Hastalığın patofizyolojik ve serolojik temelini anlamak için gereklidir.
2
Hastalığa özgü serolojik kriteri belirle.
Bu hastalığın en önemli serolojik işareti, diğer antikorlar (Anti-dsDNA, Anti-Sm vb.) negatifken yüksek titrede pozitif olan Anti-U1 RNP antikorudur.
MCTD tanısı koyabilmek için serolojik kriterin karşılanması zorunludur.

Key Concept

MCTD Tanı Kriterleri ve Anti-U1 RNP Özgüllüğü
Estimated Time:45s
Question 46Question →

5555 yaşında kadın hasta, 88 yıldır primer Sjögren sendromu tanısıyla izlenmektedir. Son 66 aydır sol parotis bezinde giderek artan, sert ve ağrısız bir şişlik saptanıyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde yeni gelişen hipokomplemantemi (C4C4 düşüklüğü) ve miks kriyoglobulinemi tespit ediliyor. Bu hastada parotis bezinden yapılacak biyopsi sonucunda saptanması en olası malignite aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfoma

Answer

Sjögren sendromu hastalarında en sık izlenen malignite Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfomadır.
Primer Sjögren sendromu, B-hücre hiperaktivitesi ile karakterize bir otoimmün hastalıktır ve hastalar normal popülasyona göre lenfoma gelişimi açısından yaklaşık 4444 kat artmış bir riske sahiptir. Bu hastalarda en sık görülen lenfoma tipi, genellikle tükürük bezlerinde (parotis) yerleşen Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfomadır. Hipokomplemantemi (C4C4 düşüklüğü) ve miks kriyoglobulinemi varlığı, bu hastalarda lenfoma gelişimi için en güçlü laboratuvar prediktörleri arasındadır. Sert ve ağrısız parotis büyümesi ise en önemli klinik 'kırmızı bayrak' (red flag) bulgusudur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın mevcut tanısını ve yeni gelişen semptomlarını değerlendiriniz.
Uzun süreli primer Sjögren sendromu tanısı olan hastada tek taraflı, sert parotis büyümesi ve laboratuvarda C4C4 düşüklüğü ile kriyoglobulinemi mevcuttur.
Bu bulgular Sjögren sendromu zemininde gelişebilecek lenfoma için en güçlü risk faktörleridir.
2
Sjögren sendromu ile ilişkili spesifik lenfoma tipini belirleyiniz.
Hastalık zeminindeki B-hücre hiperaktivitesi sonucu en sık Marjinal zon B hücreli (MALT) lenfoma gelişir.
Mukoza ile ilişkili lenfoid doku (MALT) lenfomaları, Sjögren gibi kronik inflamatuar durumlarda ekstranodal bölgelerde (tükürük bezleri gibi) sıkça ortaya çıkar.

Key Concept

Sjögren sendromunda lenfoma gelişimi ve MALT lenfoma ilişkisi
Question 47Question →

Yaklaşık bir yıldır gözlerde kumlanma hissi ve ağız kuruluğu şikayetleri olan 5252 yaşında kadın hastanın fizik muayenesinde bilateral parotis bezlerinde ağrısız büyüme saptanmıştır. Yapılan ilk laboratuvar tetkiklerinde Anti−RoAnti-Ro (SS−ASS-A) ve Anti−LaAnti-La (SS−BSS-B) antikorları negatif bulunan bu hastada, 20162016 ACR/EULARACR/EULAR kriterlerine göre Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için atılması gereken en uygun bir sonraki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Dudak (minör tükürük bezi) biyopsisi

Answer

Dudak (minör tükürük bezi) biyopsisi
Sjögren sendromu tanısında güncel 20162016 ACR/EULARACR/EULAR kriterleri kullanılmaktadır. Bu sisteme göre Anti−RoAnti-Ro pozitifliği ve dudak biyopsisinde pozitif odak skoru (≥1\geq 1) her biri 33 puan değerindedir. Schirmer testi, oküler boyama skoru ve uyarılmamış tükürük akış hızı ise her biri 11 puan değerindedir. Toplamda 44 puan alan hastalar tanı alır. Hastanın Anti−RoAnti-Ro antikoru negatif olduğu için, biyopsi yapılmadan diğer tüm testler pozitif çıksa bile (1+1+1=31+1+1=3 puan) tanı eşiğine ulaşılamaz. Bu nedenle tanıyı kesinleştirmek için dudak biyopsisi en uygun adımdır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Göz ve ağız kuruluğu (sicca semptomları) ile parotis büyümesi Primer Sjögren sendromunu düşündürür.
Hastanın klinik tablosu Sjögren sendromu için tipiktir.
2
Laboratuvar bulgularının analizi
Anti−RoAnti-Ro ve Anti−LaAnti-La antikorları negatif saptanmıştır.
Sjögren hastalarının bir kısmında antikorlar negatif olabilir (seronegatif Sjögren).
3
20162016 ACR/EULARACR/EULAR kriterlerine göre puanlama planı
Tanı için en az 44 puan toplanmalıdır. Anti−RoAnti-Ro pozitifliği 33 puan, biyopsi (odak skoru ≥1\geq 1) 33 puan değerindedir.
Anti−RoAnti-Ro negatifse, 44 puan barajını aşabilmek için biyopsi sonucuna ihtiyaç duyulur (diğer testlerin toplamı en fazla 33 puan eder).

Key Concept

Sjögren sendromu tanısında seronegatif hastalarda dudak biyopsisinin altın standart ve en yüksek puanlı kriter olması.
Estimated Time:1m 30s
Question 48Question →

3838 yaşında kadın hasta; yaklaşık bir yıldır devam eden ağız kuruluğu, kuru gıdaları yutarken zorlanma ve gözlerde kum kaçmış hissi şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde her iki tarafta submandibüler bezlerde hafif hassasiyet saptanıyor. Yapılan incelemelerde Schirmer testi sağda 33 mm/5 dk, solda 44 mm/5 dk bulunuyor. Laboratuvarda; sedimantasyon 4545 mm/saat, Romatoid Faktör (RF) pozitif, ANA 1:3201:320 (benekli patern) saptanırken; Anti-Ro (SS−ASS-A) ve Anti-La (SS−BSS-B) antikorları negatif bulunuyor. Bu hastada güncel tanı kriterlerine göre Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için en uygun bir sonraki adım hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alt dudak (minör) tükürük bezi biyopsisi yapılması

Answer

Sjögren sendromu tanısını kesinleştirmek için yapılması gereken en uygun adım alt dudak (minör) tükürük bezi biyopsisidir.
Sjögren sendromu tanısı için kullanılan 2016 ACR/EULAR kriterlerine göre; Anti-Ro (SS-A) pozitifliği 3 puan, minör tükürük bezi biyopsisinde odak skoru ≥1\geq 1 olması 3 puan, Schirmer testi pozitifliği 1 puan, oküler boyanma skoru pozitifliği 1 puan ve uyarılmamış tükürük akış hızı düşüklüğü 1 puan olarak değerlendirilir. Tanı için toplam 4 puan gereklidir. Soruda verilen hastada Schirmer testi pozitif olduğu için 1 puanı vardır ancak Anti-Ro negatiftir. Bu durumda hastanın tanı alabilmesi için 3 puana daha ihtiyacı vardır ve bunu sağlayacak en uygun adım, tek başına 3 puan değerinde olan minör tükürük bezi biyopsisidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguların ve mevcut testlerin değerlendirilmesi
Hastada objektif göz kuruluğu (Schirmer (+) = 1 puan) var, ancak serolojik olarak Anti-Ro (-) (0 puan) saptanmıştır.
Tanı için 2016 ACR/EULAR kriterlerine göre toplamda en az 4 puan gerekmektedir.
2
Tanı kriterleri puanlama sisteminin uygulanması
Hastanın şu anki puanı 1'dir. Geriye kalan kriterlerden en yüksek puanı (3 puan) minör tükürük bezi biyopsisindeki odak skoru (focus score) sağlar.
Anti-Ro negatifliği durumunda biyopsi, tanıyı doğrulamak için vazgeçilmez bir altın standarttır.
3
Diğer seçeneklerin puan katkısının analizi
Oküler boyanma skoru veya tükürük akış hızı ölçümü sadece 1'er puan kazandırır; bu da hastayı tanı eşiğine (4 puan) ulaştırmaz.
En hızlı ve kesin doğrulama biyopsi ile mümkündür.

Key Concept

2016 ACR/EULAR Sjögren Sendromu Sınıflandırma Kriterleri Puanlaması

Practice More

Sjögren sendromunda lenfoma riskini artıran laboratuvar bulgularını (düşük C4, kriyoglobulinemi) gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 49Question →

4545 yaşında kadın hasta, 77 yıldır primer Sjögren sendromu tanısıyla takip edilmektedir. Hastanın son bir yıldaki kontrollerinde parotis bezlerinde tek taraflı belirginleşen ağrısız sertlik, bacaklarda tekrarlayan palpabl purpuralar ve artralji şikayetleri geliştiği gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde lökopeni, düşük C4 düzeyleri ve Tip II kriyoglobulinemi saptanıyor. Bu hastada B hücreli lenfoma (özellikle MALT lenfoma) gelişim riskini öngörmede en değerli histopatolojik biyopsi bulgusu aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Minör tükürük bezi biyopsisinde germinal merkez benzeri yapıların varlığı

Answer

Sjögren sendromunda lenfoma riskini öngörmede en değerli histopatolojik bulgu minör tükürük bezi biyopsisinde germinal merkez benzeri yapıların varlığıdır.
Sjögren sendromu tanılı hastalarda parotis şişliği, palpabl purpura, düşük C4 ve kriyoglobulinemi varlığı B hücreli lenfoma (MALT lenfoma) riskini artırır. Bu riskin histopatolojik olarak en değerli belirteci, minör tükürük bezi biyopsisinde saptanan germinal merkez benzeri yapılardır. Bu yapılar ektopik lenfoid doku içinde B hücre aktivasyonunun bir göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları analiz et
Persistan parotis şişliği, purpura, lökopeni ve düşük C4 değerleri saptandı.
Bu bulgular Sjögren sendromunda B hücreli lenfoma gelişimi için yüksek riskli fenotipi tanımlar.
2
Histopatolojik öngördürücüleri değerlendir
Minör tükürük bezi biyopsisinde germinal merkez benzeri yapılar (germinal center-like structures) tanımlandı.
Bu yapılar, lenfositik agregatların içinde B hücreli proliferasyonun maligniteye dönüşme potansiyelini gösteren en önemli prediktördür.

Key Concept

Sjögren Sendromunda Lenfoma Risk Faktörleri
Question 50Question →

Kırk iki yaşında kadın hasta; el parmaklarında şişlik, soğukta ellerinin beyazlaşması ve merdiven çıkarken zorlanma şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde el parmaklarında 'puffy hand' (yumuşak ödem) görünümü, sklerodaktili ve proksimal kaslarda hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde ANA 1/32001/3200 granüler paten ve Anti-U1 RNP antikor pozitifliği (1/64001/6400) saptanan hastada, Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tanısı konuluyor. Bu hasta grubunda izlem sırasında gelişebilen ve en sık mortalite nedeni olarak kabul edilen klinik komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pulmoner arteriyel hipertansiyon

Answer

MCTD hastalarında en sık ölüm nedeni pulmoner arteriyel hipertansiyondur.
Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD), Anti-U1 RNP antikorunun yüksek titrajda pozitifliği ile karakterize bir hastalıktır. Bu hastalarda Raynaud fenomeni ve 'puffy hand' (el sırtında yumuşak ödem) en erken ve sık görülen bulgulardır. Hastalığın prognozunu belirleyen en önemli faktör pulmoner tutulumdur. Pulmoner arteriyel hipertansiyon (PAH), bu hasta grubundaki en sık mortalite nedenidir ve sıklıkla sinsi seyrederek sağ kalp yetmezliğine yol açar.

Step-by-Step Solution

1
Klinik tabloyu analiz etme
Raynaud fenomeni, puffy hand, miyozit ve yüksek titrajlı Anti-U1 RNP varlığı tipik Karma Bağ Dokusu Hastalığı (MCTD) tablosudur.
MCTD; SLE, Sistemik Skleroz ve Polimiyozit bulgularının bir arada görüldüğü bir overlap sendromudur.
2
Mortalite nedenlerini değerlendirme
Hastalığın seyrindeki en kritik ve ölümcül komplikasyonun belirlenmesi.
MCTD'de pulmoner tutulum sıktır ve pulmoner hipertansiyon interstisyel akciğer hastalığından bağımsız olarak da gelişebilir.

Key Concept

Karma Bağ Dokusu Hastalığı'nda (MCTD) en sık ölüm nedeni pulmoner arteriyel hipertansiyondur.
PreviousPage 3 / 3
Sjögren Sendromu ve Karma Bağ Dokusu Hastalığı Practice Questions — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 3 | Examkin