Question

Difficulty: MediumMÖ 6. Yüzyıl - MS 2. Yüzyıl Felsefesi: Sofistler, Sokrates, Platon ve Aristoteles

Aristoteles'e göre bir heykelin varlığa gelmesi için hem tuncun (madde) hem de heykele verilen şeklin (form) bir arada bulunması gerekir. Tunç, heykel olma potansiyeline sahiptir; sanatçı ona formu kazandırdığında bu potansiyel aktüel hale gelir. Ona göre formlar, Platon'un savunduğu gibi nesneler dünyasından ayrı, aşkın bir İdealar evreninde değil; duyulur dünyadaki nesnelerin bizzat içinde, onlara özünü veren bir ilke olarak yer alır.

Aristoteles'in bu parçada dile getirdiği madde-form ilişkisine yönelik görüşleri, onun Platon'un varlık anlayışından hangi temel açıdan ayrıldığını gösterir?

  1. A
    Gerçekliğin zihinden bağımsız dış dünyada var olduğunu, doğruluğun ise bu gerçekliğe dair zihinsel yargıların tutarlılığı olduğunu savunmasıyla
  2. B
    Varlığı olgusal ve deneylenebilir sınırlarla ele alıp, metafiziksel açıklamaların felsefenin değil bilimin konusu olduğunu iddia etmesiyle
  3. Formun (özün) duyulur dünyadaki nesnelerden bağımsız ve aşkın bir alanda değil, nesnelerin bizzat yapısında içkin olarak bulunduğunu savunmasıylaAnswer
  4. D
    Evrenin ilk nedeni olan 'arkhe' arayışını nihai bir bilgelik durumu olarak tan��mlayıp sorgulamayı sonlandırmasıyla
  5. E
    Öncüllerden hareket ederek tekil nesnelerin bilgisine ulaşırken tümevarımsal bir argümantasyon yöntemi kullanmasıyla

Answer

Formun (özün) duyulur dünyadaki nesnelerden bağımsız ve aşkın bir alanda değil, nesnelerin bizzat yapısında içkin olarak bulunduğunu savunmasıyla
Aristoteles, Platon'un idealar kuramındaki 'aşkın form' anlayışını eleştirerek formların duyusal nesnelerin bizzat yapısında, onlara içkin (potansiyeli aktüelleştiren ilke) olarak bulunduğunu savunur. Bu bakış açısıyla nesnelerin özü, duyulur dünyadaki somut varlıklardan ayrılamaz.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel argümanı tespit etmek.
Aristoteles'in heykel örneğiyle madde (tunç) ve form (şekil) birlikteliğini vurguladığı ve formun Platon'un iddia ettiği gibi ayrı bir dünyada (aşkın) değil, nesnelerin içinde (içkin) olduğunu savunduğu görülür.
Aristoteles'in varlık anlayışının temelini ve Platon'dan koptuğu noktayı belirlemek için ilk adım parçanın özünü kavramaktır.
2
Platon'un varlık anlayışıyla karşılaştırmak.
Platon varlığı 'idealar dünyası' ve 'duyulur dünya' olarak ikiye ayırır ve asıl gerçekliği nesnelerden bağımsız aşkın idealarda görür. Aristoteles ise formu nesneye içkin kılarak bu dualizmi reddeder.
Soru kökündeki 'Platon'un varlık anlayışından hangi temel açıdan ayrıldığını gösterir' ifadesine cevap üretebilmek için bu karşılaştırma zorunludur.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı bulmak.
Formun nesnelerin yapısında içkin olduğunu belirten seçeneğin Aristoteles'in Platon'a getirdiği temel eleştiriyi tam olarak karşıladığı ve doğru yanıt olduğu anlaşılır.
Diğer seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları eleyip Aristoteles'in hylomorphism (madde-form) kuramının özünü temsil eden seçeneğe ulaşmak için son adımdır.

Key Concept

Aristoteles'in Madde-Form (Hylomorphism) Kuramı ve Platon'un İdealar Kuramı ile Karşılaştırılması
Estimated Time:2m 0s
Rate this question