Eğer bilginin tek kaynağı deneyim olsaydı, her yeni deneyimin kendisinden önceki deneyimlerden bağımsız olarak doğrulanması ya da yanlışlanması gerekirdi. Oysa insan zihni, henüz karşılaşmadığı olgular hakkında da genelgeçer yasalar öne sürebilmekte ve doğanın düzenliliğine yönelik zorunlu kabuller yapabilmektedir. Bu durum, basit bir alışkanlıktan veya zihnin geçmiş algıları birbiriyle ilişkilendirme eğiliminden ibaret olsaydı, elde ettiğimiz bilimsel veya felsefi bilgi hiçbir zaman mantıksal bir zorunluluk taşıyamazdı. Dolayısıyla, deneyimin bize sunduğu tikel verileri aşan, onları düzenleyip anlamlı kılan ve onlara tümellik ile zorunluluk kazandıran apriori (deney öncesi) bir zihinsel ilkenin veya aklın varlığı kaçınılmazdır.
Bu parçada öne sürülen argümanlar dikkate alındığında, yazarın aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini eleştirmeyi ve hangisini temellendirmeyi amaçladığı söylenebilir?
- ADescartes'ın rasyonalizmini eleştirmeyi, Locke'un empirizmini temellendirmeyi
- BKant'ın kritisizmini eleştirmeyi, Hume'un skeptisizmini temellendirmeyi
- Locke'un empirizmini eleştirmeyi, Descartes'ın rasyonalizmini temellendirmeyiAnswer
- DHume'un skeptisizmini eleştirmeyi, Comte'un pozitivizmini temellendirmeyi
- EComte'un pozitivizmini eleştirmeyi, Kant'ın kritisizmini temellendirmeyi